Eyl 09

Benim için gerçekten uzun sayılabilecek kadar ara verdim bloguma…Haziran ayının son haftalarından itibaren; bir gittim pir gittim… Uzun otobüs yolculukları, belini büktüğümüz hasretlikler, kavuşmalar, vedalar……….ve son olarak mekan, mahal değişikliği…Bunca hava değişimi yetmiyormuş gibi işi toptan değişime vurdum ; yoğun ve yorucu çabalarım sonucu evi de taşıdım.

Hala şaşkınım…bu yaz nasıl geçti, ben ne yaptım, neredeyim burası yeni evim mi demek; günün sözü gibi yerleşti hayatıma….

7 yıl aradan sonra çok sevdiğim İzmir’in havasını soludum; sevgili denizyıldızımLa bol bol hasret giderdik derken hayatımın üçte birini geçirdiğim Gemlik’e geri döndüm…geri kalan 3/2 lik oran o kadar çok yere bölünüyor ki; yaşamımın çoğu Gemlik’de geçmiş bunu fark ettim…Denize aşık biri olarak; orayı terk etmek ve başka bir yere taşınmak çok da kolay olmadı benim için…ilk zamanlar koşuşturmaktan anlamadım ama özlemiyorum desem yalan olur…Gözlerim alışmış her gün doya doya denize bakmaya,  şimdi ne deniz var ne deniz zzz…Bursa,  ya sen beni seveceksin ya ben seni…! Başka yolu yok

Evi yerleştirip hobaaaaaaaaa ben yine yoLLarda… Şöyle bir memleket havası alıp, yeşile de bol bol kanıp vurduk kendimizi yine yollara….

Artık yeni evimdeyim…ve inanın buradan bloguma bakmak bile yabancı geliyor bana…Ani değişikliklere hemen adapte olamam ben…ama büyüsüne de inanırım…

Büyü…..evet büyü !

Değişen yalnızca mekan, mahal olmayacak hayatımda….Ruhumun kabuk değiştirmeye o kadar ihtiyacı var ki…..duygularım tavan yapıp; yüksek volume eşliğinde dikey geçiş yapmaya niyetli…Anlayacağınız slow müziğin sesi kısılsın, rock girmeli devreye….

Kızgınlıklarım

Kırgınlıklarım

………………Onlar istemesem de anılarımın arasında

Henüz rastlayamadığım hayatın büyüsüne

Ben bir el attım…

Hadi şaşırt beni ve aklımdan geçenLeri !

Hak ettim

Hakkından geLmem gerek…

O kadar çok şeyi geride bıraktım buna değmeLi

BÜYÜlenmeLi….yim…

                                EmelSEN







admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tem 29

 

Çoğunuzunda bildiği gibi benim can dostum, arkadaşım sevgili Gülçin; imkanı olsa dün akşam msn den doğru beni bir güzel dövecekti, şeytana davetiye yazımı okuyunca’’ TaiLe gittin, döndün bu ne emooooşşş, bu yazı neeee!!?..çok kızdım okuyunca sana..bahar tadında bir yazı beklerken senden, bu neee’’…Ben biliyom şeytan diken diken etti onun tüylerini  Biz ne zaman yazı yazsak ilk önce birbirimize okutur, ondan sonra yayınlarız sayfamızda…
-kııss oku bakem editöryam…nasıl??
-olmuş canım ama şurayı düzelt ya da şöyle olabilir..onun dışında harikaaa
-doğru sölee bak..iyi olmuş mu gerçekten?
-çok güzel olmuş 
-tenen… P
Şeklinde onaydan geçer yazılarımız….

Bu kez editöryayı bulamadık, esti bi rüzgar yüreğimizden, şeytana davetiye çıkartıp koyduk yayına…
GönüL neler neler istemiyor, ya da neLer geçmiyor umut denizimizden de; balık varda oltaya mı gelmiyor!? Birgün iyi isek, bir gün kötüyüz bu aralar anlayacağınız…Kafa karışık hem de çoookkk. Her şey mi üst üste geLir? Geliyor işte çalımını sattığımın hayatı…Oyun oynuyor bu aralar benimle…Üstelik hiç sevmem elim sende oyununu..Ebe olmak, yakalamaya çalışmak yoruyor beni…
Sınıfta kalmaya razıyım, ama ne oLur Hayaaaaaatt gelme üstüme üstümeeee…
Ben kafamdan soruları, sorunLarı atmaya çalışıp, kendimi parkLara salmışken bugün; keyif çatıp, çıplak ayakLa çimenlerin canını okuyacakken, sokak çocukları geldi yanıma…Sohbet ettik uzun uzun…anaların doğurup doğurup sokağa saldıkları çocuklar !
-ablaaa kandiLİn kutLu olsun..bi cigaraa verseneeee
-!!! 
Gerek görmüyorum detaya girmeye..az çok tahmin edebilirisiniz konuşmaları…
Gel de umudu yaz, gelde bağır ‘’ hayaaattt çookk güzeeel..seviyorum yaşamayıııı…tırıs gelir tırıs gider’’ demeyi diyebiLmeyi çok isterdim…
İçim acıdı, yüreğim darlandı…Bende de var anne yüreği..AkLım almadı..aLmak istemedi !!
ŞartLar, koşullar ne olursa olsun; doğur doğur at sokağa..İşte bu hiç oLmadı!

