Nis 30

Hobaaaaaa…..günaydın blog alemi…şöyle bahara yakışır bir dönüş ve aynı zamanda giriş yapayım dedim…gerçi bu daha çok radyo dj lerinin dinleyecilerini karşılaması  gibi oldu ama bendeki bu full enerji yüklenmesinden sonra gayet normal…bahar gelmiş, heryeri mis gibi çiçek börtü böcek sarmışken (börtü böcekler de nasıl mis oluyorsa.. ) ) )ve de şöyle bir hazır memleket havası alıp gelmişken; şen ola gönül şen ola havası yayayım dedim bloga….gördüğünüz üzere gayet güzel geçti bu kısa tatil…karadenizin o müthiş güzel yeşiline doydumda geldim….sonra dünyaya henüz gözlerini açalı bir ay olmuş minicik bir bebeği, yeğenimi sevip koklayıp şöyleeee bir kendime geldim….ben buralardayım…reklamları kısa kestim….artık çenemde açılır, susmam…bazen hüzün bazen neşe içinde oynatırız kalemimizi…hobaaaların yüreğimize küsmeden arada bir tutam hüznü de araya sıkıştırıp bol güneşli ve yağmurlu günlerde birlikte olmak dileğiyle diyor ve artık bu bir türlü noktası gelmeyen cümleyi kesiyorum… ) )…yazının devamı size ait..yazın bakem yorumlarınızı…döktürün, sallayın, salın cümlelerinizi…

admin tarafından yazılmıştır

Nis 23

sustum!… ) )

      kısa bir süreliğine…….

kendi aranızda konuşabilirsiniz……

       kısa bir reklam arası verip döncem ) )

benden ayrılmayın!!!………………………………… ) )

admin tarafından yazılmıştır

Nis 20

        23 Nisan 1920′de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla bağımsız yeni Türk Devleti’nin kurulması yönünde büyük bir adım atıldı.23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyadaki çeşitli ülke çocuklarının katılımıyla kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır.Çocuklar bizim geleceğimiz…

       Ve anneler….Çocuklarıyla gurur duymaya daha onlar bebekken  başlayan anneler…onlarla ağlayıp onlarla gülen…ilk hecelerinde, ilk adımlarında onları bağırlarına basıp içi içine sığmayan anneler…

       Büyük kızım Sude henüz Anaokulu öğrencisi ve bugün 23 Nisan kutlamaları ve gösterileri vardı okulda…Bu onun ilk deneyimi ve ilk okul başarısıydı…Benim için anlamını ve önemini asla bilemezsiniz…Onu seyrederken büyük bir gurur ve mutluluk yaşadım…Gerçek mutluluğun bu olduğunu anladım…Gözlerim doldu..Biliyorum ki, orada ki bir çok anneyle aynı duyguları yaşadık…Zaman nasıl geçti, gösteriler ne zaman başlayıp bitti hiç anlamadım bile…Ve finalde kocaman bir öpücük ve sevgi dolu bir kucaklama tüm annelerin çocuklarına armağanı oldu…

      

admin tarafından yazılmıştır

Nis 17

Hani elin gitmez birşeye
Öylece bakarsın boşluğa
boşluk sana
Kaybolursun…
Kayboldum
Artık kimse bulamaz beni
Yakama yapışıp senden alacaklıyım diyemez
Sen de nasılsın diyemez
Ağlıyormusun
Ya da
Gülüyormusun…
Vermeye yürekten ne bir gül
ne bir gülümseme
Kapı orada!
Benden önce çıkıp gidenler açık unutmuş
Kayboldum
Kapıyı çoktan suratıma kapattım…
Boşluk bana ben boşluğa
Nihayet kavuştuk sonunda…!

admin tarafından yazılmıştır

Nis 16

Fotoğraflara baktım bugün…eski fotoğraflarıma…çocukluk yılları…..okul yılları(en deli ve en güzel yıllarım)…derken düğün resimlerim(bembeyaz gelinliğim ve ben )…ve sonra ilk bebeğim, ilk anneliği tadışıma şahit fotoğraflar….sonrasında geçen yıl ki fotoğraflarım…hayatımı şöyle bir geçirdim gözümün önünden…hani derler ya; bir film şeridi gibi…nedense bir iç çektim…neden bu kadar hızlı akıyor zaman…aslında hiçbirşeyi tadında yaşatmadan elinden sıyırıp alıyor…bundandır belki de biz insanoğlunun doyumsuz oluşu…
       Sırası geçen her bi fotoğraftan sesler yükseliyordu sanki…kiminden kahkaha, kiminden gözyaşı, kiminden fısıltılar ya da neşeli sohbetler…ama hepsi o karelerin içinde kaldı…ve biz üstüne belki binlerce adım attık…ayak izleri havada asılı kaldı….son bir yılın fotoğraflarında ben kendimi göremedim…hayır vardım ama sanki yoktum…muzip hallerim bilmem kaçıncı fotoğrafta, hırslı ve mücadeleci ruhum okul karelerinde, içten gülmeler ve kahkahalar da albümün orta sayfalarındaydı belki de….sonra söz verdim kendime; bundan sonra her bir fotoğraf karesinde kendimi bulacağım…ve gülümsemelerim albümü her açışımda bana zamanı değil kendimi hatırlatacak.
      

admin tarafından yazılmıştır

Nis 05

acıyı aç bırak!
kahrından erisin bitsin
sevgiyi sofrana katık et
yüreğini beslesin
buzdan duvarların gurursa sendeki adı
pencerini aç
güneş eritsin
başın dik ama mağrur
burnun aşağıda olsun!
kahkahalar yüreğini mesken tutsun
gözyaşları senden bihaber
acıyı
gururu
öfkeyi besleyenleri bulsun!
kıyımsıza çıksa da adın
sevmeyi beceremeyenlere
en güzel cevap
yine
‘’seni seviyorum”
olsun!
sev…inadına!
önce kendini
sonra merhamet taşıyan bütün yürekleri…

admin tarafından yazılmıştır