Tem 30

kaybetmemek uğruna yapılan onca fedekarlıklar; harcanan sevgi, yitirilen zaman…aslında tutmayacaksın elinde sımsıkı hiçbirşeyi…

aldığın kadarını vereceksin..senden gitmeyecek hiçbirşey…yitirilen zaman geliyormu geri? bozuk paraya dönüşüyor sonra sevgilerin…

her elinden düşürdüğünde biraz daha kaybediyorsun ve bakıyorsun ki üstüne gidemediğin korkuların bir kapı gibi dikilmiş karşında,

çık bakalım o kapıdan çıkabiliyormusun artık dışarı…!!!tutma kimsenin yüreğini ellerinde sımsıkı, bir elin hep boş kalacak çünkü….

korkudan boş kalan ellere kimse vermez, dikeni de olsa bir taze gül…yüreğin de adın bile kalmaz;

ellerin bilinir kıymeti, senin hatrın bile sayılmaz…

kırılmışsındır

incinmişsindir

yüreğin söyler ama

üstüne kapatılan kapıdan sesin ulaşmaz

haykırdığınla kalırsın içine

içine gömülürsün nafile

POLYANNA yı oynarsın sonra herkese…

                                                            emeL

admin tarafından yazılmıştır

Tem 27

bazen düşer enerjim; şöyle yerlerde falan sürünür…sonra nolur bilmem birden atağa geçer..ben de bi hiyyyyyaaaaaa halleri ) )…savulun ben geliyoom bomba yüklüyüm patlarım, patlatırım olmadı sizi yakarım…der ve köşeme kurulurum…ahh bide bi dokunan olsa ya…dokunamazlar çünkü saniyeler peşimde ben önde o anda ruhum benden gayrı her yerde…zaman kıskanır ama en güzel intikam alınmış olur…kötüyüm ben kötü ) ) ve ben bu bol enerjili hallerimi seviyorum…

sonunda insan kendine dönermiş ya, ben de hazır dönmüşken biraz şu tozlu rafların tozunu alayım, yüzüme gözüyaşlı bakan şu melankoliyi bi yerinden edeyim….havalar da sıcak ama yüreği serin tutmak lazım…kaçan zamanı boğazından yakalayıp ; yeterrrr bee! otur oturduğun yerde,  sıra bende gün benim günüm, hayat benim başım döndü ben balıklama dalıyorum hayatın içine; yakala bakalım yakalayabilirsen ) ) …bu arada fazla temizlik hastalık yapar dozu aşmamak lazım, arada yine serperiz sayfalara tuz ile biberi…salsa sosuda döker, gözü yaşarmayanların ağzını yakar, payını ihtiyaç sahiplerine dağıtırız ) ) …olmadı göz yaşartıcı bomba atar zorla ağlatırız ) )

girdabın içine soktum lafları…biraz başından salladım saldım, biraz da kolundan tutup ansızın içine attım…çıkarın bakalım ne mana çıkacak..atın oltayı, ne çıkarsa kısmetinize..sakın ola girdabın içine düşüp boğulmayın…ben kimsenin ardından ağıt yakacak durumda değilim; balıklama daldım karşı kıyıda buluşuruz ) )

olmadı el sallarız ) )

                                                                                                                    emeL

admin tarafından yazılmıştır

Tem 20

insan ne yazabilir ki; ne kadar anlamlı cümleler kurabilir…harfler birbirine karışmışsa ve hiç biri yanyana gelmeyi beceremiyorsa içinde sevgi olan bir cümle çıkamaz sahneye…

                      s   e   v   g  i

 kendi           içinde           boğulmuştur             artık…

                        İ S T İ F A!!!

                                                                                emeL

admin tarafından yazılmıştır

Tem 17

İYİ Kİ DOĞDUN PRENSESİM….

              DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN….

admin tarafından yazılmıştır

Tem 15

Seçim propagandaları, seçim konuşmaları, seçim gezileri, seçim seçim seçim…22 Temmuz’da sandıklar zaten halki yani bizleri bekliyor…birilerinin bi yerlerini yırtması gerekmiyor…icraat seçim arifesinde değil, koltuk seni kabul ettiği zaman başlamış olur zaten…ki, aslında koltuğa sahip olduğun an o koltuğa oturmaya hiç vakit bulamaman ve hatta koltukla aranda hiçbir duygusal bağ olmaması gerekir…asıl bağ halkın gözüne girmekle de değil, halkın başını dik tutmak bayrağa sahip çıkmakla olur…başımıza çuval geçirmeye benzemez bu iş!!!….bankaları çarşı pazar dolaştırıp ” geeelll geeellll, malın iyisine, vatandaşın saflığına geeeelll”….demeye hiç gelmez…gelmemeli de artık… Türk halkının iyi niyet göstergesini saflıkla karıştırıp seçim meydanlarında boyalı laflarınızı mikrofonun bir ucundan halkın kulağına sokmaya çalışmayın, zira kulağımız tıkalı ) )…duyuyormuş gibi yapıp gaza gelip biz o meydanlarda eğleniyoruz yalnızca…yoksa sandıkta bizim oy da bizim…bu vatan ve bu bayrak demokrasiyi yüreğinde taşıyan, Atatürk’ün çocuklarının elinde zaten…şimdi maddi kayıp ve kaygılarınızı bir kenara bırakın; civciv çıkacak kuş çıkacak, acaba sandıktan ne çıkacak diye siz merak ede durun halk 23 Temmuz sabahı size en doğru ve en güzel cevabı verecektir zaten…kuşkunuz olmasın  ) )

                                                                                                                               emeL

admin tarafından yazılmıştır

Tem 13

Geçenlerde sevgili mcathena sobelemişti beni…severek takip ettiğin 10 blogcu diye…hazırlamıştım yazımı hatta taslak olarak kaydetmiştim…ama bazı sebeplerden dolayı ertelemek durumunda kalmıştım…sonrada üstünden epey bi vakit geçince yayınlamadım…öncelikle mcathena dan özür dileyerek arkadaşım denizyıldızım ın beni sobelemesinden bu kez kaçamayacağım herhalde ) )

hadi başlayalım o halde;

*İsmin

Emel

*Takma İsmin

Emoş ) )

*Doğum yerin ve memleketin?

