May 13

El ense uzanmış, yatıyor, keyif sürüyor dağarcımdaki kelimeler…nasıl gıcık oluyorum şu sıralar bilemessiniz…yaw bıkkınlıkta yok ama olmayınca olmuyor demek ki…beynimin kıvrımlarına düşüyor bir şimşek ” amanııınnn kalk kızım kalk, hemen yaz” diyorum ama nafile…anında görüntü nakavt…alıcımın ayarlarıyla da oynamıyorum ama sanırım uyduda sorun var…ben mi uzay boşluğuna yolluyorum, yoksa fezadan bana mı ışınlanıyor, akıyor, yağıyor anlamış değilim…bu aralar gerçekten sorun var bende..enerjim damat halayı çekiyor…üç ileri, üç geri sonra da şak şak el şaklat…bütün çakralarım tıpa yemiş gibi…kendimi baharın kollarına da atamıyorum..bahar mahar ama o da bir garip günlerdir…grip olmuş gibi bir hal var üzerinde…ne kadar güneş olsa da tir tir tiriyor ve de titretiyor..bir soğuk ki sormayın..yani buralar böyle sizin oraları bilemem

Kendime türlü türlü bahaneler arıyor gibi bir halim mi var, Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 25

Gerek yok çayır çimen gezip aramaya bulmaya…seyyah olmaya yok hacet!…zaten ilk bindiğimiz otobüs indirmemiş miydi bizi vakitli, vakitsiz yalnızlar durağına…bu ‘’yalnızlık’’ arabesk cümlelerin yakıştırdığı öksüz değil, yetim hiç değil….herkesin tek bir sahibi var; bazen dalıp gitsek de bu dünya aleminin içine…O her daim yüreğimizin içinde bir ses, bir anımsama bekler yalnızca….unutmaya ne hacet!

Duygular bulur elbet yolunu…bazen sıkışsa da yüreğin bir köşesine…sabır girer devreye…korkutmadan, ürkütmeden sinersin bir köşeye, beklersin gece örtecek üstünü güneşle ve her umut mutlaka doğar yeni bir günle…kaybettiklerini, kazandıklarının yerine koymadan dolmayacak testin…bu kez savurmadan, israf etmeden damla damla akıtacaksın yoluna….

Kaybetmek her doğanın alnına yazılmış…ki…bilemezdik elimizdekilerin kıymetini…sabrı yanına yaren eylemiş Mevlam, yalnızlık dokunmasın yüreğimize diye…

Alın dediğin bir karış, yazısına razıyız!…

Ömür dediğin üç vakit, ölüp ölüp Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 22

Bazen iyi oluyor suskun, uslu bir çocuğun birden bire başkaldırması kendine…nasıl başkadır ruhunu güz bozumlarına uğratmak; küfrünü bu kez sadece kendine sallamak…titretmek, sarsmak ve bir tokat atmak!….

hayat geçiyorken yanıbaşından; ve arada savuruyorken rüzgarıyla saçlarını yüzüne, bil ki yaşayan bir ölüsündür de farkın farkında değilsindir…

‘’Heyhaaat’’ların birikmiş heybende…enerjin tükenmiş sürünüyor yerlerde…ve yalvaran gözlerle bakıyor sana içindeki çocuk….

Bir umut…

bir gülüş…

bir söz…de….mi yetmiyor gözlerini açmaya tekrar dünyaya….

Oysa biz ağlayarak almıştık ilk nefesimizi ve ağlamaların tadına vararak öğrendik gülmeleri…

Kızmalı insan bazen kendine..vazgeçmeli içine sindiremediği her şeyden; kendinden geçmeden!…

Heyhaatları çıkarıyorum heybemden; salıyorum gökyüzüne..yüreğime batan bütün darbelerin acısına aldırmadan….

Uzun zaman olmuş.. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 17

Elimizin tersindeki hayatlar…hani şöyle itiversek gidecekler ya, ama nedense biz itemiyoruz.sonra da gözyaşlarına teslim ediyoruz kendimizi …sorgulamalı ara sıra hayatı…hayatımızı…hayatlarımızı….bizi başka deryalara götüren şarkı tadında yaşansa diyorum bazen…yaşayabilsek….ya da bu şarkıların gözü gerçekten kör mü olsun?….herkes kendi hayatını yaşıyor söz de…ama herkes herkesin hayatından etkileniyor….düşünüyor….özeniyor…üzülüyor…ve de bazen ağlıyor…herşey laf da yaşanıyor…biz yaşanası hayatları kelimelerin arasına sıkıştırmış dudaktan kulaklara dökmüşüz yalnızca…sonra da sırtımızı dönüp gitmişiz….ne can bulmuş ne ruh ….öylece kalakalmış…görebilseydik eğer ne çok yaşanılası duygular havada asılı kalmış,can verilmeyi bekliyor görürdük… ve de pişman olur muyduk acaba, geriye dönüp bakınca….nice gözyaşları elimizin tersinde sırada bekliyor….itilmeyi…kakılmayı….halbu ki biz ne çok itip kakıyoruz hak edilmeyen duyguları… yanlış burda olsa gerek….elimizin tersini mi bilmiyoruz ya da hayat duygulardan ibarettir bunu mu ayırt edemiyoruz….ruhsuzları oynuyoruz, yalanları dilimize dolayıp…hak ediyoruz ay ışığına hasret bırakılmayı….karanlıklara mahpus edilmiş hayatlar bizimkisi…hadi gülelim halimize….herkes duygusunu içinde yaşamaya devam etsin….kimse kimsenin halinden anlamaz oldu nasıl olsa…elimizi de yüzümüze sürelim; içimiz başka dilimiz başka söylemesin!…

                                                                                     emelSen (21.07.2006)

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , ,

Oca 13

Sıkıcı bir Ocak ayının cam göbeği yansımasında düşler… 

Gülsen bir kuraklık

Ağlasan bir soğukluk…

Ayaz ayaz çığlık atıyor sevdalar…

Sarılıyorsun kendine

Dokunuyorsun cam göbeği yansıması düşlerine

Tipi yağıyor hayallerinin üzerine

Vazgeçemiyorsun yine de

Bir küskünlük bir dargınlık

Dudak büküyorsun

Suratı ekşi satan Ocak ayı edalarına…

Buz kesmiş yüreği…!

Dokunamıyorsun

Sis kesmiş maviye bulanıyor duvarların

Saçların ihanet edip rüzgarlara karışıyor

Bakışların donuk

Ellerin yalnızlığın koynuna düşüyor

üşüyor…

Cam göbeği yansımasında düşlerin kalıyor

Bir mevsim daha seni terkediyor

Farkındasın…!

Sahip çıkacak hiçbir mevsim payına düşmüyor…

                                                            emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,