Dostluklar güzel olunca, hayaller de bol oluyor…Ne zaman koyu bir sohbetin içine girsek biricik dostum denizyıldızımla, ver elini hayaller….Tabii hayaller elini veriyor da, maazallah çok dikkatli kolunu kaptırmıyor bize…Ahh ne vardı kaptırsa
Bazen bir sahil kasabasında aile pansiyonu işletiyoruz; veranda da yaz akşamlarının ılık ve yumuşak dokunuşlarıyla kahvelerimizi yudumlayıp, anıları yad ediyoruz..güyaaa
Bazen de arabamıza binip, tam gaz dağıtıyoruz kendimizi…dünyanın anasını satanlara bir göz atmaya..merak ediyoruz; bunu baÅŸaranları…gamsız olabilenleri, dünya yansa umurunda olmadan yürümeyi baÅŸarabilenleri…
Su olup; ateÅŸin üzerinde buharlaÅŸmadan dans edebilen insanları…
Bazen kordonda birer birayla güneÅŸin batışını izliyoruz…o anlatıyor ben susuyorum; o susuyor ben anlatıyorum..sonra geçen yaz yaptığımız gibi elimizde fotoÄŸraf makinesiyle dalıyoruz en tatlı, en ÅŸeker hallerimize…iÅŸte o anlar da gerçekten dünya umurumuzda olmuyor….ardı ardına patlayan flaÅŸlar..en deli, en komik hallerimizin ölümsüzleÅŸen kareleri hayat buluyor..
Gerçekten ”dost” um diyebilmek aslında o kadar da kolay deÄŸil…ruh ikizini bulabilmek; aynı ama sadece size ait bir dile sahip olabilmek..yüreÄŸinden geçenleri sen söylemeden, karşındakinin okuyabilme sanatıdır dostluk…Birlikte hayaller kurup, bunun için sabırsızlanmak, heyecanlanmak..gerçekleÅŸmese bile hayallerinden vazgeçmemek..umudunu yitirmemek…en deli hallerine ÅŸahit olabilmek ve kendini onun yüzünde görebilmek…
Åžimdi ben gaza bassam; Marmara’ dan Ege ‘ ye dalış yapsam…sıcak yatağından seni kaldırıp ” sürpriiiz” deyip yüzünü bile yıkamana fırsat vermeden; afallamış suratına bir öpücük kondurup ” kalk kızıım kalkk bugün deniz de bizim güneÅŸ de” desem ve koÅŸsak usanmadan hayallerimizin ardından…takılsak kanatlarına ve bize kolunu kaptırmayan düşlerimizin kolu kanadı olsak…
” dıbb dıba dıb dıbaa dıbb…rip ribe rip rip ribe ribe riiip…dın dın dına dına dıınn ” (dinlediÄŸim ÅŸarkıyı da fon müziÄŸi yaptım hayallere
)












21 Åžubat 2009 saat 19:10
hayır hayır aÄŸlamıcam…. aksine kahkaha atıcam, çok mutlu olucam…. ÅŸimdi burda olsaydın sana sarılsaydım, hiç bırakmasaydım.
dostluk çok kez aşktan önce geliyor. aşk bitebiliyor, yerini bir başkası dolduruyor ama dostun yeri dolmuyor. sevgilini serbest bırakırsın giderse kalan sağlar bizim olur da, dostun gideni insanı süründürüyor. o yüzden sıkı sıkıya sahip çıkmalı dostluklara, sarılmalı hiç bırakmamacasına.
hani bazen diyoruz ya; birbirimize kızsak da, darılsak da asla küsmeyiz. kovulsak kapıdan çıkar bacadan gireriz, öylesine bir dostluk iÅŸte bizimkisi… yazılara konu olacak kadar yani
unutma canımın içi, bu hayallerimiz bir gün gelecek ve gerçek olacak. bizim küçük bir pansiyonumuz olacak. kare masa örtülü. geç saatlere kadar demlik önümüzde, ÅŸalımız sırtımızda, bi senin kızları çekiÅŸtiricez, bi hayatın getirdikleri, sonra bize bırakıp götüremediÄŸi yükleri… sabah yürüyüşlerimiz olacak yemyeÅŸil hayatın içinde. derin derin içimize çekeceÄŸiz çimenle birleÅŸmiÅŸ papatya kokusunu… gelenler gidenler olacak, yeni kiÅŸiler tanıyıp, yeni hikayelerde bulacağız kendimizi. o zaman anlayacağız ki ne hayatlar yaÅŸanmış bizden baÅŸka…
kordon ve gemlik sahil yolunda iyice derine kazıdığımız güzel anılar biriktirdik seninle… karşımıza çıkan palyoça bile nasıl da doldurmuÅŸtu bitmek üzere olan gecemizi deÄŸil mi? bize bakanlara aldırış etmeden çekildiÄŸimiz resimler ÅŸimdi hazine bize… onlara da bakarız dimi yaÅŸlandığımızda
ÅŸu son paragrafta yazdığın ÅŸeyi hayal ettim de, büyük bir ÅŸok geçirirdim heralde… keÅŸke mümkün olsaydı da ışınlanabilseydik. herÅŸeyi yapan insanoÄŸlu bir tek ÅŸu uzaklıkları yakınlaÅŸtıramadı. ama olsun biz nasıl olsa buluruz bi yolunu, uzağı yakın ederiz kendi imkanlarımızla…
gelseydin ya, sarılsaydın bana, uyan tembel deseydin, ben de ” beÅŸ dakka daha, noluuuur” deseydim : ))))))))) yok yok ÅŸaka hiç nazlanmazdım, hemen kalkar senin bana yaptığın ve tadını hala bugün bile unutmadığım kahveden yapardım, bilmiyorum senin yaptığın kadar lezzetli olurmuydu ama
yeryüzünde her insanın bir ikizi yaÅŸarmış derler, aynı kendine benzeyen. ben tipiyle bana benzeyeni bulamadım ama ruhumun eÅŸini buldum. yüzü benzeyeni varsın bulamayayım, önemli olan ruhumun arkadaşını hissetmem, onu tanımam… iyi ki buldum seni bal bademim… sana hep balbademim diyorum bal gibisin ÅŸeker, badem gibisin deÄŸerli… canım diyorum, çünkü canım kadar kıymetli…
emel’immmm… güzel yürekli, güzel yüzlü meleÄŸim… biliyorum arada seni üzüyorum da
hiç belli etmeseden de o an beni boğmak istediğini de biliyorum hadi hadi açık ol
ama ne olursa olsun ben seni çok ama çok seviyorum. hayat boyu senin dostun kalmayı ümit ediyorum. kabul etmeyip, kovsan da sorun değil, bacanın yerini çok iyi biliyorum
