El ense uzanmış, yatıyor, keyif sürüyor dağarcımdaki kelimeler…nasıl gıcık oluyorum şu sıralar bilemessiniz…yaw bıkkınlıkta yok ama olmayınca olmuyor demek ki…beynimin kıvrımlarına düşüyor bir şimşek ” amanııınnn kalk kızım kalk, hemen yaz” diyorum ama nafile…anında görüntü nakavt…alıcımın ayarlarıyla da oynamıyorum ama sanırım uyduda sorun var…ben mi uzay boşluğuna yolluyorum, yoksa fezadan bana mı ışınlanıyor, akıyor, yağıyor anlamış değilim…bu aralar gerçekten sorun var bende..enerjim damat halayı çekiyor…üç ileri, üç geri sonra da şak şak el şaklat…bütün çakralarım tıpa yemiş gibi…kendimi baharın kollarına da atamıyorum..bahar mahar ama o da bir garip günlerdir…grip olmuş gibi bir hal var üzerinde…ne kadar güneş olsa da tir tir tiriyor ve de titretiyor..bir soğuk ki sormayın..yani buralar böyle sizin oraları bilemem
Kendime türlü türlü bahaneler arıyor gibi bir halim mi var, Devamını okuyun »
İstanbul, Ankara, İzmir derken; Bursa’da da nihayet blog yazarlarımız buluşuyor…Yaklaşık 1hafta önce blograzzi forumda bununla ilgili konu açan ve organizeyi üstlenen arkadaşımız 
Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda, tipide, fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…
Gerek yok çayır çimen gezip aramaya bulmaya…seyyah olmaya yok hacet!…zaten ilk bindiğimiz otobüs indirmemiş miydi bizi vakitli, vakitsiz yalnızlar durağına…bu ‘’yalnızlık’’ arabesk cümlelerin yakıştırdığı öksüz değil, yetim hiç değil….herkesin tek bir sahibi var; bazen dalıp gitsek de bu dünya aleminin içine…O her daim yüreğimizin içinde bir ses, bir anımsama bekler yalnızca….unutmaya ne hacet!

Sardı beni güncel yazı denemelerim..şiir de duygusallığı işlemeyi seviyorum daha çok…hatta öyle ki dibe vuracak kadar işliyorum içine, o zaman da fazla bunalım oluyor…bu aralar hiç o kadar duygusal değilim..olsam da hooop hemen kapı dışarı…sıkıldım bıktım yaw…ruhumu esir aldı sanki..istemiyiiiimmmmm kederleri, hüznü…ve de verenleri!…
Sevgili 

.Bazen ben bile şaşıyorum kendime içim kıpır kıpırken bile nasıl oluyor da bu kadar bunalım yazılar yazabiliyorum diye…sanırım herkesten
.

Son Yorumlar