
Eskilerden dinlerim bazen…öyle çook eskilerden değil canım…Free kelimesini ilk Blue Jean dergilerinden okuyup öğrendiğimiz zamanlar işte….80′li yıllar….Cengiz Kurtoğlu ilk kasedini patlatmış, annelerimiz ablalarımız dillerinden düşürmüyorlar ”dün gece resmini öptüm de yattım, ya da kadehli şişeyi kırarım bugün…” die devam eden sitem dolu sözler…o yıllarda çocuktum tabii…ama henüz pop müzik patlaması yaşanmamıştı…Yoncimik ve Bendeniz’le olmuştu bu pop furyası hatırlarsanız…benim çocukluğumda daha çok fantezi ve arabesk müzik revaçtaydı…
80′li yıllar….ne güzel yıllardı…o kuşağın en şanslı çocukları bizdik…şimdikileri pek şanslı görmüyorum…teknolojik açıdan belki evet ama yinede o yılları yaşayamadıkları için onları şanssız görüyorum…
şimdilerde;
gazoz kapağı bile yok diyebiliriz neredeyse…oysa biz onları biriktirir hatta kafasını taşla ezer
ipe geçirir otomatik testerenin evrim geçirmiş minik haline dönüştürürdük…
vızvız böceklerini de bilmez şimdiki nesil…aslında çok sadistce gelecek belki ama biz onların bacaklarına ip bağlar uçururduk…vız vız ses çıkarırlardı….
Cumartesi günlerini iple çekerdik…Türk filmi izlemek için hatta aynı filmi onlarca kez izlemiş olmamıza rağmen..Yılbaşı gecesi demek hindi ve dansöz demekti bütün evlerde…Tek kanallı dönemin çocuklarıydık biz…Adile Naşit’ten ”uykudan önce” programıyla masallar dinler uyurduk…
Anket ve hatıra defterlerimiz vardı bizim kuşağın…’’sepet sepet yumurta sakın beni unutma” diye bitirdiğimiz cümlelerimiz….siyah önlüğü giymiş dönemin çocuklarıydık…”herıld yani”, hey maykıl versene borç, olmaz maykıl yandan kaykıl
” demeyi bişey zanneden küçücük masum yüreklerdik o zamanlar… şimdilerde ”ohaa falan oldum, ciddimisiiiin cümlesini bir kaç kez ağzında lokma varmış gibi yuvarlayanlardan değildik çok şükür
İnternet cafemiz yoktu ama beş taşımız vardı…bir de lastik atlamayı çok severdik…tebeşirle yere çizgi çizip atlamak vardı o yıllarda…
Komençero şarkısını bağıra bağıra söylemek, aman petrol canım petrol şarksını ezbere bilmek, Sezen Aksu gibi üç kere giiiit deyip sonra gitmeeeeee diye şarkı söylemek demekti 80′li yıllar…
Mahallede ”Karate Kiiiit başladı ” diye avazımız çıktığı kadar bağırır evlere koşardık…he-man she-man izleyip oyuncak kılıçlarını mahalle bakkalının bize sunduğu çekilişi kazıyarak kazanmaya çalışır arada dayanamaz leblebi tozu alır boğuluyo numarası yapardık…
şimdi….?
bitti…geçti…dimi o yıllar….?
Hem eskiyi hem yeniyi bir arada yaşamış olmanın gururyla ben de 80′li yıllar çocuğuyum deyip o günleri anımsayanız ve ardından iç çekeniniz var mı aranızda…?


24 Kasım 2007 saat 03:16
İ980 li yıllara ait kitap okumuştum beğenerek..Onu hatırlattınız bana..Ailemden de dinlemişimdir o yılları sanki yaşarcasına..O yıllar Kenan Evren li Erdal İnönülü Özallı yıllar..İhtilalli,köle izauralı yıllar..İnsanların bilgisayar başına bağlı kalmadan çocukluğunu yaşadığı yıllar..Dallaslı yıllar.Güzel yıllar vesselam..Emeğinize sağlık..Hoşçakalınız..
24 Kasım 2007 saat 12:32
Ben de vaktiyle çocukluk günlerime gider oldum.
Şimdilerde çocukları görünce çok da geçmişe özlem duymak yerine onlarla geçmişimi yeniliyorum.
