Eki 22

 

Sen Rahat Uyu Diyemeyeceğim ATA’m…

        TÜRKİYE AĞLIYOR!!!!!!!!!!!!!!!

bu vatana helal olsun Türk Milletinin Kanı

                         ama

artık ŞEHİT vermesin hiç bir ana, evladını Terör uğruna

                          ve

Binlerce kez LaneT OLsun Terör Sana…!!!

Sen Rahat Uyu Diyemeceğim ATA’m sana

 biliyorum rahat değilsin yattığın yerde

ve gelmedikçe senin gibi yüreği vatan ve millet sevgisiyle dolu onurlu ve şanlı bir Türk Lider!!!

Daha çok şehit verir bu vatan, altında  yaşadığı bayrağa ve toprağa ihanet eden kansız teröre…

EBEDİYYEN DALGALANACAK TÜRK BAYRAĞI GÖKLERDE

BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE YAŞAYAN HERKES KARDEŞTİR

MUSTAFA KEMAL’İN VE TÜRK ASKERİNİN KURDUĞU BU VATAN BÖLÜNEMEZ BÖLÜNEMEYECEKTİR…!!!!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

                                                MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN…….

admin tarafından yazılmıştır

Eki 18

Biraz değişiklik her zaman iyidir, bilirsiniz ) ) ama ben birazdan daha fazla değişiklik yapmak istiyorum blogumda…gördüğünüz gibi ilk önce temadan başladım…aslında kafamdaki tema bu değildi ama istediğimi bulamadım bulduğumu istediğim gibi yapamadım…şimdilik bunu yükleyip bunun üzerinde biraz düzenlemeler yaptım…biraz renk  ve neşe katmak istedim canım bloguma ) )bu tema blogumun üzerine tam oturmadı aslında…biraz dar geldi ) ) istediğim gibi bir tema bulup onu süsleyesiye kadar bu kalacak ) )

Değişiklik dedim değil mi ) ) evet artık zamanı çoktan gelmişti aslında….yazılarımın içeriğide artık farklı olacak…hüzünden, duygusallıktan sıyıracam az biraz cümlelerimi….şiir yazacam tabii ama çok nadir belki de…tamamen kopamam ben duygusallığımdan..illa ki arada konuk edeceğim…ama baydı artık yaaa…bloga bir giriyorum; o da ne…!? yaw açın şurdan bir Orhan baba bi de yanında  rakı diyesim geliyor ) ) o ne damar, bu ne duygusallık, ne bu şiddet bu celal demeye başladığım an karar verdim…allam bir de tema siyahlar içinde…bas bas ağlıyor, matem tutuyor resmen…

ben sıkıldım, afaganlar bastı beni, sizi düşünemedim bile ) )

bundan böyle neşeli yazılar bol revaçta olacak ) )

hüzün az biraz gerisinden gelecek….

attım ortaya bir karışık

fırından yeni çıkmış haliyle bu yazıyla sundum bakalım sizlere

mezeler çok yakında ) )

önce arnavutun ciğerini ezecem

sonra ayşe kadını soteliycem

haydari de yolda geliyor ) )

bekleyin efenim ) )

admin tarafından yazılmıştır

Eki 16

bakma yüzümde yalancı açan güllere

ne kokusuna kan

ne rengine…!

sesimin titrekliği saklanır kahkahalarımın ardına

sen

sana gelen kelimelerimi ister yabana at

istersen hiç duyma

yalana buladım suretimi

sırf sen istedin diye…!

nerede bulduysan yüreğimi

”oraya bırak…!” diyemiyorum sana

ne sana gelebiliyorum

ne zaman alıp götürüyor beni geriye

gülüyorum

güller içinde

ağlamalarım hep kapı arkalarında

sırf sen istedin diye

yalancı baharları yaşatıyorum yüreğime…

avutuyorum

kandırıyorum

ve senin uğruna bir gül can veriyor

her sabah açmak için gülüşlerimde…

                                              emeL

admin tarafından yazılmıştır

Eki 13

bazen daralır, boğulur kelimeleriniz…nefes alamaz…! nedeni olmayan bir isteksizlik var bende…keyif almıyorum nedense hiçbirşeyden….yazmak, uğraşmak gelmiyor içimden…iki gündür temalarla uğraşıyorum…indiriyor, yap boz tahtası gibi oynuyorum üzerlerinde sürekli…sırf boğulan kelimelerimi görmezden gelmek için…