Yürüdüm…yürüdüm..yürüdüm
Kendi derdimi, keyfini çatacağım çimenlerin üzerinde bırakıp daldım gittim dünya derdine, 7-8 yaşlarındaki minik yürekLerin tütün kokulu sisLİ dünyalarına…
Gülçin’im, denizyıldızım Emelsen yazsın şimdi umudu, yaşamayı, mutluluğu!
Şıkır şıkır, fıkır fıkır bir yazı yazmak gelmiyor içimden…Ben bu kahrolası hassasiyetimi, duygusallığımı bırakamadıkça yazamıyorum…Hele ki şu sıralar her şey üstüme üstüme geliyorken….Kararlar yüz bin kere değişmek zorunda kalıyorken, seçimlerini aklın değil akılcıklar  veriyorken VARSIN HAYAT BİLDİĞİ GİBİ GELSİN!
Elbet bir gün benimde can çekişen umutlarım tekrar hayat bulacak..
Can dostum;
En kısa zamanda yüreğinden benim için geçen güzellikler Yerini bulacaktır, emin oL…

Denizyıldızım’a SevgiLerimLe…

                                                                                EmelSEN

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Haz 10

Yürümeden bitmez yol…zift kokulu asfalta bulanmadan ayakların,  kedere caka satamazsın…baş koyduğun her yol emek ister, emeklemeden adım atmayı öğrenemezsin ya! koşmak için bu acelen neye, nereye?
Sabır fırından yeni çıkmış bir somun ekmek; önce kokusuyla avunacaksın ki ağzın yanmasın!
Hürmetler HAYAT!…
Defolu bütün düşünceler
Falso vermiş hareketler
Yamalı tekrarlar ilk senin elinden geçiyor da sınıf geçiyoruz ite kaka…

 

On adım sonrası bir durak
Olmasa kaderde kötürüm  olmak da var
Arada MoLaLaR  gelip yerleşmese baş köşeye
Düşünceler defolu çıkacak…
Koşmadan ağır adımlarla yürümeyi öğretiyor yaşanılanlar
Bir somun ekmeğin kokusuyla ağzımıza KİLİT VURDUK
Yol bitmedi!…
Nakaratlardan pay çıkartılacak…
Hürmetler HAYAT!…
Çok yol aldım…bilirim kapın hep açık
Biraz toza,  biraz ağa bulanmış odamın duvarları
Söyleyecek cümlelerim var
Her zamanki gibi yine yüreğim konuşacak…!
                                             ….bitmeyecek….

                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Haz 01

Gerek yok silahın namlusundan çıkacak kurşuna
Bir kalemde silmek var ya!
Silip geçen kurşun yeter canını almaya…
Cüsseyi yere sermek değil marifet
Marifet yüreğe bir çizik atabilmek…
Ne bir sitem
Ne bir ah!
Onlar çoktan yiyip bitirdi kendini
Boş sözlerin birikintisi
Derya deniz olup boğdu geçti bütün bedelleri.
Titremiyor eller
Kırpmıyor kendini gözler
Hayat defterinden bir isim daha eksildi
Bir kalemde silindi gitti!

………………………………………………………
Artık uçabilir güvercinler şimdi….!

                                                                                  emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 22

Bazen iyi oluyor suskun, uslu bir çocuğun birden bire başkaldırması kendine…nasıl başkadır ruhunu güz bozumlarına uğratmak; küfrünü bu kez sadece kendine sallamak…titretmek, sarsmak ve bir tokat atmak!….

hayat geçiyorken yanıbaşından; ve arada savuruyorken rüzgarıyla saçlarını yüzüne, bil ki yaşayan bir ölüsündür de farkın farkında değilsindir…

‘’Heyhaaat’’ların birikmiş heybende…enerjin tükenmiş sürünüyor yerlerde…ve yalvaran gözlerle bakıyor sana içindeki çocuk….