Bakınıyorum etrafıma hala sokakta yakantop saklambaç oynayan birdir bir diye zıplayanlar var.
Dahası Yeşilçam filmleri de günümüz tv kanallarında hala devam ediyor olsa da izlemesi eskisi kadar keyif verici değil sanırım.
Her yaşın güzelliği ile…
BLOG TASARIMIN DA OLDUKÇA GÜZEL…
24 Kasım 2007 saat 20:58
ben de dermişim şimdi…70 leri yaşayanınız var mı…))))hatta 60 ları;)))daha şanslıyım değil mi….neler yaşandı neler…evet çok şanslıymışız…ben şimdiki çocuklara acıyom valla…bizde fazladan çelik çomak,mabel cikleti,dondurulmuş vişneli su kalıpları,hııııı birde güzellik mi çirkinlik mi oynamak vardı….nasılsa erik hırsızlığını her çocuk hala yapıyor;)))erik ağacının ne olduğunu bilmeyenleri tenzih ediyorum tabii…;))))bolca güldüm bak sayene…
25 Kasım 2007 saat 16:18
olmaz mı iç çeken.. işte ben…
yetmiş altı doğumluyum)
nasıl da güzel anlatmışın o yılları özetle; yüzde sekseninde kendimi buldum, çocukluğumu.
evet tek kanallı dönemde izlediğimiz “dıtdıdı dıdıdıdı, dıtdı dıdıdıdı” diye ses çıkararak genen kit’imiz :=))) “leyluuu, leyluuu” sözleri eşliğinde boğazında asılı duran kolyesi ile şekil değiştiren çiçek kızımız, şirinler’imiz, clamentin ve esteban’ımız, hayat ağacımız, türk filmi izlemek için beklediğimiz (ve acıklı olanları karşısında ekran karşısında hüngür hüngür ağladığımız) cumartesi gecelerimiz…
muhteşem sesi ile radyodan evimizi şenlendiren bedia akartürk’ümüz, izzet altınmeşe’miz, büyüklerimize “ne bu böyle” dedirten, tepinerek danseden seyyal taner’imiz, füsun önal ve gökben’imiz, yağdır mevlam su şarkısı ile ağlayan emel sayın’ımız, susadım çeşmeye varmaz olaydım’la gönüllerdeki tahtını daha bir sağlamlaştıran ferdi tayfur’umuz… :=))
ve evet, hatıra defterlerimiz, siyah önlüklerimiz, sokakta görünce kaçtığımız öğretmenlerimiz, kopyalamada kullandığımız karbon kağıtlarımız…
neler yok ki; aslında bir gün oturup ben de böyle bir yazı yazmalıyım kendime… ne varsa o yıllara dair olmalı içinde..
bak kötü oldum yaaa, valla, fena bir hüzün kapladı içimi.
teşekkür ederiz emelsen!
27 Kasım 2007 saat 13:41
seni sobeledim
)
adını,anlamını ve nasıl konulduğunu yazar mısın
)
ayrıntılar ben de
sevgiler
g.g.g.g
27 Kasım 2007 saat 17:05
Ne güzel anlatmışsınız valla…Herşey çok iyiydi hoştuda birde o kadar rüküş olmasaydık o yıllarda her şey tam süper olucaktı
)
–Bileğe doğru daralan plili pantolonlar, mini etekler,
– Vatkalı uzun bluz, tayt..
– Yarasa kollar,Diz üstü pardesular,kelebek tokalar,perma saçlar
– Shetland kazak ayy birde pantolon içine sokulurdu .
(Iyyyy..evet yaptık biz bunu)
– Birde erkekler kollarının iç tarafı beyaz ceket,kıvırarak giyerlerdi..T-shirt üzerine..Ya o beyaz çorapları!!! Altın künyeler, boyunda zincirler …
80 yıllar diyince aklıma ilk gelen o şahane moda akımı
)
Tüm zamanların en rüküş dönemi seçilmiş!
