Haz 01

Gerek yok silahın namlusundan çıkacak kurşuna
Bir kalemde silmek var ya!
Silip geçen kurşun yeter canını almaya…
Cüsseyi yere sermek değil marifet
Marifet yüreğe bir çizik atabilmek…
Ne bir sitem
Ne bir ah!
Onlar çoktan yiyip bitirdi kendini
Boş sözlerin birikintisi
Derya deniz olup boğdu geçti bütün bedelleri.
Titremiyor eller
Kırpmıyor kendini gözler
Hayat defterinden bir isim daha eksildi
Bir kalemde silindi gitti!
………………………………………………………
Artık uçabilir güvercinler şimdi….!
emelSen
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: bedel, beyaz, can, cüsse, defter, deniz, derya, gökyüzü, güvercin, Hayat, isim, kalem, marifet, namlu, silah, silmek, sitem
Mar 27

Bu bir iç kanama…hücrelerin yüreğe yaptığı bir darp…ve dağılmış bir yürek paramparça…içimiz kan ağlamadan hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…
duygular düşünceler karışmış birbirine, dikenli bir tel yumağı batıyor beynime…zor değil biliyorum; bir ani reflekse bakıyor herşey…biraz canımı yakacak belli !…bir el atmalı, kanasa da avuçlarım bir kere kanar!….sonra ver elini eski neşelerim, gülümsemelerim…en doğusundan en batısına keşfine çıkacağım kendimin….arada şımartıp gıdıklayacağım ve hep en tazesi konacak yanağıma gamzelerimin….hüzünsüz olmaz….olmazsa olmaz!….son sürat kabuk değiştiriyor duygular ve çığlıklar kulakları sağır edecek kadar sabırsız…
kırıldı ya bütün sözler
sustu sonrasında gözler
anladım yanlış yerde kalmış ayak izlerim…zor değil yeni bir pencereden solumak havayı…alt etmişken bütün zorlukları; vız gelir…tırıs gider…gerisi hikaye!….
bir iç kanama sonrası nekahat dönemi
az kaldı uyanmaya!…..sonrasında kapanacak defterler…
emelSen
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: Batı, çığlık, defter, doğu, göz, hikaye, nekahat, neşe, sabır
Oca 06


şöyleee lise yıllarıma gidesim geldi…asıp dersi kopmak geldi içimden…hayatı Tİ yeee aldığımız vakitlerin bol muhabbetli dar vakitlerine….
defter, kitap tüm levazımları sırt çantasında taşımak yerine, elimizde taşımanın genç ruhumuza sardığı havayı sAR sAR SARMALAYASIM geldi….
tost yemenin en keyifli zamanlarında en buz gibisinden kolayı hüpletesim geldi okul bahçesinde….
dersi dinliyormuş edalarına bürünüp coğrafya kitabımın bilmem kaçıncı sayfasına, ortasına ok batırdığım uyduruk kalbe SeN ve BeN yazmak,
zil sesiyle rüyadan uyanıp, kızlar tuvaletinde kenarı kırık aynada 16yaşlarındaki EmeL’i görmek geldi 
adını sonradan ”platonik aşk” koyduğumuz utangaç hallerimize şimdi uzaktan bakıp gülümsemek ve pıR pıR atan kalbimizin en komik hallerine gülmek geldi az biRaz…
hababam sınıfı olma yolundaki çabalarımızın başarısızlıkla sonuçlandığı yıllardaki halimizin aslında ”Ha-babam hayata” diye direnen şaşkın ergen ruhumuza geçici dönüş yapıp;
beden dersini ‘’spor bahane bahçe şahane” diye iple çektiğimiz günlerin anısına smaç atasım geldi karşı takımın SaHaSıNa…
yine su savaşı yapmak
arkadaşlar arası trip yapmak
boş derste gürültüyü had safhaya çıkarmak
herşeye rağmen takdir teşekkür alıp göğsümüzün kabardığı yıllara dikey geçiş yapmak geldi içimden…
belli ki ”ne güzel yıllardı beee” diyeceğimiz zamanlara gelmiş biz hiç farkında olmadan büyümüş ve aslında aklımız hep o yıllarda kalmış….
seviyorum hayat seni
arada anılarımızı dürtüp dürtüp önümüze koyduğun ve ”haydi bakem filmi geri sardım;otur izle ve keyfini çıkar” lüksünü yaşattığın için bize…
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: arkadaş, Aşk, ayna, çanta, defter, ders, EmeL, Hayat, kaçış, kalp, keyif, Kitap, Lise, lüks, muhabbet, okul, platonik, rüya, smaç, Spor, tost, trip, zil
Son Yorumlar