Bir umut…

bir gülüş…

bir söz…de….mi yetmiyor gözlerini açmaya tekrar dünyaya….

Oysa biz ağlayarak almıştık ilk nefesimizi ve ağlamaların tadına vararak öğrendik gülmeleri…

Kızmalı insan bazen kendine..vazgeçmeli içine sindiremediği her şeyden; kendinden geçmeden!…

Heyhaatları çıkarıyorum heybemden; salıyorum gökyüzüne..yüreğime batan bütün darbelerin acısına aldırmadan….

Uzun zaman olmuş.. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 12

Sardı beni güncel yazı denemelerim..şiir de duygusallığı işlemeyi seviyorum daha çok…hatta öyle ki dibe vuracak kadar işliyorum içine, o zaman da fazla bunalım oluyor…bu aralar hiç o kadar duygusal değilim..olsam da hooop hemen kapı dışarı…sıkıldım bıktım yaw…ruhumu esir aldı sanki..istemiyiiiimmmmm kederleri, hüznü…ve de verenleri!…

Hayatımızda biz fakında olsak da olmasak da belli geçiş dönemleri vardır…dönem gelir; girersin içine, öyle yoğun yaşarsın ki ama hüzünlü ama neşeli…ben buna dönem ödevi derim…ya geçersin ya da kalırsın…sık sık imtihana tutulursun…bir bakarsın ki üç yanlış sürekli bir doğrunun bacağından tavana asıyor ve kalmıyor hiçbir doğru….yırtar atarsın…anlarsın nerede nasıl hata/lar yaptığını…’’satayım anasını’’ der,

Sil baştan başlarsın her şeye…ve yine yeni yeniden başlar bir dönem dahaJ

Değmiyor hayat gereksiz kişi ya da kişilere gözyaşı dökmeye

Değmiyor hiç birşey üzülmeye kendinden geçmeye!…

Ve değmiyor doğrularını heba etmeye onlarca yanlış uğruna…

Aslında geçmiyor hiçbir Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 17

Elimizin tersindeki hayatlar…hani şöyle itiversek gidecekler ya, ama nedense biz itemiyoruz.sonra da gözyaşlarına teslim ediyoruz kendimizi …sorgulamalı ara sıra hayatı…hayatımızı…hayatlarımızı….bizi başka deryalara götüren şarkı tadında yaşansa diyorum bazen…yaşayabilsek….ya da bu şarkıların gözü gerçekten kör mü olsun?….herkes kendi hayatını yaşıyor söz de…ama herkes herkesin hayatından etkileniyor….düşünüyor….özeniyor…üzülüyor…ve de bazen ağlıyor…herşey laf da yaşanıyor…biz yaşanası hayatları kelimelerin arasına sıkıştırmış dudaktan kulaklara dökmüşüz yalnızca…sonra da sırtımızı dönüp gitmişiz….ne can bulmuş ne ruh ….öylece kalakalmış…görebilseydik eğer ne çok yaşanılası duygular havada asılı kalmış,can verilmeyi bekliyor görürdük… ve de pişman olur muyduk acaba, geriye dönüp bakınca….nice gözyaşları elimizin tersinde sırada bekliyor….itilmeyi…kakılmayı….halbu ki biz ne çok itip kakıyoruz hak edilmeyen duyguları… yanlış burda olsa gerek….elimizin tersini mi bilmiyoruz ya da hayat duygulardan ibarettir bunu mu ayırt edemiyoruz….ruhsuzları oynuyoruz, yalanları dilimize dolayıp…hak ediyoruz ay ışığına hasret bırakılmayı….karanlıklara mahpus edilmiş hayatlar bizimkisi…hadi gülelim halimize….herkes duygusunu içinde yaşamaya devam etsin….kimse kimsenin halinden anlamaz oldu nasıl olsa…elimizi de yüzümüze sürelim; içimiz başka dilimiz başka söylemesin!…

                                                                                     emelSen (21.07.2006)

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , ,

Oca 06

 şöyleee lise yıllarıma gidesim geldi…asıp dersi kopmak geldi içimden…hayatı Tİ yeee aldığımız vakitlerin bol muhabbetli dar vakitlerine….

 defter, kitap tüm levazımları sırt çantasında taşımak yerine, elimizde taşımanın genç ruhumuza sardığı havayı sAR sAR SARMALAYASIM geldi….

tost yemenin en keyifli zamanlarında en buz gibisinden kolayı hüpletesim geldi okul bahçesinde….