Almanya-Zonguldak

*Oturduğun yer?

Bursa

*Meslek?

Muhasebe okudum ama şu an ev hanımıyım…bir de en güzel meslek anneliği icra ediyorum efenim ) )

*Sevdiğin Sayı?

9 (neden bilmem 9 rakamıyla aramızda güzel bir bağ var ) ) )

*Nasıl bir kişiliğin var?

hımmm…valla her telden var bende…kararsız, duygusal, neşeli, deli, bazen suskun bazen geveze(ki aslında bu çok nadir olur ) ) ) duygusallığımı kapı dışarı attığım zamanlarda aslında deli doluyumdur….en çok da bu halimi seviyorum…

*Hobilerin?

En çok blogumla uğraşmayı ve şiir yazmayı seviyorum…bi aralar takı yapmaya merak salmıştım…canım isterse uğraşıyorum yine…bunun dışında kişisel gelişim kitaplarını okumayı çok seviyorum bir de yemek yapmaya bayılıyorum..değişik tadlar ortaya çıkarmak, insanın yaratıcılığını ortaya çıkarması çok zevkli oluyor ) )

*Canın sıkkın olduğunda ne yaparsın?

Yazı veya şiir yazarım…ya da sadece uzanıp müzik dinlerim…

*Müzik tarzın?

Ruh halime göre değişkenlik gösterir bu durum..her tür müziği dinlerim ben…

*En sevdiğin yemek?

Fırında güveç…bütün et yemeklerini severim ben ) )

*Sevdiğin tatlı çeşidi?

Dondurma ve Künefe

*Sevdiğin içecek?

Portakal suyu ve nescafe

*Sevdiğin meyva?

Kiraz ve portakal

*Sevdiğin sebze?

Enginar

*Sevdiğin renk?

Kırmızı ve siyah

*Alışverişi severmisin?

severim

*Severek giydiğin giysi?

rengi kırmızı olan bütün kıyafetlerimi giymeyi seviyorum ) )

*En sevdiğin hayvan?

penguen…çok şekerler yaw ) )

*Sigara içiyormusun?

evet

*Hiç ölmek istermisin?

tuhaf bi soru..kim hazırladı bu soruları yaw?…insan bazen ister tabii ama yaşamak herşeye rağmen çok güzel…nasılsa ölmücezmi!

*Herşeyi acelemi yaparsın?

hem de nasıl…çok tezcanlıyımdır…avantajları ve dezavantajları da var tabii…ama tezcanlılığım yüzünden müthiş pratik biriyim mesela…diğer lakabımda 6.5 aylık  aile arasında ) )

*TV de hangi maçları izlersin?

sevmem..izlemem…

*En son okuduğun kitap?

Rhonda Byrne-The Secret (sır)

*En sevdiğin ay?

kışı sevmem..bahar ve yaz ayları

*Haftada en sevdiğin gün?

Cuma…okuldan alışkanlık kalmış naparsın ) )

*En çok kalbini kıran şey nedir?

yalan

*Cincik boncuk severmisin?

aşırı değil, dozunda…öyle fazla takıp takıştırmayı sevmem

*Eğlenceli yerlere gitmeyi severmisin?

Sakinliği sessizliği sevdiğim kadar eğlenmeyide çok severim…

*En sevdiğin çiçek?

Kırmızı gül

 hımmm….ben de kimi sobelesem acaba?….şaşırtan blogcumuz var… neeaaa! …sobeledim seni arkadaşım….hadi kolay gelsin

admin tarafından yazılmıştır

Tem 12

Ben gözlerine bakmaya bile kıyamazken

ve ellerini tutmaya….

seni gözümden bile sakınıp

en güzel şarkıların en manalı cümlelerinden bile kıskanırken

değdi yüreğine bir acı söz!

bir balçık gibi sıvadım kendi ellerimle…

gözyaşlarım yıkar mı sıyırıp alır mı ?

kıyamadığım

adın can olmuş bende

varsın ellerin uzanmasın bana

yoluma dökülmesin güllerin

yüreğin kilit dilin kilit

hep bulutlar arasından izlesin gözlerin beni

”can” ım sağ-ol-sun derim

ben yine de kıyamam sana…!

                                         emeL

admin tarafından yazılmıştır

Tem 08

bakıyordum öyle boş boş bembeyaz sayfaya

yazacak çok şey varken yazamıyordum ben hala

yürek kaç kere getirilir ki dile

kaç kez suskunluğu bozulur

ve kaç damla gözyaşıyla yıkanır defalarca

yinede dinmiyorsa sızısı

avutmuyorsa bir kağıt bir kalem

yar diye boş umutlara sarılıyorsa insan

kaç kere yazarsan yaz dile gelen yüreğini

dinmeyecek sızısı

hafiflemeyecek ağrısı

boş sayfaların silik değersiz cümleleri arasında sıkışıp kalacak yalnızca…

                                                                                         emeL

admin tarafından yazılmıştır