Ara 30

çığlıklar…..

              sancılar…..

ve yıllar önce, bir kış gecesi vaktinden önce gelen minik bir yürek…

neler yaşayacağını, o yüreğin kimler için çırpınacağını bilmeden

taze bir nefes

yeni bir umut

yaşama merhaba…

Anne olmayı tadabildiğim için

Yaşamın acı tokadını her yanağımda hissettiğimde küsmek yerine barış içinde yaşamayı başarabildiğim için

Sevinçlerimi paylaştığım

Kin ve nefreti yüreğime kabul etmediğim için

Daima sevmek…sevmek…sevmek adına çırpındığım ve bundan hiç bir zaman pişman olmadığım için

Samimiyetten uzak yüreklerin derinliklerine inip bir parça sevgi mutlaka vardır umudumu asla yitirmediğim

sempati nedir bilmeyenlerle ille de empati kurup anlamaya çalıştığım ama anlaşılmaz olduğum için

Yüzüme gülüp arkamdan onlarca kuyu kazanları kazdıkları kuyulara gömmeyip daima affettiğim için

Beni sevenleri yüzüstü bırakmayıp her daim yanaklarında tebessüm olmaya çalıştığım için

Velhasıl ,  günahlarımla sevaplarımla  acıdan yoğrulmuş yine de baldan tatlı yaşamda bir nefeslik yerim olduğu için önce Allah’ a şükrediyor ve

İYİ Kİ DOĞMUŞUM…diyorum…

Yıllar önce bugün bütün o eziyetleri sancıları yaşattığım anneciğimin yüreğine yolluyorum bütün güzel dileklerimi….

ve her sabah küçük serçe parmağıma bir öpücük kondurup aynadaki aksime dokunup ”iyi ki varsın benim saf yüreğim” diyorum…

Sevginin kıymetini bilmeyenlere inat

yaşıyorum

yazıyorum

paylaşıyorum……

                                   emeL

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ara 26

Geçebiliyormuş meğer günler…çoğu düştü takvim yapraklarından yere….ve her düşüşle sen de düşüyordun gözümden…her güne bir acı sığdırdım…inadına elimle yırttım, fırlattım…acı benim değil miydi…? ona bile sahip çıktım…gittiğim her yere taşıdım…kah gözümden aktı görmediler, kah kahkahalarımın ardından patladı farketmediler….biraz aşıma kattım…biraz koynunda uyudum….

”terk etmek” bunun adı…kolay mıydı öyle acıyı yüzüstü bırakmak….bırakılmıyordu işte….

bal çalınmamıştı ki yüreğime…!

acıyla sıvanmıştı ve hakkını vermek lazımdı….

Öyle ya korkunun ne kadar üstüne giderse, o kadar emin olur ya insan kendinden;

Dışı beton bedenimin içinde ne depremler kopuyorken, her bir hücrem sızlıyorken acıdan

ve bana değil emanet, resmen devredilmişken ”acı…!”

ben yüreğime de acımada sahip çıktım…..

Ve piştim…!

Sabrın sonu selametmiş….yüzüne bile bakmadığım ruhum geri döndü bugün….o beni affetti ben gidenleri asla…!

şimdi salına salına düşüyor takvim yaprakları yere…hiçbirine el sürmüyorum…ben dimdik ayaktayım…düşenler yansın derdine…

sahip çıktıkların hıyanet etmezmiş

acı bala dönüştü

balı ben çaldım yüreğime…!

                                     emeL

admin tarafından yazılmıştır

Ara 25

Gecenin bir buçuğu olmuş…Akşam saat 10dan beri yatıyorum ve hastayım ( ( ilacımı içip biraz uzanmak ve dinlenmek istedim…Zira ”bünyem kuvvetlidir; kolay kolay grip olmam ben” derken dün akşam ablama, …(nereden bilecektim sinsi sinsi vücudumda dolaştığını )sanırım hastalığa davetiye çıkardım, dedim ve yaklaşık 2-3saat sonra vücudum kırılmaya başladı…sonrasında baş ağrısı,hapşırma, aksırma halsizlik derken iki gündür boğuşuyorum bir an önce ayağa kalkmak için…sevmiyorum da öyle hastayken uzun uzun yatmaları…zaten sevsem de pek mümkün olmuyor; iki tane prensesimle ilgilenmem gerekiyor P

