Ağu 08

Kusura bakma Emel’im çok manidar yazılar yazdırmayacağım sana bir süre…biliyorum; ilham perilerin tep tep tepiniyorlar başının üzerinde…şu sıralar çok yoğun olsan da, onlar seni her yerde buluyor, yakanı rahat bırakmıyorlar…yatakta, otobüste, yolda, hatta yemek yerken bile sıra sıra dizilmiş cümleler yolluyorlar beynine….yazacak çok şey var…duyguların cirit atıyor…hatta bayram çocuklarının o çok bilindik neşesini saçıyorlar etrafına….yüreğin eskisi kadar karmaşıkta değil..bu çok çok iyi !…azıcık dayasan başını, birazcık kayıp gitsen duygusallığına; seni dürtmekten anam ağlıyor…
Beni dinlemeyi ne zaman öğrenecek, ne zaman akıllı uslu yarı kaçık biri olacak derken; nihayet yaşadıklarınla yüzleşebilmeyi başardın… kaç kişi yapabilirdi; şerbetin içinden tuzu süzebilmeyi….ve onları her gece bile bile yastığının altında taşıyabilmeyi…sana en çok affetmek yakışıyor bir de susmak! Aynı dili konuşmadığın o kadar çok insan var ki; mazur görmek inan seni alçaltmıyor…
Şimdi o çok bilmiş perilerin var ya; işte onlar beni çok eğlendiriyor hizaya soktum hepsini…en prezantabl, en şugar olanını yolluyorum arada yanına…ondan bu aralar pek bir haşır neşirsin rock müziğin imam bayıltan gürültüsüyle kaçıklık yakışıyor ruhuna…yaprak arası cümleler sarıp;  bir oturuşta midelerine indirmelerinden bıkmadın mı!? Üzerine soğuk suları sen içip, yüreğine hararet basan günlerden gına gelmedi mi? Artık pratik olmalı yemeklerin…kızartmalar yapıp, üzerine bol sarımsaklı yoğurtlar döküp sunmalısın…yanında da bir şişe soda, hazmedemeyenlere müessesemizin ikramı dersin…yanmadıkça dil; yoğurdu üfleyerek yemesi gerektiğini öğrenemez… vesaireler uzar gider…az ve öz olduğunu bilmek sana yeter…
Kader dediğimiz kavram ne kadar karmaşık görünse de; o üzerine düşeni en doğru şekilde yapar…bazen her şeyin üst üste gelmesi, çok da kötü değildir…gereklidir ! sabrı yüreğinde taşıyabilmeyi başarır, zamanla dost kalabilirsen; inan arabın saçları rapunzelin saçlarına dönüşecektir  bu da aynanın asıl yüzüdür…
Her içses; sahibinin tek gerçek dostudur! Çünkü evren tek bir neden üzerine kuruludur…İnanç ! inanmaktan vazgeçmediğin sürece; doğrular izini sürmekten asla pes etmeyecektir….
Hadi kalk şimdi…Aynada ne görüyorsan; sana en çok onu yazmak yakışacak
Ve bazı ilham perilerin bir süreliğine nadasa yatacak

 

                                                                        £melS£N

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Haz 17

Hep bir umuttu
Hep bir hayal !
İnancın beli büküldüğü anlarda
Başın kollarının arasına saklandığında
Tam çığlık atacakken
Umutlar doğar
Ve adına cesaret koyarlar…

Cesaretin gölgeleri dans ediyor eteklerimde
Daha yerime varmadan tırmanıyorum merdivenleri üçer beşer
Hasretsen suya
İçeceksin kana kana…
Mavinin utangaç, duygusal kızına el sürüp
Rahmet yağdıracağım üzerime!…
Arınıp duygulardan kucak açacağım cesaretime…
Bugün dokundum aynadaki aksime
Gereksiz tozları sildim üzerinden
Mavileri giydim
Düğün var,
Dans ediyor gölgeler…..

                          emelsen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 06

 şöyleee lise yıllarıma gidesim geldi…asıp dersi kopmak geldi içimden…hayatı Tİ yeee aldığımız vakitlerin bol muhabbetli dar vakitlerine….

 defter, kitap tüm levazımları sırt çantasında taşımak yerine, elimizde taşımanın genç ruhumuza sardığı havayı sAR sAR SARMALAYASIM geldi….

tost yemenin en keyifli zamanlarında en buz gibisinden kolayı hüpletesim geldi okul bahçesinde….

dersi dinliyormuş edalarına bürünüp coğrafya kitabımın bilmem kaçıncı sayfasına, ortasına ok batırdığım uyduruk kalbe SeN ve BeN yazmak,

zil sesiyle rüyadan uyanıp, kızlar tuvaletinde kenarı kırık aynada 16yaşlarındaki EmeL’i görmek geldi 

adını sonradan ”platonik aşk” koyduğumuz utangaç hallerimize şimdi uzaktan bakıp gülümsemek ve pıR pıR atan kalbimizin en komik hallerine gülmek geldi az biRaz…

hababam sınıfı olma yolundaki çabalarımızın başarısızlıkla sonuçlandığı yıllardaki halimizin aslında ”Ha-babam hayata” diye direnen şaşkın ergen ruhumuza geçici dönüş yapıp;

beden dersini ‘’spor bahane bahçe şahane” diye iple çektiğimiz günlerin anısına smaç atasım geldi karşı takımın SaHaSıNa… P

yine su savaşı yapmak

arkadaşlar arası trip yapmak

boş derste gürültüyü had safhaya çıkarmak

herşeye rağmen takdir teşekkür alıp göğsümüzün kabardığı yıllara dikey geçiş yapmak geldi içimden…

belli ki ”ne güzel yıllardı beee” diyeceğimiz zamanlara gelmiş biz hiç farkında olmadan büyümüş ve aslında aklımız hep o yıllarda kalmış….

seviyorum hayat seni  arada anılarımızı dürtüp dürtüp önümüze koyduğun ve ”haydi bakem filmi geri sardım;otur izle ve keyfini çıkar” lüksünü yaşattığın için bize…

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,