May 26

24 Mayıs Cumartesi günü Bursa Blog Yazarları buluşması nihayet gerçekleşti.. 20 nin üzerinde katılım oldu ve inanın gerçekten çok keyif vericiydi…Okan Yüksel arkadaşımızın organizeyi üstlendiği bu buluşmada her şey gerçekten mükemmeldi bana göre…Saat 14:30 da Kültür Park Ender Aile çay bahçesinde tek tek toplanmaya başlayarak gardımızı aldık..Gerçekten her birimiz de de gözden kaçmayan bir heyecan ve memnuniyet vardı…Özel sunumlar ve kısa özgeçmiş tanıtımlarımızdan sonra Sevgili Levent Özen’in verdiği konferans ta bir çok faydalı bilgilere de ulaşmış olduk…Konferans sonrası sohbetimize terasta devam ettik …Orada bulunan tüm arkadaşlar gerçekten çok içten ve sıcak insanlardı…ki böyle olmasaydı zaten bu kadar çabuk kaynaşıp, o ilk çekimserlik ve heyecanlı tavırlarımızı üzerimizden atamazdık herhalde…

Sevgili Okan ‘a buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum böyle bir fikri ortaya atıp, bizleri bir araya topladığı için…İlki gerçekleşti ama devamı da mutlaka gelecektir; çünkü İkinci Bursa Blog Yazarları buluşmasını bir daha ne zaman yapabiliriz diye düşünmedik de değil…

Bursalı blog yazarı arkadaşlarımla tanışmak gerçekten çok güzeldi..

Ayrıca Bursa Blog Yazarları buluşmasıyla ilgili videoları buradan izleyebilirsiniz…

Buluşmaya katılan arkadaşlar; Levent Özen , Canay Işıkman, Okan Yüksel, Ali Ayvaz, Burak Tolga Özen, Tuğçe Aytürk, Yasin Ürütürk, Elif Akın, Ertuğ Telli, İrem Şardaşlar, Fatih Usta, Fatih İpek, Seda Savaş, Abdullah Arıs, Serhat İpşir, Yunus Günaydın….

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , ,

May 13

El ense uzanmış, yatıyor, keyif sürüyor dağarcımdaki kelimeler…nasıl gıcık oluyorum şu sıralar bilemessiniz…yaw bıkkınlıkta yok ama olmayınca olmuyor demek ki…beynimin kıvrımlarına düşüyor bir şimşek ” amanııınnn kalk kızım kalk, hemen yaz” diyorum ama nafile…anında görüntü nakavt…alıcımın ayarlarıyla da oynamıyorum ama sanırım uyduda sorun var…ben mi uzay boşluğuna yolluyorum, yoksa fezadan bana mı ışınlanıyor, akıyor, yağıyor anlamış değilim…bu aralar gerçekten sorun var bende..enerjim damat halayı çekiyor…üç ileri, üç geri sonra da şak şak el şaklat…bütün çakralarım tıpa yemiş gibi…kendimi baharın kollarına da atamıyorum..bahar mahar ama o da bir garip günlerdir…grip olmuş gibi bir hal var üzerinde…ne kadar güneş olsa da tir tir tiriyor ve de titretiyor..bir soğuk ki sormayın..yani buralar böyle sizin oraları bilemem

Kendime türlü türlü bahaneler arıyor gibi bir halim mi var, Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 23

Şaziye bana bakıyor ben Şaziyeye (benim pc)…Yüksek Sadakat inde yeni albümü çıkmış…kulaklarımı da bayram ettiriyorum bir yandan…keyfimde gıcır…bir yandan balkon kapısından içeriye hoppadanak giren ılık bahar rüzgarıda dolanıyor etrafımda…her şey tamam da bir İlhami yok piyasada…yok benimki peri falan değil…öyle aklı estimi kulağıma bir şeyler fısıldayan içsesim işte…suretsiz ama suratsız hiç değil  çok hovarda; beni en ihtiyacım olduğu vakitlerde terk ediyor hep…ama bir geldimi de kovsam da gitmek bilmiyor…sonra da her güne bir yazı çıkıyor meydana…beni düzenli takip eden arkadaşlar bilirler…İlhami bile şaşıyor hızıma…o fısıldadıkça ben anında temize geçiyorum bilmem kaçıncı word sayfama…hatta arada kavga ediyor, ” yaw bi sus bi sus!… o cümle oraya yakışmaz”  diyerekten vuruyorum elimin tersiyle başına..hehe…küsüp oturuyor sonra yanıbaşıma…

Çok mu incittim seni ilhamiiiiii…gelmiiiinnn artık…Yüksek Sadakat de sarmadı…Sagopayı davet etmeli sahneye…. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 29

