Nis 30

Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda,  tipide,  fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…

Gelincik tarlasında papatya olmak yakıştı ruhuma…usanmıştı gönlüm karda kardelen olmaktan ya; şimdi tadını çıkartıyorum güneşin….

Edebiyat yapmak bile ağır geliyor…yaz kızım dilediğince diyorum kendime….

Yaziiimmmiiiiiiii..hehe…

Haydi o zaman eller havayaaaaaaaaaaa…. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 12

Sardı beni güncel yazı denemelerim..şiir de duygusallığı işlemeyi seviyorum daha çok…hatta öyle ki dibe vuracak kadar işliyorum içine, o zaman da fazla bunalım oluyor…bu aralar hiç o kadar duygusal değilim..olsam da hooop hemen kapı dışarı…sıkıldım bıktım yaw…ruhumu esir aldı sanki..istemiyiiiimmmmm kederleri, hüznü…ve de verenleri!…

Hayatımızda biz fakında olsak da olmasak da belli geçiş dönemleri vardır…dönem gelir; girersin içine, öyle yoğun yaşarsın ki ama hüzünlü ama neşeli…ben buna dönem ödevi derim…ya geçersin ya da kalırsın…sık sık imtihana tutulursun…bir bakarsın ki üç yanlış sürekli bir doğrunun bacağından tavana asıyor ve kalmıyor hiçbir doğru….yırtar atarsın…anlarsın nerede nasıl hata/lar yaptığını…’’satayım anasını’’ der,

Sil baştan başlarsın her şeye…ve yine yeni yeniden başlar bir dönem dahaJ

Değmiyor hayat gereksiz kişi ya da kişilere gözyaşı dökmeye

Değmiyor hiç birşey üzülmeye kendinden geçmeye!…

Ve değmiyor doğrularını heba etmeye onlarca yanlış uğruna…

Aslında geçmiyor hiçbir Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 11

Bugün şiir yazacaktım..baktım cümleler karışacak birbirine; dedim ‘’emel vazgeç’’…at soteye…son kullanma tarihi geçmeden kullanırsın bir ara…düz yazı, deneme falan derken ‘’cıks’’ sarmadı beni…bazen arapsaçına döner duygularım..işte o zaman yazmakla yazmamak arasında gidip gelirim…biliyorum huyumu; kelimelerin canına okuyacağım, içine öyle anlamlar katacağım ki arif olan anlar edalarıyla yapışacak blogumun yakasına..anlamayana da davul zurna az deyip sazımı tıngırtatacağım…fazla ukala olacağım anlayacağınız!…

Valla hiç ukala olasım yok bu aralar…hüznü de sattım beş kuruşa gecenin koynuna…neşe desen; ara ki bulasın…hangi deliğe saklandı, kimlerin gönlünü avutuyor bilen yok…pek bir iştahsızım bugün…sanırım biraz da Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 04

Bu kadar gamsız değil elbet yüreğimiz…arada saklarız, örteriz üstünü gülümseten cümlelerle…ki bütün gaye; bizim hüznümüz bilir haddini !…diyebilmektir…herkesin yüreğinde vardır bir çizik, bir ur…kim diyebilir ki hasarsız birinci elden sıfır!!!!…bazen uyuyan bir yarayı kanatırız bilerek ya da bilmeyerek…varınca farkına af niyetine ani geçişler yerini bulur hüzün kokan kelimelerimizin arasında…

Önemlidir hüznünü sevmek…ve dibine kadar benimdir deyip sahip çıkabilmek….kolaydır dışardan seyretmek ya da okumak…ve ahkam!!! kesmek….”ben buyum” diyemedikten sonra; zordur sevdirmek ve anlatabilmek en derinlerinizdeki hicranınızı….

Nasıl da oyunuyor kelimeler bizimle… Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 20

Şimdi ben balıklama dalmalıyım lafın ortasına
Sözün başladığı yeri adam yerine koymadan
Adam gibi laflar etmeliyim….
Ne kadar yetim bıraktığımız cümle varsa hesap sormayı bekleyen
Yüzsüzlüğümüzü de alıp
Dikilmeliyiz karşısına….
Hani bazen bir şarkının sızlayan nağmesinde
Düşersin aklıma
Ya da gelen her baharın gizli bahçesinde
Kokun tüter burnumda
Öyle çok hüzünlü laflar etmeyeceğim
Keşkelerimizi de yük etmedim yanımda
Üstüne basa basa taş oluyor yürek bir vakit sonra
Ve benim güneşim yönünü şaşırıyor
Farketmiyor doğudan ya da batıdan düşmüş yoluma
Sen içime işlemişsin
Darılmaz hiçbir mevsim bana
Biz onlarca mevsimin sırtında taşıdık aşkı
Epey yük aldık
Yol alamasak da kendi adımıza!…
Lafın başını çoktan kaçırdık
Anlayamadan ne olduğunu…
Üç noktalarla keşkelerin arasında
Ve ortasında yaşanmaya mahkum ya
Şimdi ben balıklama dalıyorum lafın ortasına
Söze gerek yok
Arada gün yüzüne çıkıyor
Adam gibi bir SEVDA!…
 