yok o da olmuyor…vazgeçtim,  benden gına gelen temalarla uğraşmaktan…

yağmur yağdı bugün…uzun zaman olmuştu buralara yağmur yağmayalı….attım kendimi balkona….uzun uzun seyrettim güzelliğini….deniz karardı, bulutlar üzerime çullandı sanki….elimi uzattım ve avuçlarımda tuttum sıkıca….her ne kadar aklımda yürümek olsa da yağan yağmurda,  nasip olmadı…

canım almıyor….

keyfim yok….

sebep…?

sebebi yok…!

dedim ya kelimelerim boğuluyo….

şu siyah tema bile içimi sıktı iyice….

YAZMAK İSTEMİYORUM BİR SÜRE….

admin tarafından yazılmıştır

Eki 10

admin tarafından yazılmıştır

Eki 07

yoksulluğu kuru ekmek arasında çiğnerken

dişinin kavuğuna dolduruyordu gözyaşlarını

üç beş yamayla kapatıp eksiğini

çamura bulanmış da olsa

vazgeçmiyordu düşlerinden….

oysa büyüktü, şehrin havası batasıca düşleri

kahkahaların çınladığı kadehler de

evrim geçirmiş tilkinin tıkıldığı gardolap da

çiğ benzin kokulu dört teker de yetmiyordu düşleri doyurmaya…

ışığın bir türlü mesken edinemediği diyarlarda

küçük küçük düşler oyun oynuyordu

umutla besleyip büyüttükleri yamalı urbanlarında

ne garipsin dünya…!

şehirleri boğdun  ışıklara

her türlü nimeti sundun da ayaklar altına

salya sümük hıçkırıkların aktığı

çarıklı ayakların tozuna bulanmış

bir küçük masum yüreğin düşlerine ulaşamadık yalnızca

beton soğukluğunda yaşayıp gidiyoruz umarsızca

sevgiyi elimizin tersinde tutuyoruz

yüreğimizi teselli edercesine

avuçlarımızda tuttuğumuzu görmüyoruz

ve ömür düş kurmakla geçiyor bakmadan ellerimize…

düş hakedenin…!

kör

sağır

dilsiz

yetinmeyi bilmeyen yüreklerin çok uzağında

ışığın mesken edinemediği diyarların

her sabah umut doğuran güneşin al yanaklı çocuklarında…

                                                                          emeL

admin tarafından yazılmıştır

Eki 05

buz gibi duvarlar…

elimi nereye atsam bir yaradır, yitik ve kayıp !…

sözler kimin umurunda

onlar çoktan yerini buldu keyfini sürmekteler

duvarlar üstümde bir yük

gitmek bilmiyorlar…

ben şimdi hangi  kelimeyi iki defter arasına koyabilirim ki…

hangisi kalır hatırda daha çok

en acısı mı yoksa yürekten hiç çıkmayacak o iki kelime mi

üç doğru bir yanlış götürmüyor

her yanlış bir doğrunun canına okuyor!!!

canım acıyor

kulaklar tıkanmış

gözler kapanmış

dil susmuş

DUVARLAR BENİMLE KONUŞMUYOR

kendi odalarıma müebbet edilmişim

dört duvar yürek

canıma okudu yalancı baharlar…

                                 emeL

admin tarafından yazılmıştır

Eki 04

Garip bir sessizlik bu…

Cümlelerimiz küsmüş bizden önce

Oysa senin en çok sevdiğin şeydi cümle kurmak

kurduklarını bana sunmak

sunduklarını UNUTMAK….!

şimdi sessizliğimiz konuşuyor sadece

öyle güzel anlaşıyoruz ki

yalana buladığın

umut verdiğin bütün duygular sana dargın

cümleler aramızdan kaçıyorlar

ben de yalnızca garip bir sessizliğin var şimdi

kalmadı ki sende söyleyecek başka YALAN…!

ben de kanacak YÜREK…!

garip ve sesiziz şimdi

yüzsüzlüğüne bulandık zamanın…

ne tuhaf

 artık iki yabancıyız bundan sonra…!