Her akşam, saat 9 oldumu onlar yatar ve beş dakika içinde çoktaaaan uykuya dalmış olurlar…Onlar uyumuşken ben de az dinleneyim dedim ama cıkkk uyku tutmadı..Az biraz tv izledim….o da sarmadı…Yeni aldığım kitabı okumaya karar verdim…henüz bir kaç syfasını ancak okuyabilmiştim…ben daha çok kişisel gelişim, parapsikoloji kitaplarına meraklıyımdır ama bu sefer elim nedense romana gitti ve roman okumaya karar verdim…iyi de yapmışım…çok sürükleyici, etkili bir hikaye….akşam saat 10 buçukta bir başladım saat gece 1e kadar okumuşum…ısrar ve inatla çatlasada başım, sızlasa da kemiklerim; kitabı elimden bir türlü bırakamadım…sonra sabah erken kalkmam gerektiği aklıma geldi ve mecburen kapattım kapağını…. bir-iki dolandım evde ama uyku yok!!! açtım pc yi, kendimi burda buldum ) )

Hala gözlerimin içi alev gibi yanıyor, başım çatlıyor…..ilaçların etkisi azalmaya başladıkça ağrılar çekilmez oluyor ve ben oturmuş günlük yazıyorum yaw…!? kitap uykumu aksine açmışken, dedim belki birşeyler karalarsam uykum gelir düşüncesiyle oturdum ama şuan esnemeye başaldım bile P ve saat gece 01:45…yuhh yani emel !!!!

Kalk ve yat kızım !!!!

sabah okulda toplantı var…toplantı öncesi çocukların kahvaltısı ve Sude hanımın yarım kalan ödevinin tamamlanması ve sonrasında günlük rutin işler…..offf allam yaaaa benden bir tane daha yokmu ( ( geçici olarak istifa etmek istiyorum…en azından kendimi eskisi gibi enerji dolu hissedinceye kadar…. iyileşmem lazım…hasta olmaktan, halsiz ve bitkin olmaktan nefret ediyorum ( ((

Şükür uykumu getirdi yazı yazmak….kedi gibi mıyıştım..göz kapaklarım düşmeye başladı…prenseslerimi öpmeliyim önce, sonra üstlerini örtüp yastığımla buluşup sabaha kadar enerji toplamalıyım….

uyu——–yo—ruuuummm

sanırsam…galiba….hatta evet…. ) )

”ZzzzZZzzzzzz”

Tatlı rüyalar herkese P

admin tarafından yazılmıştır

Ara 21

Uyuyabilsem günlerce… Hafızamı yastığıma yatırsam Yüreğimin üzerine yorgan çeksem Gözlerimin kapılarını kapatıp Nerde yalan,riya yok! Nerde vicdansız, haksız İki kelimesinden biri nerde diye aramadığım İnandığım Güvendiğim, Kendim gibi bilip yanılmadığım…! Gülleri yalancı koklamadığım Bir dünya…. Dünyası olan biri var mıdır acaba, Yüreğimin yol aldığı rüyalar aleminde…? Ki aslında  ben hiç uyanmasam Film şeridi kopsa Ve yok olsam…! Yinede kalır mı ahım yakanda bir leke gibi? Yüreği leke tutan Yürü Git!…..yoluna Vicdanım rahat Uyuyor… Bir daha asla uyandırma…!                             emeL

admin tarafından yazılmıştır

Ara 20

Küçük kızım Nehir’in ikinci yaş günü bu yıl Kurban bayramının ilk gününe denk geldi…Bebeğim ne de çabuk geçti iki yıl…daha dün hastahanede kollarıma almış kokluyordum seni….zaman su gibi akıp gidiyor…herşey dün gibi geliyor insana…ama hayat devam ediyor…acısı ve tatlısıyla….Senin için dileyeceğim en güzel şey; hayatın boyunca doğru kararlar alıp doğru adımlar atabilmen ve tıpkı bu bayram gibi ömrün neşeli, sevenlerin ve sevdiklerinle birlikte sağlık ve huzur içinde geçsin yavrum….

