Haz 01

Gerek yok silahın namlusundan çıkacak kurşuna
Bir kalemde silmek var ya!
Silip geçen kurşun yeter canını almaya…
Cüsseyi yere sermek değil marifet
Marifet yüreğe bir çizik atabilmek…
Ne bir sitem
Ne bir ah!
Onlar çoktan yiyip bitirdi kendini
Boş sözlerin birikintisi
Derya deniz olup boğdu geçti bütün bedelleri.
Titremiyor eller
Kırpmıyor kendini gözler
Hayat defterinden bir isim daha eksildi
Bir kalemde silindi gitti!

………………………………………………………
Artık uçabilir güvercinler şimdi….!

                                                                                  emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 28

Küçük bir çocuktuk…elim sen de, yakar top, evcilik, uzun eşek..ve niceleri…Severdik; doyasıya oynardık ve hiç doyamazdık…Büyüdük!…Boyumuz da uzadı aklımızda…İçimdeki çocuk hiç sevemedi büyüklerin oynadığı oyunları…


‘’elim sen de’’ dedim!…koşan olmadı peşimden
Topu kimselere fırlatamadım; her darbesinde yanan benim canım olsa da!…
Evcilik de benzemiyormuş hani, ortaya bir kilim serip üzerinde bebek ağlatmaya, plastik bardaktan çay ikram etmeye komşuna…
Büyüyüp de değişmeyen en kral oyun uzun eşekmiş meğer!…hep birileri diğerlerinin sırtına atlayarak geçiriyor ömürlerini…altta kalanın canı çıksa da acımak yok…kural böyle…İMİŞ!


Ya Kral olacaksın, Ya Kralcı!….
Düşüp dizini kanatsan da dönüp kimse pamuk sarmıyor yarana…
Ağlayıp zırlasan da harç yemiş yürekler,  nafile bir el değsin yanağına…
Herkes KÖREBE olmuş, vicdanlar morfin yemiş mazaretli!…
Ortalıkta YARABANTLARI bitiyor arada
SAF yerine koyuyor onları bazı oyun ustaları!…
‘’yaram derin, bulamadım çaresini…canımı yakan acımadı; bir çizik attı geçti gitti..sarar mısın yaralarımı!? ‘’ diyerek işe başlıyorlar bozuk düzenin kahramanları!…
Ve bir yarabandı olduğunun farkına geç varıyor benim gibi bazıları…
Ne bir kral ne de kralcı olmak niyeti var yüreğimin fikir odalarında..
İlaç yememiş vicdanımın kahramanıyım
Kabuk değiştim,  bir gölgem vuracak arada günışığında
Bir de içimdeki çocuk oyun oynayacak en hasından, minik yüreklerin oyun odalarında…


Büyüdüm
Boyum da uzadı
Aklım da…
Hep elimi uzattım maskeli suretlere
Bir kol, bir kanat bir de yüreğim kaldı  borç defteri kabarmışların dalaverelerinde…
Haydi!
Elim sende…
Ben kaçıyorum…
Yakalayamayacak bundan böyle beni hiçbir EBE…

                                                       emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 18

Boğuluyor cümleler
                                 im…
Kurumuş gözbebeklerim
                                           de…
zehir akmadıkça dışarı
müebbete mahkum sözler
                                             im…

yüreğimde tutunacak dalım olsa da
kırılacak diye korkuyor rüzgar
                                                     ım…
esmiyor…
                savurmuyor
sabrımı sınıyor
                            um…
korkuyu al gözbebeklerimden
Azad olmayacak başka türlü yüreğim…

                                           emlsn

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , ,

May 11

Öyle süslü laflar etmeyeceğim…klasikler serisine de katkıda bulunmayacağım…anneliğin bir güne sığdırılmayacağını bildiğimden, bunu fırsat bilip ticari boyuta taşıyan tüm ahtapot kollara da tutunmayıp yüreğimden geçen o en güzel cümleyi söylemek istiyorum yalnızca;

SENİ SEVİYORUM ANNECİĞİM….

Anneliğin çaba, emek, ve sevgiden geçtiğini anne olduktan sonra daha iyi anladığım için,

Tek koşulsuz sevginin bir annenin yüreğinden başka bir yürekte bulunmadığını, yaşayarak öğrettiğin için,

Gözyaşın olduğum vakitler Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 08

Yalnızlık eski bir sandıktır tavan arasına itilip kakılmış…toza bulamaktır elini, yüzünü de kilidini hep gizlemektir komodinin sağ alt çekmecesinde…gecesi zifir; gündüzü süzme ışıktır eskimiş yüzüne düşen…en çok sevilen ama yüzüne hiç bakılmak istenmeyendir…korkudur…ve bazen ayak sesidir yalnızca beklediği…duyduğu bütün seslere küsen sabır aynasıdır sahibine…

şarkılarda avaz
aşıkta yoldaş
maşukta iki bilinmeyenli denklemdir…
yazana yaren
yazdırana muğberdir…
bir otobüs camında,yatağın bir ucunda, sessiz kaldıramların soğuk kollarında rastlamak mümkündür….ve her beşerin mutlak ”vardır” dediği yüreğinin odalarında…oysa odalar kaldı hep alt katlarda….onun yeri yüzüne bakılmayan, terk-i tavan arasında…yürek hanesinin yüzü yıldızlara ve umuda çalan gri mavi bakışlarında….
satsan beş para etmez!… Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 25

Gerek yok çayır çimen gezip aramaya bulmaya…seyyah olmaya yok hacet!…zaten ilk bindiğimiz otobüs indirmemiş miydi bizi vakitli, vakitsiz yalnızlar durağına…bu ‘’yalnızlık’’ arabesk cümlelerin yakıştırdığı öksüz değil, yetim hiç değil….herkesin tek bir sahibi var; bazen dalıp gitsek de bu dünya aleminin içine…O her daim yüreğimizin içinde bir ses, bir anımsama bekler yalnızca….unutmaya ne hacet!

