Bu sabah çocukların sevinç çığlıkları ile uyandım…”anneee kaaaaarrr”diye bağırışlarıyla hemen perdeyi açtım ve gördüğüm manzara muhteşemdi…Doğa yine bembeyaz gelinliğini giymiş, bütün saflığı ve masumluğu ile gözlerimizi büyülüyordu….bir müddet çıkmak istemedim yataktan ve yattığım yerden izledim lapa lapa yağan incilerini….
Öğlen olduğunda birini okula yolculayıp, diğerini öğle uykusuna yatırdıktan sonra aldım kahvemi, açtım radyomu penceremin kenarına kurulup yağan karı izlemeye başladım…derken radyoda Candan Erçetin’in o çok özel şarkısı ”yalan” parçası çalmaya başladı…
”geri döndüren gördün mü geçmişi, boşa soldurdun o nazlı gençliği…bir avuç toprak için yor kendini..dünyada ölümden başkası YaLan…”
ve daldım gittim beyazın en masum haline…soğuğun en güzel şekli şemaline…
değer miydi…?
kızgınlıklara…kırgınlıklara…
öfkelere…sitemlere….
göremediğimiz güzelliklerin içinde boğulup gitmeye….
bugünün işini hep yarınların sırtına bindirmek, verdiğimiz sözleri hala bir umut deyip bekleyenlerin zamanlarından çalmak…
Yalansa ölümden gayrısı; kandırdığmız kendimiz mi yoksa başkaları mı…?
üç kuruşa sattığımız benliğimiz hesap sormayacak mı bize…?
mal mülk için dişimizi tırnağımıza takarken tükettiğimiz zamanlar geri gelecek mi geri…?
bir türlü bastıramadığımız egomuz kaç kişinin kaderini yolundan döndürdü bilenimiz var mı…?
yüzüne kapıyı hızla çarptığımız hayatlar
yüreğine sevgi diye sunduğumuz yalanlar
ellerimize tutuşturulan boş avuntular….
sorgulamalı insan kendini…her kim döktüyse senin için gözyaşı; üzerinde hakkı kalmış ”Dünyada Ölümden Başkası Yalan”….
Kar/Candan ve YalaN…
Görmezden gelmeyi marifet bildiğimiz gerçekleri, ne güzel de su yüzüne çıkardı…
Kırmadan kırılmadan
Sevgi ve hoşgörü ile
Yarın ölecekmiş gibi bugünü sevdiklerimizle paylaşmalı…
Yarın güneş açıp kar eridğinde kaybetmiş olmayacağız aslında beyazın masumiyetini…lapa lapa düşen her inci aslında önce yüreğimize iniyor ki seviyoruz onu izlemeyi…
Öyleyse çıkarıp bulmalı yüreğimizdeki incileri….
”açmadığın dal da sözün geçer mi…dünyada ölümden başkası YaLaN ”
emelSen

4 Ocak 2008 saat 16:15
Güzel bir yazı.
Yazı kadar,başlangıcına yerleştirilen resim de güzel.
Hem kar manzarası,hem de karı seyreden güzelin manzarası güzel.
Üç güzellik bir arada bizim için de.
Karın yağışı,
doğanın güzelliği,
pencereden bakan güzelin güzelliği.
İlginç bir yazıydı.
Tüm insanlar karı,kar yağışını severler zannadiyorum.
O halde,
hepsinin yüreğinde bir hayat ateşi yanmakta,
her biri hayatın güzelliklerinin farkında.
Neden insanlar başkalarına zulüm yapar,başkalarının kaderleri ile oynarlar o halde,yüreklerinde bu kadar sevgiye yer varsa?
Neden hep güzellikleri görmez,
güzellikleri yaşamayız?
Çocukluğumuz çabucak geçti,doyamadık kar topu oynamaya bahçemizde arkadaşlarımızla.
Şimdi ömrümüz geçiyor.
Hadi,içimizde yarım kalanları gerçekleştirelim.
Önce biraz kartopu oynayalım,sonra da kar gibi ap ak yapalım vicdanımızı.
Doğayı ve insanları sevelim.
Zaman daralıyor zira…
4 Ocak 2008 saat 17:10
MÜKEMMELL.. dün gece hatipoğlu unun sohbetinden sonra aklımda o kadar çok şey var ki yazacak şimdilik bu kadar…vakit dar..
4 Ocak 2008 saat 18:14
aslında hersey yalan değil mi. son nefesimizi aldığımızı hissettiğimizde hangi çığlıklar bir bir geliyor aklımıza, kırdığımız kalplerin belki haddi hesabı yok, yada kırıldığımız küçük şeyler. sevgi bekleyip bulduğumuz zannettiğimiz yüreğe sıkıca baglanıp sonra bir gün apansız terk edilişimiz bile yalan.
gercek kendimiziz. yaşamda nefes aldığımız kadar bu hayata veya dünyaya dair buraya ekebildiklerimiz. biz kimse görmeden, dokunmadan ağlıyoruz… kime ne ??
