

inadına sev
ölümüne sev
ister kalan bir yüreği
ister giden bir yüreği sev
hesapsız olsun sevmelerin
korkusuz
gözün kara !
yüreğin karadenizin dalgaları gibi hırçın olmalı
ayak ucuna dizilen taşları tekmeleyecek
kulağına sokulan lafları duymayacak
yüreğini bir kitap gibi okuyamayacakları kadar sev
sevdalın
sevdana tutunmaya korkacak kadar
seni içmeye
seni çözmeye
ve sana bakmaya kıyamayacak kadar sev
yazılmasada tarihe sevdan
leyla ve mecnun kalmış olsa da yalnızca hatırlarda
bırak !
yüreğinin sayfalarına el sürmeye korkacakları kadar büyük olsun
ama senin olsun
yüzyılın aşkını kendine yaşatmayı layık görecek kadar SEV…
emeL

Afrika Afrika Afrika duy sesimizi…! istemiyoruz havanı falan
)…sıcak…çok sıcak
( …ve daha da sıcak olacak…nefes alamıyoruuummm yaaa…..hatta olan nefesimi tutup depo niyetine tutuyorum bi müddet ciğerlerimde…şöyle yağmur yağsa…şakır şakır….deli gibi…..atsam kendimi sokağa…ıslansam ıslansam…kimbilir bi daha ne zaman yağar yağmur
(….sonra Pink cırlasa Who Knew!!!!!! dieeee….ben dans etsem….enerji bol ama güneş bir mıknatıs gibi çekiyor ne varsa benden….buraya yazı , şiir bile yazasım gelmiyor….bu sıcakta ilham bile uğramıyor insana….o da haklı..nerde yağmur, nerde romantik hava var alıyor başını gidiyor….denize gitmeliyim…hatta denizden hiç çıkmamalıyım…hatta çadır falan kursam deniz kenarına….ya da serin bi yerleremi göç etsem….yaylalaramı çıksak nitseek….üfff sıcak bastı ben kaçıyooommm
(
Bakma dünyanın garip haline
Ölüm var nasılolsa ucunda
Tatsız tuzsuz geçiyorsa
Ömrümüz ilkbaharında
Yaşanacak sebep ara
Sana kalan zamanda…!
(02.01.2003)
daha kaç gömlek değiştireceksin….!!!!
siyah…beyaz…mor…kırmızı ya da YEŞİL!
ruh-i halimiz saatin akrebinden terfi yelkovan tepelerinde…bu kadar değişken, bu kadar kararsız, bu kadar gözü doymaz doyumsuz….
bu kadar bukelamun kaynıyorken ortalık; tükenmekte nesl-i İNSAN…!
esaretin birer zincirli halkasıyız, etraf köle pazarına dönmüş….SATILIK DuYgULaR dünyasına hoşgeldin bebek….bu ilk ağlayışın, sonrasında olmayacak yanaklarında nasılolsa ne yaş ne keder….gömlek darmı geldi…? yenisi bol, her yer karakter kaynıyor…
güven ve umut harman olup kalmış yüreğin arka penceresinde…üstüne ne tahtlar kurulmuş; kral bile vezirin emrine amade…! kim kral kim vezir?…biliyordur ancak devlet-i sır(♣)….aklı karıştırıyorlar, gözlerimize her camdan!! bakıp derin uykulara salıyorlar beyinlerimizi…kimileri buna hipnoz diyorLAR….
duygular Antartika! yollarında..UYAN İNSANOĞLU…!!!..kİbİR i bize eşantiyon diye verdiler…ortalık bedavadan türlü gömlek kaynıyor..almayanı döveriz diyorLAR…
eee İnSanOğLu bu…!!! bedava malın üstüne balıklama atlıyorLAR : ))
(ben de bu yazıyı bedavaya satıyorum…anlayana sivrisinek saz….anlamayana davul zurna az….!? )
Gece bu…nereye alıp nereye koyacağı belli olmaz duyguları…insanı deli eden bir sessizliği vardır…soğuktur…! vefasızdır…! bazen küstah…!!! altüst eder, savurur duvardan duvara adamı…nerde saklı kalmış, köşeden bucadan toplar çıkarır kendi yüzüne, sonra bırakır yüreğine o en hain saklı duyguları….akıtmadıkça yaşları gözünden, sabaha yol açmaz,iki yastık bir yorgana sokmaz, uyutmaz susturmaz çığlıklarını…
bazen de dengesiz…! açar kollarını ve sığınacak en karanlık tek ışık olur yüreğine…yalnızlığının hiç konuşmadan en çok şeyi anlatan sessiz dostu…üzerine ince bir iz gibi düşer, gözkapaklarına dokunur iki yastık bir yorgan yanına uzanır…anne sesinde ninnisi dokunur yüreğine , mimiklerin düşer yanaklarına….gece koynundan , bırakır sabahın kollarına emanetini …