Bize çifte bayram havası oldu….

İYİ Kİ DOĞDUN PRENSESİM….

admin tarafından yazılmıştır

Ara 19

Kış iyice bastırdı…belki yurdun henüz büyük bir bölümünde kar yağışı etkin olmasa da soğuğu bile acıtmaya yetiyor tenimizi…soğuk ve grip..ayrılmaz ikili….ve bayramda geldi çattı…kurbanlıklar kesilecek, etler pay edilip dağıtılacak…eller öpülüp nice hayırlı bayramlar dilenecek, gönüllerden esip gidecek bayram havası…zor olacak…hemen hemen herkesin çocuğu hastayken, hatta neredeyse 7 den 70 e hapşırma, aksırma ve burun akıntılarımızı dindirme çabası içindeyken ne kadar tadında bir bayram olacak bilmiyorum…sanırım bayramların en güzel yanı,  bütün eş, dost,akraba vs… bir araya gelinip hoş muhabbetlerin özlemleri bir nebzede olsa dindirmesidir….

Yurdun dört bir yanında ne kadar öküz…! dana ,koyun…! keçi varsa bir çoğu kanlarının akıtılacakları günü bekliyorlar demeyeceğim tabii, onların birşeyden haberi yok…öyle melül melül biz insancıkların suratına bakıyorlar….kimi Amerika’ dan getirildiği iddiasında bulunan sahibine bir tekme, bir boynuz atmak istese de canını yakar korkusuyla gıkını çıkarmıyor….hepimiz biliyoruz ki bir çoğu zaten türlü türlü eziyetlere maruz kalıyorlar…yürek dayanmıyor tabii…

neyse… kış, grip, bayram, kurban-lık, e-zi-yet derken unutuyorduk neredeyse…..

Kurban Bayramınız Kutlu ve Hayırlı olsun efendim….

aman kurban-lıkları !!! karıştırmayalım….

Büyükbaş ve Küçükbaş hayvancıklarımızı kurban edicez…..2 ayaklılar sırasını beklicek…!

admin tarafından yazılmıştır

Ara 15

Bulutlar ağlar…bereketini salar toprağa ve toprak kucaklar yarini …dört gözle bekleyip kavuştuğu an filiz verir yüreklere….toprak kokusu aşkın kokusudur…

Çünkü aşk; yağmurdur….düşeceği yeri iyi bilir!

Çünkü aşk; topraktır….hasretle bekler ve sevmesini bilene, sabrı çekene bütün canını verir…

Ve buram buram toprak kokar aşkın olduğu yerde…

şimdi gürledi gök…bulutlar şimdi saldı haberlerini ve karanlık odamın sıcak soğuk dostu, yüzümün aksi yansıyan pencereme düştü aşk…..

toprağına dolandığımın gözü yaşlı sevdam….

yağmurum….

kimin gönlü aç kalmışsa

kim bekliyorsa hasretle yüzünü

suyunu

kokunu

aşk hakedenin olsun…!

toprak koksun bütün gönüller

aşk yağsın tepeden tırnağa

hoyratca savurup verme rüzgarın eline

değerini kaybettikten sonra anlama

tenine düştüyse

ve seni yüreğinin üstünde tutuyorsa

yağmur ve toprak

            AŞK!

yağıyor başından aşağıya

tut elini sıkıca…

 yüreğine can verecek filizi bırakma….

admin tarafından yazılmıştır

Ara 14

Evimizin en küçüğüydün….aramızda 4yaş fark olmasına rağmen hala o küçük,lüle saçlı,  dudaklarını büzen kız aklımda…Yıllar ne çabuk geçiyor…şimdi büyüdün ve anne oldun…annelerin gözlerinde  evlatları hiç büyümez hep çocuk kalırmış ya ,  sen de benim için hep öylesin ablacım…

Nice sağlıklı, mutlu, huzur dolu yıllar dilerim….

Keşke arada yollar mesafeler olmasa…keşke bu doğum gününde de yanında olabilseydim…ama biliyorum yüreklerimiz hep bir….

