
Ayy..ayy..ayyyyyyyy ..tüü tüü tüüü nazar değmesin..ne kadar tahta, beton, cam, araç gereç varsa vurayım…bir şeyler oldu bana yaf
…bi neşe, bi keyif, bi enerji sormayın gitsin….yalnız keyfim gıcır, argoyu da altüs edesim var bugün..o nedenle yazımda imla ve yazım kurallarına uymayı pek düşünmüyorum..rahatım yaa, huysuz, yaramaz ve özgürüm yaaa dilediğim gibi yazacaaaaaaaaaaaaaaaaaaammmmmmmm 
hazurmuyuuuuuuuuuuuzzzz?…sonnnn..kiiii….üççç…..döööörrrttt…
en son ne zaman dünyaya karamsar gözlerle bakmıştım… ”arada canımı yakıyorsun…elim sende deyip kikirdiye kikirdiye kaçıyorsun” diyerekten kabuğuma çekilmiştim…ee ben emelsen isem çok değil en fazla 4-5gün kadar olmuştur….olsun yaaw arada bunalım Leyla olmayı seviom ben
sonra hiçbişey olmamış gibi delirmeyi…ardından bir çocuk gibi davranabilmeyi…30 yaşı devirdik ama büyümeye hiç mi hiç niyetim yok…15 yaşın çocuksuluğu, saflığı, vurdumduymazlığı yapışmış üzerime..gitmesin hiç, kalsın bir ömür benimle…kim ne demiş ne düşünmüş umrumda mı…seviyorum emelsen seni
ahandaaa bu çok şey oldu..sonu …ist le biten bişi…amanda unuttum..
mazoşist
(cıks) egoist
(cıks)…neyse neee 
geçen KBK (kırmızı başlıklı kız) yı dinliyorum radyo da…zaten her öğlen mutlaka açar, dinlerim…deli yaaa biraz da zıpır…kendime getiriyor beni…ilk defa bir radyo dj inin hiç susmamasını şarkıya geçmemesini diliyor ve arada deli ne yapsa yeri diyorum…kırmızıyı dinlerken hep şunu düşünüyorum; ” kırmızı sen ve ben birgün yer değiştirsek…sen benim çocuklara baksaaann…tabii alışkın olmadığın için arada delürebilirsin, dimedi dimeee…nehir mi sana uyar sen mi nehire bilmiiyim ama bana uyar…ben de şöyle içimde ne kadar biriktirdiğim, uzun süredir gün yüzüne çıkarmadığım enerji varsa salayım gitsin senin mikrofona…bi deşarj olma durumları veryansın etsin hanii ”
şimdi bundan şöyle bir sonuş çıkar; ( İHHHiiiiii (tuba!!) )
Kırmızı ve benim Nehir evin altünü üstüne getirmişler, hababam gayretle hanım hanımcık Sude’ mi kendilerine benzetme çabası içindeler…ya da Kırmızı delilikten feragat etmiş ” emeeeelll ben senin varyaaaaa…kalkk kıııız koltuğumdaaan..çıldırmaya ramak kaldı…al balalarını…gözünün yağını yiyeeemm ben çocuk bakamiiiceeeemmm
” diye feryat figan bana çığırtacak…(TIR)
heheeeehehheee…yemeeezleeerr Kırmızııııı….o sırada ben senin koltuğunda radyoyu çoktan elime geçirmiş ”haydeeee şofffööör abileeer, öğrenciii kardişler örtmenleeerim bırakın direksiyonu, fırlayın sıraların üstüne, taksim meydanı eller havaayaaa….Ankaraaaaa çok siyasi gördüüm siziiii….haydeee ellerde bayraklar Anıtkabreeeee..Ata’ ma şikayeeeteeeee….sol gösterip sağdan, sağ gösterip soldan vuranlar sokun o ellerinizi cebiniizeeee….Nevruzu savaş alanına çeviren zihniyetleriii tık içeri poliis amcaaa.hay lele lelely ley leyyyyy….SeviyoRUM SEniii…..KIRMIZIIIII…..haydeeeee…hep bir ağızdaaaannnn ÇILDIRMAYA AZ KALDIIIII…..
tabii ben bütün bunları Kat DeLuNa eşliğinde radyodan haykırırkene, deli gömleğimi giydirmek üzere, kapıda iki görevli belirir…Bakırköy akıllıları ve bahçesinde ki yılların emektarı düşünen adam (ki hala düşünüyoo), camlarda kapılarda beni karşılayıp; ‘’ hay lele leyley leley leyyyy’’ die tempo tutacaklardır…
meraaabaaaa…meraabaaaa….haydeeeee çıldırmayaaaa….yakında bütün halk burada NASILOLSA !…..
KIRMIZIII..SEN BENİM ÇOCUKLARA SAHİİP ÇIKASIN….ARADA ZİYARETE GETİRESİİİNNNN…
HUUUUUUUUUU….KIRMIZIIIIII SANA DİYİİİİİİİMMMM…DUYMİNMİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ 
KIRMIZI ALL THE KAYIIP 

23 Mart 2008 saat 00:35
Allah neşeni daim etsin
seni böyle deli görmek de ayrı bi keyif behh….
senden çok güzel bi dj olurdu kesin. öyle program tarz falan anlamaz kafana göre takılırdın… canın mı sıkkın ver slowları, yok keyiflimisin o zaman çal en oynakları… dinleyince de merak eder acaba emoş bugün hangi modda hihi..
su düşünen adam da ne meshur oldu yaw. hani adamın deli olası bile yoksa o heykele bakıp delirebilir. öyle bi modda oturup bakıyo ki adama. içinden ister istemez deli olmak ve onun gibi dalmak geçiyo… bi de tam girişte sanırım hep filmlerde gösterirler hani ordan geçmim deme şansın yok. mutlaka o deliyi görüp delirecen
))))))
öptüm seni kocaman canım… deliliklerin daim olsun, hastanede buluşuruz. 3510 numaralı oda… bi yanında…:))))))))))))))
23 Mart 2008 saat 00:38
geloomm kujuuum gelooommm

hunimide kaptımmm 3510 numaraya dalıyooommmm
24 Mart 2008 saat 02:21
yahu emel adamı zorla deliliğe itiyosun valla :s sahi ben zaten deliii yim dimi
24 Mart 2008 saat 02:22
deli olmak her zaman prim yapıo zaten… ben bunu iyi bilen bir ”akıllı”yım…
24 Mart 2008 saat 14:28
Helal olsun vallahi!…
yazcak bir şey bulamıyorum,şaşırmış vaziyetteyim.
Güzel konuşanı görmüştüm,
güzel yazana da çok rastladım da,
yazıyı konuşturana ilk kez rastlıyorum.
Resmen kelimelerin,cümlelerin sesini işittik okurken…
Kahkahalar çınladı kulağımızda,sevinçlere ortak olduk.
Bahar geldi ya, emelsen’e gün doğdu.
Tutamaz artık kendini, doldurur gönlüne baharın güzelliğini,
sonra da kelime olur,yazı olur,şiir olur akar yüreğimize.
Biliyor musun,
bu bahar seninle daha renkli geçecek galiba.
Dilerim bu güzel heyecanını kaybetmeszin ve bize de pozitif enerjini aktarmaya devam edersin.
Sağ ol,konuşan kelimelerin yazarı!…
Yok!…Kahkaha atan!…