çaresizliğimize ilaç oluyor mu ağladığımız kişi veya durum. biz yaş aldıkça, yıllar geçtikçe değil ağladıkça yaşlanıyoruz belki. bu da….
kimin umrunda ??
artık kendimizi düşünme vaktimiz. geç kalmadık, aksine şimdi başlasak erken yol almış bile sayılabiliriz.
yüreğine sağlık canım. bir şarkı ve beyaz kar görüntüsü nerelere götürdü beni. ve tabi ki senin eşsiz, keyif veren yazın…
4 Ocak 2008 saat 19:13
canım emeğine sağlık çok güzel i yazı olmuş yine….öyle güzel döküyosun ki içindekileri sana hayran kalmamak elimde değil….
4 Ocak 2008 saat 20:37
Ah duygusal yürek ah !….Sen farkındasın ama ne yazık ki yaşamı farkedemeyen öyle çok insan var ki…Ne mutlu sana ve senin gibi yaşamı anlayabilenlere……
cam güzeline sevgilerimi,öpücüklerimi ilet ….okuldan gelecek olana ….işten gelecek olana da ilet…..seni mi ? Ben zaten yazdığın her şeyi okuduğumda seni öpüyorum….
4 Ocak 2008 saat 20:40
camın kenarında
elinde kahven
halin geldi gözümün önüne kuzen…
yanında olsaydım da
beraber dinleseydik ya o şarkıyı….
fena mı olurdu?
hımmmm canım çekti pencere önü kahve faslını..
öpüyorum seni
mujuxxxx
4 Ocak 2008 saat 23:52
Seni geceleri sona bırakmayı seviyorum neden mi gece yatarken duygular düşünceler yaratıyorsun bende çoğu kişi hüzünlü bulsa da yazdıklarını yada seninle bağdaştırsa da hiç alakası yok. Sen yüreklerin hissettiklerini dile getiremediklerini kaleme alan güzel arkadaşım Emelsensin
hem kal emi bizi emelSEN siz bırakma ibişim emi
Yaşasın kar ama sokaktaki insalara da ev versin karı yağdıran yücemiz ! Not:Tema çok güzel olmuş aylardır 3 kolona geçicem korkuyorum valla bozarım diye şekercim sevgiler
5 Ocak 2008 saat 00:06
Kocaman bir ömür desek de, nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir hayat…
Sanki sonsuzmuş gibi tükettiğimiz,
Yarınlara ertelenmiş
dünlerden kopamadığımız
bugünleri unutup yaşadığımız hayat…
Kırdıklarımız, kırıldıklarımız, küstüklerimiz
Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz
Gördüklerimiz, göremediklerimiz, görmeye tahammül edemediklerimiz…
Maskelerimiz, tebessümlerimiz, gözyaşlarımız..
Kısaca koskocaaamaaannn!! hayatımız…
Hoş değil belki ölümü düşünmek..
Ama unutmak.. İşte o yalan..
Bembeyaz örtüye büründük yine.. Hoş görüntünün ardında keşke o trafik kabusu olmasa..
Yine de keyfini çıkarmak gerek değil mi:)
O camdan karları seyreden güzel prensesin yanaklarını öper misin benim için:)
Öyle şeker görünüyor ki..
Sevgiler..
5 Ocak 2008 saat 01:01
evet hemen hemen her yer bembeyaz ve gelin gibi,sıcacık evde kahve yada çay içerken izlemek guzel tabı.huzur verıcı,kardeşim ve yiğenlerımde de aynı heyecan yaşandı hatta en küçüğümüz bile dışardan geldiğinde dediki hayatımın en guzel gunu bugun çünkü kar yağıyor(hayatıda daha 4 yıl bıle olmamış:) )……. neyse….peki fotodaki guzel bayan kım acaba? merak ettım.maşallah yanakları tam ısırımlık…
ellerıne sağlık canım.ne karmakarışık yazmışım:) neyse ben tez yollıyam dimi
5 Ocak 2008 saat 14:06
Kar ı çok seviyorum bende…Hatta bayılıyorum! O dondurucu soğuğuna rağmen sıcacık duygular oluşturuyor bende…
Cam önünde uzuun uzun seyredip düşüncelere dalma,değerlendirmeler yapma,kendini sorgulamalar kısmı da evet…Bir farkla benim elimde vazgeçilmezim çayla
5 Ocak 2008 saat 19:53
Ziyaretiniz için teşekkürler iyiki yolunuz bana düşmüş sizin ogüzel satırlarınızı okuyabildim. Kar ne müthiş güzellik saflık farkında olmadan dudaklarımda tebessümler bırakır. Yalanlara gelince ölümden başkası yalan ama sadece ölümleri gördügümüzde hatırlıyoruz sonrası maalesef… sevgiler selamlar
5 Ocak 2008 saat 20:48
çok güsel yazmışsın gene o kadar net ki anlatım tarzın ellerine güsel yüreğine sağlık senin ..
öp küçükleri benim için olur mu