
”annneeee gookuyooo” diye her akşam yanıma gelen minik prensesimin tek derdi bu aralar gece havlayan köpekler
… ne hikmetse bu havhavlar gündüzleri pek şirin geliyorken miniğime, geceleri öcüüü kesiliyorlar gözünde… gündüz severim, gece tırsarım hesabı…
şimdi bizim eve çok yakın bir cafeterya var…arada anneanneyide alıp çocuklarla birlikte hava almaya, çay kahve muhabbetine oraya gideriz…cafenin müdavimi hatta demirbaşı bir de ”mavi” adında yavru bir sibirya kurdumuz var…benim çocuklar onun için çıldırıyorlar…yemeklerimiz bile ”hadi bak maviye gideceğiz” bahaneleriyle yeniliyor çoğu zaman…bir kaşık bir kaşık diye diye mavi aşkına karnımızı doyuruyoruz…gündüzleri çıktığımız kısa yürüyüşlerde nerede kedi, köpek görsek ” anneee miyaaaavvv…anneeee mami, havhav” diye çıldıran Nehir hanım, geceleri hepsini beleşe satıyor, bütün o sevimlilikleri gözünden düşüyor çocuğun…
Ah annelik değil mi, başkası istese ya da rica etse asla yapmayacağım durumlara hatta dumurlara düşüyorum günlerdir…vakit akşam saat 22 den sonra ben arka balkona çıkıp arada ”hoşşşttt…hoooşşşttt” diye bağırıyorum…hatta ışıkları kapatıp bu işi öyle yapıyorum..kimliğimiz ortaya çıkmasın diye…olur ya biri çıkıpta kim o hoştlayaaannnn diye seslense ” pardon küçük kızım uyuyamıyor da ben ondan şey ediyooom…kovuyoom…hoştluyoom…başka semte yolluyoomm…” diyemeyeceğim için 2 hoştlayıp 3 içeri kaçıyorum
… gerçi benim ince, boğazımın köşelerine saklanmış zorla çıkan tiz sesimi, hiç gale alıp giden bir dört ayaklı mahlukat da yok ama ana yüreği işte…ben” hoştt ”dedikçe onlar suratıma doğru ”haaav haavvv” diye caka satıyorlar bana…herşey evlat için..yeter ki Nehir hanım prensesler gibi uyusun, sonra da bana küfür eder gibi gündüzleri de sevebilmek için peşinden koştursun..gece HOŞT, gündüz gel KUÇU KUÇU
Şuan vakit 23.30…birazdan başlar yine benim mesai…gerçi ben konsantrem bozulmasın diye son ses Seden GÜREL 2008 yazını sallayacak dedikleri parçalarıını dinliyorum ama o halde bile kuçu kuçuların sesleri Seden’in sesine on bastı yaw
bu arada antiparantez Seden cıkk..sallayamayacak…ben beğenmedim…zira bizi bu akşam 4.8 şiddetinde Kuzey Anadolu fay hattının Batı kolu bayağ bi salladı zaten…daha başka sarsıntı almayalım biz…
Yaw deprem, kuçu kuçu, hav hav
…Olabilir Mİ..!?
amanııııınnnnn
HOŞT…HOOOOŞŞŞTT….HOOOŞTTTT

12 Mart 2008 saat 19:24
çok keyifli… ve yüzümde kocaman bir gülümseme ile okudum yazını ve dedim hakkaten anne olmak ayrı bir durum. ve en güzeli de aslında gayet sıradan bir konuyu bu derece güzel ve mizahi derecede ele alıp, ortaya müthiş bir yazı çıkarabilmen.
)
ama nehire hak vermek gerek gece havlayan köpeğin ayrı bir tılsımı oluyor, ürkütüyor insanı nedense. hoş ben gündüzleri de çok korkarım bu hayvanlardan ama gecsi daha bi farklı.
diyebileceğim bunlar gerisi yanında olup suanki gülümsememi görmen olurdu. çok güzel bir yazıydı canım.
matrak yazılar serisini bekliyorum senden
13 Mart 2008 saat 02:49
Sabahın körüdeyiz.
Bu gün erkenden koştuk geldik emelsen sayfasına.
Marmara depreminin kırbaç yaralarının izlerini, hala bedenimiz ve ryhymuzda taşımaktayız ya,hassasiyetimiz var bu konulara.
Tv seyretmeyi çok sevdiğimi söyleyemem ama, söz konusu deprem haberleri olunca, ister istemez pür dikkat kesiliyor insan.
Günün yorgunluğunu atmak için, salonun en iyi ışık alan ve en rahat koltuğuna kurulmuş, Ahmet Altan’ın İçimizde Bir Yer isimli kitabının son bölümlerini de zevkle okuyup bitirmeye çabalıyordum ki,
kırmızı renkte ve büyük puntolarla, ekranın alt kısmından kayan yazı dikkatimi çekti.
4,8…
Çınarcık’ın batı bölümü ve kara üzerinde merkezi…
İnsanın bir yakını, annesi,babası,kardeşi,çocuğu,eşi olur da, irkilir,korkuya kapılır ya hani,
işte tam o şekilde birşeyler geldi oturdu o an yüreğime.
Nasıl meraklara,endişelere kapıldım.
Biliyordum ki zira,
emelsen ve prensesleri o yörelerde yaşarlar.
Sabahı zor ettim diye yazsam buraya,yeridir gerçekten.
Ne çok korkmuştur perensesler diye düşünüp durdum.
Bu nedenledir işte,
sabahın köründe yolumuzun düşmesi emelsen sayfasına…
Geldik, gördük ki;
neşeli bir kuçukuçu yazısı arasına sıkıştırılan deprem korkusu,
bizim tahmin ettiğimiz kadar etkili olmamış perensesler üzerinde.
Çok sevindik bu olaya…
Çok sevindik…
13 Mart 2008 saat 12:12
Allam ne hoş !..
13 Mart 2008 saat 16:28
ziyaretiniz ve yorumunuzu okuduktan sonra, ziyaret etmek, teşekkürlerimi sunmak için gelmiştim.Yazınızı okudum.Resim ise bir harika.
Aklıma hemen yakında minik kızımında yavruları olacağı geldi.Çok şeker golden yavrularımız olacak. Ama gelecek günlerin neler getireceğinden de korkuyorum.
Saygılar ve sevgilerle …
13 Mart 2008 saat 16:32
ben o nehir i yerim yerim
fıstık olmuş iyice
maşallah maşşalah:))
gookuyomuymuş o
aman aman kıyamam yahu.
annesi bir öpücük konduruver yanaklarına kızının benim yerime.
öptüm kuzen..sevgiler canısı.
14 Mart 2008 saat 23:38
ne güzel yazmışsın ya…;))öptüm gokuyom diyen dilleri…
15 Mart 2008 saat 23:15
Süper bir yazıydı nasıl gülerek okudum
)) Gece yarısı balkondan köpeklere hoşt diyip kaçışına bittim
)) Harikasın…
4 Nisan 2008 saat 13:36
hahaha çok güzel bi olay ya :d ! Kızın çok şekermiş Allah kem gözlerden korusun! (f)