İYİ Kİ DOĞDUN ABLASININ BİTANESİ….

admin tarafından yazılmıştır

Ara 13

Kalbim…..

Ahh benim saf yaralı kalbim…..

Ne de çabuk kanarsın

Hiç kopmayacağını sanarak sıkı sıkıya bağlanırsın

Oysa prangalar değil midir seni saran

Kendi kendini bilmeden zincirlersin….

Ahh benim akılsız kalbim

Herşeyi bu kadar masum görmek zorunda mısın….?

Gülersin

Coşarsın

Kendini feda edersin

Kırılırsın

Yaralanırsın

Sonrada böyle yapayalnız sol göğse müebbet edilirsin

Kanma

Ağlama

Senin dilinden anlayacak bir kul yaşamıyor bu dünyada

Seni yine bana bıraktılar

Ben sarıldım sıkı sıkıya sana

Sen benimsin yalnızca……

                            emeL

admin tarafından yazılmıştır

Ara 12

Amerikalı bilimadamları üşenmemiş oturup gözyaşı saymışlar herhalde diyeceğim çünkü araştırmışlar, ölçüp kesip biçmişler ki ne görsünler P bir insan  ömrü boyunca ortalama 100kova yani 10litre gözyaşı akıtıyormuş..bunların kovadan kastı sanırım bizim maşraba dediğimiz şey(doğrumu yazdım bilmiyom ama anladınız işte P ) geçenlerde dinlediğim bir radyo kanalındaki dj öyle didi….yaw düşündüm ; az buz da değil yani…

Peki ya yüreği taş kesmiş antartika kadar soğuk, sol göğsünde buz kütlesi taşıyanlara kıyak geçilmiş olmuyor mu…? yani biz oturup kova kova gözyaşı akıtıcaz onlar kasım kasım kasılacaklar…”benden bişi çıkmaz abiiii…hiç ziyan edemem kendim gibi gözyaşım da kıymetli ” diyecekler dimiii P

Desinler bakalım…biz de ancak gözpınarlarımızı temizleyelim, yüreğe limon kolonyası serpip ferahlatalım….

Ne halta yarıyorsa sanki o kadar gözyaşı dökmek…aaa tabii bir de şu var; insan yalnızca hüzün veya mutsuzluktan ağlamaz pek tabii…mutluluk da akıtır gözyaşlarımızı….hani böyle adını sevinç koyduğumuz cinsinden olanı….sahi sevinç aynı zmanada bir bayan ismi de…biz bir de buna erkek ismi taksak nasıl olur P

bahtiyar gözyaşları

kıvanç gözyaşları

mesut gözyaşları……gibi P

” nayııırrr  nalaaaann erkek adam elbet ağlar…bunlar benim bahtiyar gözyaşlarım P …ömrümün bahar çiçeği yaşama sebebim beğenmediysen bir dahaki sefere söz kıvanç gözyaşları dökeceğim P

zuhahaha deyip kopuyoruz burda…eee kopun bakalım…hayatı Tİ ye almazsak, her biten sonu yeni bir başlangıç olarak görmezsek takılır kalır kaset ve aynen şöyle bir ses çıkarır ” cağğğğııınnaaa yaunnnduuğmmm keeeeeuuuudddöörddeuuuyymmmm(canına yandığım kederdeyim) ” hani kaset sarınca acayiip sesler çıkar ya o misal…anlayın işte yaw ) )

şimdi burada yutkundum..kem küm ettim…farkettim ki ben çok demode yaşamışım duygularımı…onlara çok haksızlık etmişim…onlara mahcup oldum biran…zira bağırıyorlar ”kulaklarımız bozuk kaset dinlemekten pas tuttu…koy şurdan bir Tİ de neşemizi bulalım artık” dediler…

Biliyormusunuz benim kovalar 10 litreyide aşmıştır…ama henüz hayattayım çok şükür..bir tekme, bir topuk dökülsün saçılsınlar…

Waaauuuwwww yüreğim Antartika yollarında…kusura bakma duygu, sevinç çağırıyoooooorrrrr…  ) )

admin tarafından yazılmıştır