Hayat bu..beklemiyor hiçbirÅŸeyi…yaÅŸadığın hiçbirÅŸeyin yüzüne dahi bakmadan gardını alıyor…iyi de yapıyor..takıntılı olan bizleriz…ders alamıyoruz, pay çıkaramıyoruz hayatın kendisinden…-miÅŸ Li geçmiÅŸleri asıyoruz bir çamaşır ipine..oysa ki hep yaÄŸmur hep yaÄŸmur; açmayacak güneÅŸ üzerine…
Oysa güneÅŸ hergün yeniden doÄŸuyor..ama yeni umutların, hayallerin üzerine..neden ille de akrebin tepesine asılı kalıyor, düşen takvim yapraklarına kıyamıyoruz…!? Devam?n? okuyun »
”OOOOooooopppppssssssssss….savulun bakayım yandan yandan Kışı sevmem..yaÅŸatanı hazetmem…Bahara iki kaLa, sardunyalara kıyıpta kuru dallara çaput seremem…”
mem..mem.mem….bütün bu son heceler bıkkınlığımın, tahammülsüzlüğümün bitiÅŸ çizgisidir…Åžahika gibi ” OOOoooyyyyyy” diye bir silkelenesim geldi ki sormayın Allah’ım Devam?n? okuyun »
Evimin sarı papatyası..ilk göz aÄŸrım Akıl yumağım…canım Sude’ m bugün, diÄŸer öğrenciler gibi karnesini alacak…büyük bir heyecanla çıktı evden…gelecek olan karnesini hiç merak etmeyen annelerden biri de benimdir herhalde…Nazar deÄŸmesin o kadar baÅŸarılı ki; öğretmeninden sürekli övgü dolu sözler almam, sınav sonuçları ve aklı fikri derslerden baÅŸka birÅŸeyde olmaması gelecek olan karnenin akıbeti hakkında fazlaca fikir veriyor
Bütün limanlar tutulmuş , Otogarlar trafiğe kapatılmış
Tren istasyonları hınca hınç yürek kalabalığında boğulmuş
Ne kadar yaralı gönül varsa hepsi şair olmuş
Ve bütün şairler ya bir limana demir atmış
Ya müebbet otobüs camlarına
Ya da elinde cigarası raylar arasında kısılı kalmış dumanı…
Bu kaçıncı geç kalmışlığım
Bu kaçıncı vazgeçişim…
Hep elimde valizimle geri dönüyorum
Boş koltuk yok yaralı gönlüme…
Alsa götürse ya beni derin deryalar
Tozlu yollar uçursa bilinmezliğe
Soğuk vagonların camına düşse yanaklarım
Ahh bırakabilsem ardımda
Ardımda yaLanLarı….
Adı yolculuk olsun
dönüşü olmayan…
buzu kırıp geçtim yağmuru da içime çektim
güneşimi yetiremedim bir zalimin yüreğine
nerde mevsim yok !
rotamı çevirdim sıramı bekliyorum
şimdi gidiyorum…
içinde SEN olmayan heryere…
Savaşlar, krizler, ve de soğuklar….Yazıma başlamadan önce şöyle darbukanın ‘’güm pata güm pata’’ tıngırtısıyla gireyim ortamın havasını dağıtayım dedim ama yok, ilhami bile ısrarla bunalımda…
Müzik açtım şöyle rock tarzında olsun deyip; sesi de 100 e çektim ki; bişiler kıpırtasın…hücrelerimde her daim stokladığım enerjim, neşem, deli hallerim su yüzüne çıksın diye…olmadı…olmuyor yaw…şarkılar bile isyan ediyor sanki…
Son Yorumlar