Duygular bulur elbet yolunu…bazen sıkışsa da yüreğin bir köşesine…sabır girer devreye…korkutmadan, ürkütmeden sinersin bir köşeye, beklersin gece örtecek üstünü güneşle ve her umut mutlaka doğar yeni bir günle…kaybettiklerini, kazandıklarının yerine koymadan dolmayacak testin…bu kez savurmadan, israf etmeden damla damla akıtacaksın yoluna….

Kaybetmek her doğanın alnına yazılmış…ki…bilemezdik elimizdekilerin kıymetini…sabrı yanına yaren eylemiş Mevlam, yalnızlık dokunmasın yüreğimize diye…

Alın dediğin bir karış, yazısına razıyız!…

Ömür dediğin üç vakit, ölüp ölüp Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 22

Bazen iyi oluyor suskun, uslu bir çocuğun birden bire başkaldırması kendine…nasıl başkadır ruhunu güz bozumlarına uğratmak; küfrünü bu kez sadece kendine sallamak…titretmek, sarsmak ve bir tokat atmak!….

hayat geçiyorken yanıbaşından; ve arada savuruyorken rüzgarıyla saçlarını yüzüne, bil ki yaşayan bir ölüsündür de farkın farkında değilsindir…

‘’Heyhaaat’’ların birikmiş heybende…enerjin tükenmiş sürünüyor yerlerde…ve yalvaran gözlerle bakıyor sana içindeki çocuk….

Bir umut…

bir gülüş…

bir söz…de….mi yetmiyor gözlerini açmaya tekrar dünyaya….

Oysa biz ağlayarak almıştık ilk nefesimizi ve ağlamaların tadına vararak öğrendik gülmeleri…

Kızmalı insan bazen kendine..vazgeçmeli içine sindiremediği her şeyden; kendinden geçmeden!…

Heyhaatları çıkarıyorum heybemden; salıyorum gökyüzüne..yüreğime batan bütün darbelerin acısına aldırmadan….

Uzun zaman olmuş.. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 19

Gördüğüm her suret, işittiğim her ses ve dokunabildiğim her yürek yaralı!…sanıyoruz ki etten kemikten ibaret varlığımız…ve her kahkahanın altında onu tetikleyen ne sızılar var…bilinmez…
Yaralı/yız aşktan yana….
Aşk cakasını satıyor şimdi sol yanı kanayanlara!…
Ve ne kadar çok mahkum; o kadar çok itibar!…
İtibar-i zalimin sahipsiz yetimleriyiz….kanmasa şu yürekler, kanamasa sonrasında…
Ne kadar çok yetim; o kadar çok kimsesizlik  cirit atıyor ortalıkta…
Ortalık kan revan!…sessiz çığlıklar çarpıyor da uzay boşluğuna, duymuyor Mevlamdan başka!…
Aşk prangalar vurdu yüreğimize….bal damlarken dilinden gözyaşını katık etti soframıza…
Ah ne çok kandık
Ne çok yaralandık
Aklımıza yol verdik
Sol yanımıza abandık
Ortalık yaralı kaynıyor; SOL YANINDAN YANIP YAKILMAKTA!…

                                                       emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 16

Bir şey yapmak gelmiyor içimden.. gülmek ya da ağlamak…düşünmek de istemiyorum…uyumak!…belki saatlerce ya da günlerce…nedeni yok…nedensiz olamaz mı uykularda?…tıpkı nedensiz gitmeler gibi…bir müddet sessiz harflerim kalsın öylece gölgemle birlikte…suskunluğum doyursun ve kansın her şey,  birkaç ağzı kilit harflerime…

Kanmak…doymak….bıkmak…..ve yaz gelmeden sonbaharı düşlemek….atlamak üzerinden ayların, tanımamazlıktan gelmek…
Bir müddet yok olmayı istemenin nedensizliği içindeyim…Zaman boşadı günleri…Dul bir kadının koynunda can çekişmekte yelkovanla akrep…Koca bir yokluğa sarılmış yürek…üşüyor…düşüyor ve molalarında zamansızlığın…
Uyuyor..!
 
                                                                                                                  emelSen
 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 10

Mevsimler döner..yıllar geçer…anlamazsın içinden geçerken zamanın…hani şimdi elimi atsam yıkılacak bütün heykellerimiz; kırılacak ve tuzla buz..her bir parçası batacak ellerimize, yüreğimize….seninle geçip giden mevsimlerin her anına diktiğimiz o boş boş bakan heykeller…dolduramadık o bakışları…güldüremedik…tam!!! ‘’gülecek’’ derken yine yenik düştü farklı beklentilerimize…oysa ben!…oysa ben!… sanmıştım ki; aynı yol üzerinde gidiyor adımlarımız, küçücük yüreklerimiz kocaman sevdalara sarılmış üşümemek kaybolmamak için birbirine tutunup sarılıyor…

Biri ak biri kara bu heykellerin…gözlerimi henüz Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , ,