nelerden vazgeçmedik ki her birimiz….ayaklarımız götürmedi yüreğimiz el vermedi ama biz suratımızı büküp vazgeçtik…varmıydı başka çaresi…? YOK….!
bir yanım o kadar hazırdı ki….ve ben de vazgeçtim beni yoran bütün kelimelerden..ki onları kelime yapan aslında bir o kadar yaşıyor ve hayatın kendi içinde sır gibi kıyıda köşede….
zaman….nasıl hazırlıyor insanı taze gelin gibi….önce çeyizin ilmek ilmek işleniyor ve özenle bözenle sandığında yerini buluyor…yoruluyorsun ama seve seve….canını dişine taka taka hatta….ve sahneye çıktığın an başlıyor roller oynanmaya….ola ki repliğin kaldıysa beyaz sayfanda aklın havalarda kalırsın dekor önünde heykel gibi…asıl gerçek oradadır işte….
Ne mi anlatıyorum ben…? herkes anlamaz yazılarımın içinde ki cümlelerin kulağa fısıldadıklarını….hoş herkes anlasın diye bir çabam da yok zaten….cümleler benim…duygular benim….ne güzel değil mi…? noktayı bile istediğim yere koyabiliyorum….
ve nokta diyorum…!
Bir yanım o kadar hazırdı işte…
NOKTA yı koyduysan yerine, VAZGEÇMEK kendine sonunda yer buldu demek…!
ve ZAMAN sen işlediğim çeyizin, gözümün nurunu döktüğüm emeklerimin içine ede ede hazırladın beni sil baştan hayata….
Seviyorum seni Hayat…! İçinde vazgeçmek de olsa nefes alabiliyorum ya…şükür ediyor ve neşeyi tekrar sahneye alıyorum…
VAR mı başka çaresi…YOK…!
o halde gelsin neşemiz yerine…))
anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az..!
neşe bu…bir yanı hep nazlıdır kahrolasıcanın….dudaklarının gamzelerine ulaşmak için vizesi onun yüzü suyu hürmetinedir…
oysa ne yüz kaldı ne hürmet….kahroldu bütün duygular…VAZGEÇMEK uğruna….
çünkü öyle öğretilmişti bize….
ayağını süre süre
yüreğini kaç nolu sahneye çıkaracağını bilmeden
……….İşte öyle…!
nokta koymak varken neden uzuyor kelimeler…?
kime neyi anlatma çabası bu…!
ben anlıyorum seni….
yani KENDİMİ…..

1 Kasım 2007 saat 03:08
çok uzun bir ara verdin. dört gözle yeni yazını beklerken nihayet geldi. senin sorgularken tatlı bir kinle hayata bakış açın çok uzun zamandır kendimde uğramadığım duygulara götürdü beni.
cümleleri ilmek ilmek işlemişsin yine. işte emelsen farkıyla yazılmış çok süpeyy bi yazı… begendim demek hafif kalır. benzetmelerinle, cümlelerindeki keskin tavrınla adeta meydan okumuşsun.
kendini çok yakında anlayacağını ben biliyorum, ne demiştik hersey zamanda gizli. aldırma hayat ummadığımız kadar hızlı sen yasamaya bak.
cümlelerin hiç bitmesin bitanem…
2 Kasım 2007 saat 01:41
Özgür - demokratik ve Eşitlikçi Bir Türkiye İçin
3 Kasımda Ankara dayız, Ankarada olmalıyız
3 Kasım 2007 saat 13:41
nelerden vazgeçmedik ki her birimiz….ayaklarımız götürmedi yüreğimiz el vermedi ama biz suratımızı büküp vazgeçtik…varmıydı başka çaresi…? YOK….!
yok bazen başka bi çaremiz kalmıyo vazgeçmekten başka hayat bizi mecbur bırakıyo vazgeçip kendi başımıza mutlu olmaya
çok güzel yine döktürmüşsün emel ellerine yüreğine sağlık
5 Kasım 2007 saat 14:13
evet aynen öyle Emel, aynen öyle…
8 Kasım 2007 saat 00:14
güzel halası
))bak payımı aldım bu yazıdan ben de kendimi seveyim dedim
)öptüm o kocaman yüreğinden…