                           emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Mar 11

Bazen çok sıkılıyorum fazla duygusal yazılar yazmaktan…hoş arada neşeli yazıları da araya serpiştiriyorum ama sadece serpiştiriyorum -( .Bazen ben bile şaşıyorum kendime içim kıpır kıpırken bile nasıl oluyor da bu kadar bunalım yazılar yazabiliyorum diye…sanırım herkesten
önce ben bile o kadar benimsemişim ki bu duygusallığı, yapıştı kaldı üzerimde -) .
‘’hadi emel, yazı yaz bakalım bloguna’’ dediğim vakit kendime,  kendimi kaybediyorum..hemen o havaya bürünüyorum…biraz ara vermek lazım hüzünlü, duygusal yazılara -) …Blogun tasarımını da değiştim..neydi o öyle kapkara…bahar da geldi…gözümüz gönlümüz açılsın…içeriye mis gibi taze çiçek kokuları girsin…az soluk alalım yaw -)

Bahar bahar diye tutturdum…erken geldi gözünü sevdiğimin, Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 15

Hüznü de neşeyi de ağırlar yüreğimiz…hep gülmek isterken takılır sancılar kalbimize ve bize en çok hüznü yakıştırırlar…Düşerken Takvim Yaprakları ve Azat ederken yüreğimizi MevsimSiz liğimize yanar öksüzlüğümüzü seyr-i meydana ilan ederiz…Arada hoş muhabbet niyetine, bir bardak demli çayın hatrına şarkılarla, kahkahalarla örteriz yazılarımızın üstünü…gece soğuk olur; ayaz vurur…herkes derin uykudayken tipi yağar üstümüze….kül tablası boğulduğuna isyan ederken, yenisi çoktan yakılmıştır cigaranın…çekerken içine kahrolası dumanı umrunda mıdır midene giren krampların sayısı…!

Hep söyleyemediklerin değil midir, ya da anlatamadıkların…Kırgınlıkların faize binmiş ne ödeyen var ne ödeyecek takatin…kaç kere kırılır bahar dalı…kaç kez üstüne basılıp geçilir…UYUMALI dersin, TAT/SıZ ım die haykırırsın…kaç dalga boyu yayılır ki sesin yetişmek için…haykırdığınla kalırsın…ve bilinir ki—-der geçilir…..?  KALBİM diye inletirsin ruhsuz bedenleri…! saf dersin, yaralı dersin…anlatamazsın..kızarsın kendine… değil kimseye kendine tokat atmaya çalışırken elin havada asılı kalır…biçare onu da beceremezsin…

Beceriksizin teki olmak ne çok koyar adama…! Koparttık Fırtınaları, VAzgeçtik de yeri geldiğince…ne zaman Kilise Çanları çalındı yüreğimize Ah-ım ız Gitti hakettiği yere…

Ben bir Dikensiz Gül üm dersin ve bütün kabahatin bu sebeptendir….dikenin yoksa kimseninde seni tutmak için bahanesi yoktur…zira acıtan, yürek kanatan olamadıktan sonra kaç paralık değerin olur…? avuntularla geçiştirelecek kadarsındır işte….halbuki bilinmedi; bir yudum sevgiydi bir parça değer…dünyaları istedik…!

Dünyalar kadar verdik de, dünyalarında bir göz oda çok görüldü bize….

Nokta demiştik daha önce…! Sallamayıp Dünyanın anasını neşeyle balonlar uçurmuştuk cümlelerimizde….

Yeterrr…! demek gerekiyor bir yerde…

Bahar çoktan geçti…sıkıcı bir Ocak ayının tam ortasındayız…kırılacak dal da kalmadı….

Ne edersin…! 

Kör Çığlık geri döner…Yüreğinizin sesi hiç bu kadar isyan etmiş miydi…?

Bütün mesele…..SUSTUR!!!-A-MAMAK…

CAN-sız kalmalı bütün yazılar….!

Haketmiyor yürek bu kadarını….

                                              emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,