Fotoğraflara baktım bugün…eski fotoğraflarıma…çocukluk yılları…..okul yılları(en deli ve en güzel yıllarım)…derken düğün resimlerim(bembeyaz gelinliğim ve ben
Sırası geçen her bi fotoğraftan sesler yükseliyordu sanki…kiminden kahkaha, kiminden gözyaşı, kiminden fısıltılar ya da neşeli sohbetler…ama hepsi o karelerin içinde kaldı…ve biz üstüne belki binlerce adım attık…ayak izleri havada asılı kaldı….son bir yılın fotoğraflarında ben kendimi göremedim…hayır vardım ama sanki yoktum…muzip hallerim bilmem kaçıncı fotoğrafta, hırslı ve mücadeleci ruhum okul karelerinde, içten gülmeler ve kahkahalar da albümün orta sayfalarındaydı belki de….sonra söz verdim kendime; bundan sonra her bir fotoğraf karesinde kendimi bulacağım…ve gülümsemelerim albümü her açışımda bana zamanı değil kendimi hatırlatacak.
Nis 16

3 Temmuz 2007 saat 16:08
hayat hızla kayıp giderken avuçlarımızdan zamanı kovalarken bedenimiz… en güzel kanıt fotoğraflardır geride kalana dair. onlar yaşananları unutturmaz işte bize. her bir bakışta o anı tekrar yaşarız kiminde dediğin gibi kendimizi görmeyiz bile kiminde kenarda bile dursak biliriz ki aslında en öndeyizdir.
çok sey hatırlattın bana yine canım. neyse ben gidiyorum fotoğraf albümlerimi karıştırıp onların içinden kendimi tekrar o zamanda bulmaya…
yüreğine sağlık canım
3 Temmuz 2007 saat 16:09
sevgili emel büyüyoruz biliyormusun? her na kadar kabullenmek zor olsada en bilimsel gerçek şu ki: kalbimiz doğduğumuz ilk günden bu yana her seferinde hızını yitiriyor. önemli olan onun hızını yitirmesinden rahatsızlık duymak değil, o tamamen durana kadar onun arada birde olsa hızlıca çarpmasını sağlamak. işte sende artık buna karar vermişsin. hadi şimdi kendini bulma zamanı… koş yoksa geç kalacaksın.