Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda, tipide, fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…
Gelincik tarlasında papatya olmak yakıştı ruhuma…usanmıştı gönlüm karda kardelen olmaktan ya; şimdi tadını çıkartıyorum güneşin….
Edebiyat yapmak bile ağır geliyor…yaz kızım dilediğince diyorum kendime….
Yaziiimmmiiiiiiii..hehe…
Haydi o zaman eller havayaaaaaaaaaaa…. Devamını okuyun »

Bu kadar gamsız değil elbet yüreğimiz…arada saklarız, örteriz üstünü gülümseten cümlelerle…ki bütün gaye; bizim hüznümüz bilir haddini !…diyebilmektir…herkesin yüreğinde vardır bir çizik, bir ur…kim diyebilir ki hasarsız birinci elden sıfır!!!!…bazen uyuyan bir yarayı kanatırız bilerek ya da bilmeyerek…varınca farkına af niyetine ani geçişler yerini bulur hüzün kokan kelimelerimizin arasında…
Son Yorumlar