dersi dinliyormuş edalarına bürünüp coğrafya kitabımın bilmem kaçıncı sayfasına, ortasına ok batırdığım uyduruk kalbe SeN ve BeN yazmak,

zil sesiyle rüyadan uyanıp, kızlar tuvaletinde kenarı kırık aynada 16yaşlarındaki EmeL’i görmek geldi 

adını sonradan ”platonik aşk” koyduğumuz utangaç hallerimize şimdi uzaktan bakıp gülümsemek ve pıR pıR atan kalbimizin en komik hallerine gülmek geldi az biRaz…

hababam sınıfı olma yolundaki çabalarımızın başarısızlıkla sonuçlandığı yıllardaki halimizin aslında ”Ha-babam hayata” diye direnen şaşkın ergen ruhumuza geçici dönüş yapıp;

beden dersini ‘’spor bahane bahçe şahane” diye iple çektiğimiz günlerin anısına smaç atasım geldi karşı takımın SaHaSıNa… P

yine su savaşı yapmak

arkadaşlar arası trip yapmak

boş derste gürültüyü had safhaya çıkarmak

herşeye rağmen takdir teşekkür alıp göğsümüzün kabardığı yıllara dikey geçiş yapmak geldi içimden…

belli ki ”ne güzel yıllardı beee” diyeceğimiz zamanlara gelmiş biz hiç farkında olmadan büyümüş ve aslında aklımız hep o yıllarda kalmış….

seviyorum hayat seni  arada anılarımızı dürtüp dürtüp önümüze koyduğun ve ”haydi bakem filmi geri sardım;otur izle ve keyfini çıkar” lüksünü yaşattığın için bize…

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 04

Bu sabah çocukların sevinç çığlıkları ile uyandım…”anneee kaaaaarrr”diye bağırışlarıyla hemen perdeyi açtım ve gördüğüm manzara muhteşemdi…Doğa yine bembeyaz gelinliğini giymiş, bütün saflığı ve masumluğu ile gözlerimizi büyülüyordu….bir müddet çıkmak istemedim yataktan ve yattığım yerden izledim lapa lapa yağan incilerini….

Öğlen olduğunda birini okula yolculayıp, diğerini öğle uykusuna yatırdıktan sonra aldım kahvemi, açtım radyomu penceremin kenarına kurulup yağan karı izlemeye başladım…derken radyoda Candan Erçetin’in  o çok özel şarkısı ”yalan” parçası çalmaya başladı…

”geri döndüren gördün mü geçmişi, boşa soldurdun o nazlı gençliği…bir avuç toprak için yor kendini..dünyada ölümden başkası YaLan…”

ve daldım gittim beyazın en masum haline…soğuğun en güzel şekli şemaline…

değer miydi…?

kızgınlıklara…kırgınlıklara…

öfkelere…sitemlere….

 göremediğimiz güzelliklerin içinde boğulup gitmeye….

bugünün işini hep yarınların sırtına bindirmek, verdiğimiz sözleri hala bir umut deyip bekleyenlerin zamanlarından çalmak…

Yalansa ölümden gayrısı; kandırdığmız kendimiz mi yoksa başkaları mı…?

üç kuruşa sattığımız benliğimiz hesap sormayacak mı bize…?

mal mülk için dişimizi tırnağımıza takarken tükettiğimiz zamanlar geri gelecek mi geri…? 

bir türlü bastıramadığımız egomuz kaç kişinin kaderini yolundan döndürdü bilenimiz var mı…?

yüzüne kapıyı hızla çarptığımız hayatlar

yüreğine sevgi diye sunduğumuz yalanlar

ellerimize tutuşturulan boş avuntular….

sorgulamalı insan kendini…her kim döktüyse senin için gözyaşı; üzerinde hakkı kalmış ”Dünyada Ölümden Başkası Yalan”….

Kar/Candan ve YalaN…

Görmezden gelmeyi marifet bildiğimiz gerçekleri, ne güzel de su yüzüne çıkardı…

Kırmadan kırılmadan

                         Sevgi ve hoşgörü ile

                                    Yarın ölecekmiş gibi bugünü sevdiklerimizle paylaşmalı…

Yarın güneş açıp kar eridğinde kaybetmiş olmayacağız aslında beyazın masumiyetini…lapa lapa düşen her inci aslında önce yüreğimize iniyor ki seviyoruz onu izlemeyi…

Öyleyse çıkarıp bulmalı yüreğimizdeki incileri….

          ”açmadığın dal da sözün geçer mi…dünyada ölümden başkası YaLaN ”

                                                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,