                                   emeL

admin tarafından yazılmıştır

Eki 01

 

İnadım tuttu yine ) …illa ki de birşeyler yazmalıyım dedim…ama konuyok…! aslında ben bulurum birşeyler de canım mı almıyor ne….hem yazmak istiyorum hem canım almıyor…sanırım yine iç dünyam ense yapmak istiyor bu aralar…duygusallık mı katsam yoksa neşemi yazıya ben bile karar veremiyorum…bana gelen yorumlar da etkili olmuyor değil…çoğu kişi istemiyor biliyorum bu kadar duygusal olmamı….ruh halim ister istemez yazılarıma da yansıyor haliyle…ama ben böyleyim napayim ( (….evet bu yazılar beni yansıtıyor ama sanmayın ki ben aslında çok hüzünlü herşeye küsmüş, bunalım takılan biriyim….ben yazarım yazımı o an onu hissediyorumdur, arkamı döndüğüm an takılır koluma kahkahalarım….ikisini biren yaşamayı seviyorum…nefes almayı, denizi seyretmeyi, hergün şükretmeyi, çocuklarımla yerlerde yuvarlanıp çocukca gülmelerimi seviyorum…hüzünlerimi yan ceplerime yerleştirip elimi cebime attığım zaman aklıma geliyorlar sadece…ya da biri bu yüreği dürtüp omuz atıp canımı yakarsa fena halde gün yüzüne çıkıyorlar….ve ben bütün acımı, çığlıklar arasında kelimelerimin arasına saklayıp, belkide deşarj olmak adına yazıyorum…bi nevi terapi yani ) )Hayat herşeyi öğretiyor insana…sabrı öğretiyor en başta…ama öyle böyle değil….öğrenene kadar canını çıkarıyor neredeyse…ya diyor öğreneceksin…’ ya da öğreneceksin…’ gerisi zaten geliyor….olgunlaşmanın ilk adımları yani…sıkıntılarına bile gülümseyebiliyorsun…hatta arada ”nerden çıktın sen” bile diyemiyorsun, ”yinemi sen…gel hadi gel…nasılolsa bi süre sonra gideceksin….o zamana kadar da sabır tutar ellerimden ve ben yine yıkar geçerim seni…”diyebiliyorsun artık ) ) güç budur aslında…yüreğinin gücü…ve emin olun o güç aslında bizim içimizde….inancımızda yatıyor…inanmayan sabrı öğrenemez…sabrı öğrenemeyen de inancına bağlı kalamaz zaten….

bundandır aslında yazdığım yazılardaki iniş çıkışlarım…bir neşeli bir hüzünlü…ikisi de her daim olsun hayatımda…ben böyle güçleniyorum….inancım ve sabrım kocaman kocaman kucak açtırıyor bana hayata karşı…gözyaşı değmezse yüreğimize merhametin ne olduğunu bilemezdik belkide…güldüren de ağlatan da insanoğlu değil mi zaten…! ne demiştim bir yazım da ”Hak dağıtıyor Yüce Mevla…!”….bu sebeple yüreğiniz rahat uyuyun…hak er ya da geç yerini buluyor zamanla ve  de sabırla yoğurabilirseniz günlerinizi….sonrasında zaten yağmurdan sonra çıkan gökkuşağına bürünüyor dünyan…

gülümse sana gelen her darbeye….bırak şaşırsın ağlatanların…nasılolsa bindik bir otobüse, sırası gelen herkes inecek kendi durağında…önemli olan inmek değil, ne kadar yükün olacak o durak da indiğinde…

yüreğiniz rahatsa sorun yok…

kimse de kalmasın hak-kımız …kimsenin yüreğinde borçlu gözükmeyelim….

madem öyle ben şimdi arkamı dönüp kahkahalarımı almaya gidiyorum….

demek başlayınca yazılıyormuş bişeyler ) )

admin tarafından yazılmıştır