May 02

Yeni bir MİM olayı daha…Sevgili arkadaşım burraakk; Üç Kadın Üç Saygı konulu bir mim yollamış bana…Aslında bu konu bana göre fazlasıyla ayrınıtılı ve özel…Ben üç özel kadını alıp, anlatmak yerine genel olarak olayı işlemek istiyorum..Çünkü; kadınları ayrı ayrı sınıflandırmak istemiyorum..Her kadın bazı özelliklerle zaten kendi aralarında bir bütündür…Sadece bulundukları konum ve şartlar nedeniyle bunları farklı zamanlarda, farklı şekillerde ortaya koyarlar…

Peki nedir Kadın ve Kadın olmak?….Neden sadece bazı vasıflar biz kadınlara verilmiştir ve yüzyıllardır  hep odak konusu olmayı başarmışlardır..İlginç yaratıklarız biz diye düşünmüşümdür hep…Biz bile kendimizi çözememişken bırakın karşı cinsi, onlar nasıl çözsün (şaka tabii)

Allah biz kadınları yaratırken; biraz tuz biraz şeker ekmiş üzerimize…Canımız yandığında acı söyler; tatlıya bağlarız Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 07

Bizi hafife alıyorlar…belli kalıplar içersine sokup ”elinin hamuruyla…den den den ” deyip ağzımıza lokma kulağımıza pamuk tıkamaya çalışıyorlar…yeni bir şey değil aslında böyle gelmiş böyle gidiyor (mu?) hala…

” susacaksın…

duymayacaksın…

başını da emme basma tulumba gibi sallayıp onay vereceksin…. ” (başka bir emriniz )

şimdi her şeyden önce Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,

Şub 21

Ben anne olmasaydım eğer…
Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.
Hamileliğim esnasında 80′li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.
O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.
Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.
Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.
Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.
Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.
Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.
Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.
Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.
Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım.
Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.
Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.
Annesinden zorla ayırdılar diye “Uçan Fil Dumbo!” çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.
Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.
Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.
Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.
38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.
Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.
Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.
Sen olmasaydın eğer ben asla “anne” olmayacaktım.
Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış… Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım!

 

(alıntı yazı eklemiyorum aslında..şimdiye dek sanırım 1tane ekledim…ama bunu okuyunca dayanamadım..gel de ekleme….! bir anne olarak çok etkilendim ve paylaşmak istedim…tüm annelere gitsin bu güzel, anlamlı yazı…en büyük, en güzel aşkın evlat sevgisi olduğunu bilenlere gitsin…)

admin tarafından yazılmıştır

May 02

Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranmayı sever.. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını.. Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz. Bir kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri acımak duygusudur. Bir kadın yalnızdır aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz. Bir kadın bilgindir aslında. Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez.Yaratıcılığının sınırı yoktur. Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz yaratıcılığını sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü yaşamınız asla sıradan olmayacaktır. Bir kadın hayattır aslında. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazık ki yaşamıyorsunuz…

…ALıNTı…

admin tarafından yazılmıştır

Nis 23

sustum!… ) )

      kısa bir süreliğine…….

kendi aranızda konuşabilirsiniz……

       kısa bir reklam arası verip döncem ) )

benden ayrılmayın!!!………………………………… ) )

admin tarafından yazılmıştır