ahhhh gece……..
seni dengesiz
seni kendini bilmez
yine de kendinden bezdirmez sabahın karanlık yüzü…!
Şeytana pabucunu ters giydiren çok olmuş…ayağı tökezlemiş, düşmüş ama her defasında insanoğlu bu ya; kah enayilikten kah saflıktan ya da doğa yasası gereği ya da yasa ihlal etme isteği tavana vurmuş bilumum insancıklarımız el uzatıp kaldırmış yerden…ha babam bir düşüp bir doğrulan şeytan her daim orda burda şurda…muhtemelen bir çok kırık çıkığı olduğu var sayılsa da banamısın demeden görevini en iyi şekilde icra ettiği kesin…armut piş ağzıma düş hazırseverlerin, egom hiçbir şekilde tatmin olmuyor diyenlerin, ben bu nefsi kral ilan ediyorum, kendime yeni bir kan, yeni bir suç lazım diyenlerin ya da kuyu kazmaya fazla meyilli, hortum kullanmaya fazla meraklı insancıklarımızın baş danışmanı, el hazırda bulunan kamçılı dostu kötü görünüşlü sakat yaratığa : )) adam gibi pabucunu harbi ters giydirecek gönüllü kahramanlar aranıyor şimdilerde…nerde bu devlet…! nerde bu millet…! pardon
) nereye gidiyos biz böyle demekten alıkoymak için kendimizi ve dedirtmemek için gelecek nesillere, şöyle havadan karadan, sağdan soldan girişmeye ne dersiniz…? : ))
Şöyle şıkır şıkır, fıkır fıkır, hatta tıkır tıkır bir güne başlamışken ben deniz ”haydee bakalım neşen daim olsun emel, yaz bişeylerde şu günlük de nasibini alsın” dedim…hatta demekle kalmayıp soluğu çoktan aldım, bıraktım kendimi şaziyenin ellerine…hımmm…şaziye kim dimee?…benim pc : )) ….format yemekten kendileri pek şaşkın olduğundan kafamı kızdırdıkça ”şaziyeeeeeeeee bittin seeennnnnnn!!! ” desemde ne o bensiz ne ben onsuz yapamıyoruz….kendileri henüz yeni bakımdan çıkmış olmalarına rağmen, hiç bitmiyor derdi….bazen acayiiipp sesler çıkarmaya başlıyor….”anladı ben, yine fazla yüklendim ben sana…çekil git başımdan diyorsun, öyle olsun ben kaçar’ diyerekten günün ancak kalan bir kaç saatinde bensiz bırakıyorum onu….ama onu temizlemeye bayılıyorum…şöyle yüzüne Mr.Muscle amcamı fışkırttığım zaman ”ohhh beeeaaa! banyo günüm” dediğini duyar gibi oluyorum….her ne kadar bol limon koksada ”acep eccik parfüm neyim de sıksam mı?” diyom….neticede adından da anlaşılacğı üzre kendileri bir hanfendi…limon kokması pek hoş olmuyor…hihi bu gidişle ben ona toka falanda takarım…vardır öyle çok sevdikleri eşyalara isimler takan…sadece ben değilim yani…gülmeyiiiinnn: (( ….çamaşır, bulaşık vs…evin demirbaş yardımcı tam otomatik makinalarına isimler takanları çok gördüm ben…ben pc me takmışım çok mu yaneee….bu kadar haşır neşir, dip dibe hatta sarmaş dolaş olmuşken eee insan bayağ bi benimsiyor…şöyle şıkır şıkır, fıkır fıkır derken konu nasıl şaziye ye geldi anlamamışken ben, sevgili nazlı ya da ben bol Gülçin’li günler diliyorum…zira nazlı da Gülçin’in pc si : )) ve kendisi mecburiyetten bi kaç günlüğüne de olsa sevgili nazlı sından ayrı kalmak zorunda kaldı…Neyse ki bugün kavuşuyorlar…görüldüğü üzre fazla neşe ben de yan etki yapıyor….sanal alemin gülü, yine de kendisini sanal olarak kabul ettiğim (kızma şaziyeee öylesin neticede) şaziye me uzun ömürler diliyorum; zira daha çok işimiz var onunla…
Bekleyin görün bakalım daha neler olacak….nihayetin de ben de farkındayım sitenin içeriği bayağ bi amerikan salatasına döndü…yoksa kumpirmi demeliydim..onda daha çok çeşit var çünkü…kumpir mi? amerikan salatası mı?….yok hünkar beğendi…aman kim beğendi kim beğenmedi möhiiim değil….ben beğendi…EMEL BEĞENDİ : ))![]()


Son Yorumlar