May 24

GÖZLERİME BAKMA
ONLAR MANASIZ DİPSİZ SULARDA SÖNDÜLER
UĞRUNA YIKTIĞIM DUVARLARIM ŞİMDİ SABIKALI
BENDEN HESAP SORUYORLAR
KAN REVAN RUHUM BANA DÜŞMAN!!!
EN UMULMAZ EZİYETLERİYLE YÜREĞİMDE SAPLI…
ÇARESİZ
RUHUM VE GÖZLERİM
SENDEN HESAP SORUYORLAR…!
admin tarafından yazılmıştır
May 22

admin tarafından yazılmıştır
May 18
Gözlerime
YAĞMURLAR
Düştü
bulutlar başıma üşüştü
anlamadığım
BENİ
hangi yüzsüz
Yalnızlık
SARMALADI

admin tarafından yazılmıştır
May 14

Sen gitmiştin
Ben sana geldiğimde…
Ben sana geldiğimde
Sen sevmelere çoktan elvedalar yüklemiştin
Ve sevmek seni bundan bu kadar ağır geldi
Ben yüklenirim
Ben göğsümü dayarım……..dedim….
Ama
Sen gitmiştin…
Güzel gözlerin takılı kaldı sol omzuna
Ve ellerin
‘’git’’ der gibi bana uzanmakta.
Ahh be yüreği ürkek sevdam
Ben sana geldiğimde
Bohçamda bir ömür saklıydı senin için
Bir de yüzüstü bırakıp gitmeyecek kadar vefakar bir yürek
Seni incitenlerin incitemeyeceği kadar
Sevda yüklü geldim sana
Ben sana geldiğimde
Elimde dikensiz kırmızı bir gülle
‘’ki bilirim seversin kırmızı gülleri’’
……………………….
Neyse…..
Ürkek sevdam
Ben sana geldiğimde
Sen elvedalara asılı kalmış
Gözlerin çoktan düşmüştü sol omzuna!
Oysa
Sen gidenin
Ben ise senin ardından
Öylece asılı kaldık
Boğazına ip geçirilmiş sevdamın buz gibi yüreğine
Güneş olmaya geldim
Ben sana geldim………….
admin tarafından yazılmıştır
May 10
diyor ve o her zamanki klasik bir iki cümleden sonra dikkati başka bir yöne çekmeyi düşünüyorum…annelik kutsaldır, anneler özeldir…onlar her zaman sevgi dolu ve karşılıksız sevendir…annelerimiz bizim herşeyimizdir…onlar birer çiçektir…evet bütün bunların hepsi doğru…tüm annelerin de anneler kutlu olsun…ya heryerde benzer duygular benzer cümlelerle benzer başlıklar altında zaten her yıl yazılıp, çizilip ,söylenip kutlanmıyormu?…tabii bu sadece anneler günü için geçerli değil….bilumum bi dolu özel günlerimiz de aynı kadim sıradanlığa maruz kalıyorlar diye düşünüyorum….peki ne yapmak gerekir…? valla milyonlarca beyin var bunu düşünecek ve alışılagelmişin dışında birşeyler bulacak….ben de bunlardan biriyim sadece…özel kutlamalar, çiçekler, hediyeler, yazılar ve şiirler dışında da farklı birşeyler yapılabilir pekala….yılın bir gününe sığdırılmayıp; ya da özel dernek ve vakıflar kurulup; yılın belli zamanlarında mağdur durumda olan annelerin, anne olmak isteyip de olamayanların ve maddi gücü yetersiz kalanlara yapılacak tedavi masrafı gibi ya da ne bileyim onlara anne olduklarını her daim hatırlatacak, ve bir anne olarak topluma neler katabileceklerini göstermelerine fırsat tanıyacak, etkinliklerde teşvik edici olarak rol almalarını sağlayacak, destekleyici kurum ve bireylerin bulunması gerektiği düşüncesindeyim…bizler kopya yaşamaya o kadar alışmışız ki; her yıl aynı kopyayı önümüze sunmayı ”görev tamamlandı, yerine geldi” olarak algılıyoruz…ve sorumluluğunu yerine getirmiş bireyler olarak bir ”ohhh…!” çekip rahatlıyoruz…yok efendim; biraz kabuk değiştirelim derim ben…artık her konuda farklı bakış açıları yakalamayı başarabilelim ki ileriki nesillere farklı ve sıradan olmayan alışkanlıklar kazandırmayı öğretebilelim…
Siz Ne Dersiniz…?…Yanlışmıyım…
)
AnneLeR!…HeR GüNüNüz ŞeN OLa…
)
admin tarafından yazılmıştır
May 02
Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranmayı sever.. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.. Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz. Bir kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri acımak duygusudur. Bir kadın yalnızdır aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz. Bir kadın bilgindir aslında. Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez.Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır. Bir kadın hayattır aslında. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz…
…ALıNTı…
admin tarafından yazılmıştır
Son Yorumlar