27 Kasım 2007 saat 17:56
ayy o kadar güldüm ki sevgili NRL…evet ben bunları es geçmişim ama öyleydi…en rüküş dönem…neydi o öyle bir de kafanın tam ortasında dolma gibi bişi yapılrdı tokayla…
saçlkar kabartılırdı…ben daha ziyade çocuktum yapmadım ama annelerimiz ablalaırımız çok yapardı… 
28 Kasım 2007 saat 01:22
80 li yıllar.. O yıllarda pek çocuk olmasam da.. Hatta 2. yarısını üniversite yıllarım olarak hatırladığım güzel yıllar…
Ben de iç çekenlerdenim
NRL’nin yorumuna da kahkahalarla gülüyorum… Eski fotoğraflara bakınca, hele de kızım anneeeeee demiyor mu… Ama modaydı kızım kem küm.. Pek de havalıydık canım.. Şimdi rüküşmüşüz desek de
Saçlar hele.. O Hülya Avşar modeliydi dolma gibi şey
Sevgiler Emel…
29 Kasım 2007 saat 16:27
merhabalar…
) vakit bulursanız bana da beklerim. http://birasksairi.blogspot.com
29 Kasım 2007 saat 17:30
80 li yıllarda geçti bizmde çocukluğumuz, ergenliğimiz. saçlarımızı kabartırdık ! bizde.
Bir de Cengiz kurtoğlu kısmını iyi yakalamışsın sevgili Emel, kuzenim tanıtmıştı bize. inanamıyorum şimdi Cengiz Kurtoğlu dinlediğim günlere.
Nasıl bir değişim geçiriyoruz zaman içinde?
4 Aralık 2007 saat 21:49
Damarıma bastın, buradan Faruk’a sesleniyorum “Beştaş” da beni hala yenemezsin Faruk
Niye sesleniş yaptıysam?
Çok güzeldi ama, Dünya’nın dönme sebebinden dolayı unutmuş olduğum çoğu şeyi tekrardan hatırladım… İyi de oldu, iyi ettin çok yaşa…
5 Aralık 2007 saat 00:13
emelcim merhaba nasılsın canım benim yazını okudum hem güldüm hem ağladım 83 doğumluyum az çok hatırlarım sonlarıda olsa 80li yılların….
içim acıdı ama ben her türk filmi izlerkende böyle olurum keşke derim ah keşke ben 70 li yıllar ve 80yıllarda yaşayabilseydim çok da değil aslında 35 de ölseydim bugünleri görmeseydim…
öyle kirlendi ki herşey temizlik saflık kalmadı hiçbirşeyde çok isyan ediyorsun diyorlar bana ama gelde etme şimdi hani????
12 Aralık 2007 saat 23:05
80 li yılları en doludizgin yaşayan ve özlemini çekenlerdenim ben.O zamanlar çocuktum.Bir başka güzeldi o günler.Halit Kıvanç’ın programları,Stüdyo pazar,Flamingo yolu,Ajda Pekkan’ın deterjan reklamı,Ali Şen’in traktör reklamı.Emzikli şekerler,Minti ve Sema,Pembo cikletleri.Siyah beyaz tv.ler.Karaşimşek,Şerif Taytis,Klamentin,Çiçek Kız,Köyümün ilkokulundaki gürgen sıra kokuları,Raddyo tiyatrosunda Dede korkut-Tepegöz masalları,Rüştü Asyalı’nın ocakbaşı programı,Demirbank’ın günlük reklamları(bugün 12.mayıs 1983,demirbank sizlerle daha güçlüdür),Ülker Tombi,Çizgi film pembe panter ve taşdevri.TRT solistler geçidindeki Bircan Pullukcuoğlu,Samime Sanay,S.Mutlu Akbulut,Yaşar Özel,Can Etili,Taner Şener,M.Şen Sancakoğlu,Barış Manço şarkıları,Ersin ve Dadaşlar,5yıl önce 1o yıl sonra grubu,grup marşandiz,Modrn Talk.,
4 Haziran 2008 saat 18:57
daha 19 yaşında bir gencim ama okuduğm yazı o kadar etkiledi ki beni şu teknolojisi gelişmiş çağda yaşamama rağmen bir an o yılları bende görmek istedm ve çok merak ettm.Etrafımda anlatılanlara göre o zamanlar insanlar daha saf daha temizmiş fakat hayat şuan ki durumuyla dünyanın daha güzel ama her nesli yaşamak isterdm.Çok güzel ve duygu dolu bir yazıydı insann o yıllara gitmek istememesi elinde değil.
O GÜNLERİ BENDE YAŞAMAK ÇOK İSTERDİM