
Geçen yaz Fatih Ürek bi ‘’hadi hadi hadiiiiiiii’’ dedi şarkı pek bir kıymete bindi…Önce Seda SAYAN daha sonra kaçın kurası nam-ı diğer Urfalı İbo’muz kaptı parçayı ve albümüne koydu…
Güzel mi!?…
Bence şarkının güzelliği ne amaçla dinlediğinize bağlı…ben ne zaman deşarj olmak istiyorum; açıyorum İbo’dan ‘’hadi hadi hadiii hadeeeeeeeeeee’’yi….Kime sallamak, sarmak istiyorsam son ses eşlik ediyorum İbo abime..hehe…
Hırsımızı, kinimizi, kızgınlığımızı ya da sinirimizi küfür sallayarak atarız ya! içinde müstehcen, ar, leke, yüz karası bulunan sözcükler kulanmayı tercih etmediğim için, benimde küfürüm ancak bu şekilde oluyor…
Bugün burada birkaç madde asacağım tavanıma ve sallayacağım küfrümü…her şey deşarj olmak adına!
Şarkının yalnız nakarat kısmı ilgilendiriyor beni ve top yapıp fırlatıyorum dar ağacı listemdekilerin suratına;
- ‘’Benimle evlenir misin?…koca arıyorum, hanım arıyorum’’ Tv gündüz kuşağını alt üst eden, gelecek neslin bilinç altına ‘’evlilik kurumu’’ böyle ucuz kuruluyor mesajını bizzat veren ve destekleyen saf-i safinaz hanımlarımıza,
- Hayatını yedek kulübesiyle dolduran ve kasım kasım kasılan kası fos mahlukatlarımıza,
- Çiçeği koklamayı beceremeyip, burnunun ucunda ki sarı polenleri sümük zannedip hömkürenlerimize, (nereye çekerseniz çekin, lastik bu esnek oluyor nihayetinde!)
- Seda Sayan’la yatıp Petek’le kalkan, arkadaş meclislerinde entel dantel takılan dili iğne oyalı kadınlarımıza,
- Mail trafiğini allak bullak eden; ‘’bilmem kaç kişiye yolla, duan kabul olsun..yoksa öte dünyada Cııızzzssssssss’ olursun ‘’ diyen örümcek kafalı trafik canavarlarımıza,
- Te Te Te TELEKOMAAAAAAA,
- İnternetteki, Tv de ki, Sokaktaki, Yüreklerde ki Görüntü Kirliliğine,
- Ve tabii ‘’ver gazı, ver gazıııı evladııımmm’’ deyip beni gaza getiren Urfalı leehmağcuun İmparatorumuza,
‘’ HADİ HADİİ HADİİİ HADEEEEEEEEEEEEEE..Aman beee kardeşim ağzı olan konuşuyooo..çok da biip biiip biipp ‘’
Çok da TIIIıııııNNnnnnnnnn
IIIıııınnnnnnNNNNNN
Nnnnnnnnnnnnnn….
Dar ağacında sallanıyor salkım salkım üzümLER….
Taşa tuttum birer birer yere dökülecekler…
El ense uzanmış, yatıyor, keyif sürüyor dağarcımdaki kelimeler…nasıl gıcık oluyorum şu sıralar bilemessiniz…yaw bıkkınlıkta yok ama olmayınca olmuyor demek ki…beynimin kıvrımlarına düşüyor bir şimşek ” amanııınnn kalk kızım kalk, hemen yaz” diyorum ama nafile…anında görüntü nakavt…alıcımın ayarlarıyla da oynamıyorum ama sanırım uyduda sorun var…ben mi uzay boşluğuna yolluyorum, yoksa fezadan bana mı ışınlanıyor, akıyor, yağıyor anlamış değilim…bu aralar gerçekten sorun var bende..enerjim damat halayı çekiyor…üç ileri, üç geri sonra da şak şak el şaklat…bütün çakralarım tıpa yemiş gibi…kendimi baharın kollarına da atamıyorum..bahar mahar ama o da bir garip günlerdir…grip olmuş gibi bir hal var üzerinde…ne kadar güneş olsa da tir tir tiriyor ve de titretiyor..bir soğuk ki sormayın..yani buralar böyle sizin oraları bilemem
Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda, tipide, fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…
Yemek yapmayı çok severim..Ama nereden bilebilirdim ki bir gün sebzenin birinin hışmına uğrayacağı mı?…Geçen gün açtım dolabı yemek yapacam; taze fasulyemi , bezelyemi derken aldım bezelyeleri didim bugün sizi yiceeemmmm
başladım ayıklamaya…derken; 2-3 dakka geçmedi başladı sağ işaret parmağımın, yüzü etli tarafı uyuşmaya…hani bazen ayaklarımız uyuşur, karıncalanır ya, o gibi…dedim ” alla alla hayırdır noluyoooozzz
” önemsemedim..bezelyeler ayıklandı tencereye konup tıngırdıycak, parmağım daha da bir uyuşuk ve iğne gibi batıyor…yaw aradan dört koca gün geçti ama parmağım geçmedi
‘’ canııımm ne oldu sana, çok canın yanıyooo biliiim ama seni ne diye doktora götürücem şimdi ben’’ diyorum…sahi doktora gitmem gerekir mi ki ne!??
…eee
İki sıkı dost…Kuju ve Emel…artık bilmeyeniniz yok ne kadar iyi dost olduğumuzu..her konuda anlaşır, her zaman birbirimze destek oluruz…bir yediğimiz, içtiğimiz ayrı gidiyor mecburen; hee bir de tuttuğumuz takımlar…biliyorsunuz bu akşam Fenerimin maçı var…Msn de konu burdan açılınca biz bir başladık atışmaya
evlere şenlik…didim bu konuşmayı ilk atışmamız adına ve fenerimin aşkına güzel bir anı olarak kalmasını istiyorum..ee o zaman paylaşayım herkesle…hoş bir çekişme yaşandı bugün öğle sularında MSN/deeeee
.. (bugün msn nickim Fenerli..o nedenle fenerli zat benim
..kujum da gerilerden bizi seyreden takımı Gs yüzünden heç bişi yazamadı nickine o kaldı kuju olarak
…kızmaaa yaw…hehe..aslan döndü Kediye!…
Sevgili 




.Bazen ben bile şaşıyorum kendime içim kıpır kıpırken bile nasıl oluyor da bu kadar bunalım yazılar yazabiliyorum diye…sanırım herkesten
.

Son Yorumlar