Oca 13
![]()

Sıkıcı bir Ocak ayının cam göbeği yansımasında düşler…
Gülsen bir kuraklık
Ağlasan bir soğukluk…
Ayaz ayaz çığlık atıyor sevdalar…
Sarılıyorsun kendine
Dokunuyorsun cam göbeği yansıması düşlerine
Tipi yağıyor hayallerinin üzerine
Vazgeçemiyorsun yine de
Bir küskünlük bir dargınlık
Dudak büküyorsun
Suratı ekşi satan Ocak ayı edalarına…
Buz kesmiş yüreği…!
Dokunamıyorsun
Sis kesmiş maviye bulanıyor duvarların
Saçların ihanet edip rüzgarlara karışıyor
Bakışların donuk
Ellerin yalnızlığın koynuna düşüyor
üşüyor…
Cam göbeği yansımasında düşlerin kalıyor
Bir mevsim daha seni terkediyor
Farkındasın…!
Sahip çıkacak hiçbir mevsim payına düşmüyor…
emelSen

13 Ocak 2008 saat 15:38
Terkeden her mevsimin ardından başka bir mevsim buluyor bizi ve mutlu kılıyor…Her mevsim yeni bir sahiplenme ve yeni bir terkediliş… Yeni bir mutlulukve yeni bir acı…
Bir zamanlar ki Michelin lastik reklamı geldi aklıma…Hatırlarmısınız O michelin’in mantar adamı her lastiği sevip ağlayarak uğurluyordu.. Lastik dünya turu yapıp geri gelince tekrar mutlu oluyordu mantar adam
Sevgiler….
14 Ocak 2008 saat 00:29
çekip giden mevsime yüreğimi verdim
esen deli rüzgar onu alıp uzaklara savurdu
matem elbisemi giyinip
bir garip halin en göz alıcı haliyle
nefesimin ciğerlerime battığı bir akşam üstü
dudaklarımın buzulunda bir elveda ile
benden kopan parçamı uğurladım
dönüp bakamadım
sadece ardı sıra sustum
suskunluğun en teneşir kokan haliyle…
Emel’ciğim bu şehrin sokaklarında mevsimler hep zemheridir. Sokaklar hep hüzün kokar, ortalık hep gözyaşına mesken olmaktan ıslaktır. Ama her mevsimde açan bir de gülü vardır dikeni olsada…
Canım hayırlı geceler diliyorum…
14 Ocak 2008 saat 12:12
Ayın ondördü deyimi vardır hani,
güzellikleri,sevimlilikleri tarifler,
ninelerimizin,dedelerimizin dillerindeki hoş anlatımdır hatıralarımızda kalan.
O geldi aklıma şimdi şiirini okuyunca ve yorum köşende gezinirken klavyemin tuşlarındaki harflerim.
Bu gün 14 Ocak…
Oldukça soğuk bir Ankara sabahı…
Yerde, öyle kolay kolay sıcağa,toprağa,zamana yenilmeye niyetli olmayan, ince bir beyaz örtü var.
Ağaçlar gelin duvağı görünümünde buzla kaplanmış,harika bir manzara sergilemekte bakışlarımıza.
Soğuk iliklerimize işlemekte…
Şiirin,
nasıl da yakışmış bu komposizyona…
Sıkıcı bir Ocak ayının,sıkıcı bir zaman dilimindeyiz.
Bir mahzun meleodi aksediyor kulağıma derinlerden çıkıp gelen,
”Lale devri çocuklarıyız,zamanımız geçmiş!…” diyor bir güzel ses…
Hayallerimizin, sevdalarımızın, ümitlerimizin zamanı geçmiş…
Çok geç mi kalmışız ne?…
Çoktan terk etmiş hayallerimiz,ümitlerimiz,sevdalarımız bizi…
Çoktan terk etmiş mevsimlerimizi sevda meltemlerimiz…
Güzel bir şiir olmuş.
Nasıl da güne,aya,mevsime uymuş…
14 Ocak 2008 saat 14:52
terk eden yeter ki mevsim olsun. mevsim dönüp dolaşıp tüm sıcaklığını yine de döner yüzünü dünyaya. insandan korkamak gerek, verilen sözlerden…
bırak yağsın tipiler, ses vermesin mevsim, üşüsün için. er geç hayallerin için atacaksın bir adım ve o an neyse mevsim değiştrieceksin istediğine.
yüreğine sağlık cnm… yine senden yine harika… öpüyorum koskocaman…
14 Ocak 2008 saat 19:12
mevsimini bilmeyen bir yağmur gibi
sağanak sağanak yağıyor yüreğim
bulutlara küsmüş güneşi unutmuş
açaçak olan çiçekleride solmuş
öylesine dolaşıyor şu dünyada
iyi haftalar ablacığım
15 Ocak 2008 saat 14:54
“Sahip çıkacak hiçbir mevsim payına düşmüyor…”
)
Yüreğine sağlık…Kış duyguları bu kadar güzel dile getilemezdi..Kıskandım mı ne
15 Ocak 2008 saat 16:54
güle güzelliğini veren dikenidir.d ikenine katlandığı için gül güzeldir.yaşam dörbaşı mamur olsaydı tadı tuzu olurmuydu?rasulullah taiflilerin kendisine yaptıkları eziyet ve işkencelere sabrı nedeniyie miraçla müjdelenmedimi? gülelim eğlenelim kam alalım dünyadan diyen divan şairi nedim , damdan dama kaçarken düşüp ölmedimi.tüm sıkıntılara olumsuzluklara ramen yaşamak ne kadar güzel. Yarın güneş daha güzel doğacakmevsimin soğukları geçecek yağan karlar eriyecek bahar gelecek yaşamda güzelleşecek….
15 Ocak 2008 saat 23:04
umut,inancın kapısıdır
inanç,bilmenin kapısıdır
bilmek,yaratıcılığın kapısıdır
yaratıcılık,deneyimlemenin kapısıdır
deneyimlemek,ifadenin kapısıdır
ifade,oluşumun kapısıdır
oluşum tüm hayatın aktivitesidir ve Tanrı’nın tek fonksiyonudur
yani…
neyi umut ediyorsanız,bir süre sonra ona inanırsınız
inandığınız şeyi bir süre sonra bilirsiniz
bildiğiniz şeyi bir süre sonra yaratırsınız
yarattığınız şeyi bir süre sonra deneyimlersiniz
deneyimlediğiniz şeyi bir süre sonra ifade edersiniz
ifade ettiğiniz şeyi bir süre sonra olursunuz…..
tüm hayatın formülü işte budur
bu kadar basit…..kendine iyi bak canım
17 Ocak 2008 saat 22:50
harika bir şiir daha yazmışsın..kutlarım seni bi tanem…