Kocaman bir çığlık atasım var… gereksiz gördüğüm bütün soyut, somut zerzavatlara…..batmasın çiviler beynime, inmesin kafama kafama çekiçler; tadımı tuzumu ben ayarlayayım, kimse el zahmet buyurmasın…baharı seviyorum ben, yalancısı gönlüme sığmaz..itelese de giremez içeri….keyiflerimi oturtmalıyım başköşeme.. kaçarsa arada aklım kaçar; keyifler hala başköşede

Farkındalık güzel bir kavram…. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Oca 18

Biliyormusun kendimden önce gelir yüreğimdekiler…aşkıda sevgiyide orda besler büyütürüm…ki öyle olması gerekmez mi zaten? ömrüm kışı da yaşar yazı da…ama ben hep baharları sunarım çiçeklerime…istemem ne kışın ayazında üşüsünler ne de yazın kuraklığında solsunlar…

Bahar…tazedir…umut dolu büyümeyen çocuktur…sevdiklerime verebildiğim en güzel hediyem bir küçük masum çocuğun saf yüreği kiraz çiçeği kokusudur…

İyiliğim içimden gelir…ayırt etmeden, kimsenin payından çalmadan dağıtırım…dağıtırım da…?

çok iyi bilirim; iyilikten maraz doğar…ve bütün iyiliklerim gözüyaşlı döner.

yılmam…yıkılmam…karşılık da beklemem

ama koyar adama….!

yakar yıkar bütün baharlarımı….

İnadına pes etmem…kimselere ezdirmem kendimden gayrı yüreğimdeki baharları….

Yalan battı kalbime…!

İyiliğimden…inadımdan…sevgimden….

Yol geçen hanı değil  burası…yüreğimde olmak yürek ister…!!!

Bilmiyorsun…yüreğimin en kuytu en karanlık odasında tir tir titriyorken ruhum; bütün sevdiklerim ılık bahar rüzgarlarında keyfini sürmekteler…

İstemem borç niyetine üstümü örten olsun, merhamet adına elini uzatan….karanlığımda kiraz çiçeklerinin kokusunu getiren alsın avuçlarına avuçlarımı….

Kendimden önce geliyorsa yüreğimdekiler, çiçek olmayı bilmen gerek…!

ezmeden

ezilmeden

baharlarımı soldurmadan…

kıymetiN biliniyorsa;  payıma düşen marazlığa aldırmadığımdan…! (dır)

Kıymetim BiLine ya da BiLinmeye…!

Keyfini sürmeye bak

Bu mevsimden kovulan bir daha çiçek olamaz yüreğimde…!

                                                                  emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 06

 şöyleee lise yıllarıma gidesim geldi…asıp dersi kopmak geldi içimden…hayatı Tİ yeee aldığımız vakitlerin bol muhabbetli dar vakitlerine….

 defter, kitap tüm levazımları sırt çantasında taşımak yerine, elimizde taşımanın genç ruhumuza sardığı havayı sAR sAR SARMALAYASIM geldi….

tost yemenin en keyifli zamanlarında en buz gibisinden kolayı hüpletesim geldi okul bahçesinde….

dersi dinliyormuş edalarına bürünüp coğrafya kitabımın bilmem kaçıncı sayfasına, ortasına ok batırdığım uyduruk kalbe SeN ve BeN yazmak,

zil sesiyle rüyadan uyanıp, kızlar tuvaletinde kenarı kırık aynada 16yaşlarındaki EmeL’i görmek geldi 

adını sonradan ”platonik aşk” koyduğumuz utangaç hallerimize şimdi uzaktan bakıp gülümsemek ve pıR pıR atan kalbimizin en komik hallerine gülmek geldi az biRaz…

hababam sınıfı olma yolundaki çabalarımızın başarısızlıkla sonuçlandığı yıllardaki halimizin aslında ”Ha-babam hayata” diye direnen şaşkın ergen ruhumuza geçici dönüş yapıp;

beden dersini ‘’spor bahane bahçe şahane” diye iple çektiğimiz günlerin anısına smaç atasım geldi karşı takımın SaHaSıNa… P

yine su savaşı yapmak

arkadaşlar arası trip yapmak

boş derste gürültüyü had safhaya çıkarmak

herşeye rağmen takdir teşekkür alıp göğsümüzün kabardığı yıllara dikey geçiş yapmak geldi içimden…

belli ki ”ne güzel yıllardı beee” diyeceğimiz zamanlara gelmiş biz hiç farkında olmadan büyümüş ve aslında aklımız hep o yıllarda kalmış….

seviyorum hayat seni  arada anılarımızı dürtüp dürtüp önümüze koyduğun ve ”haydi bakem filmi geri sardım;otur izle ve keyfini çıkar” lüksünü yaşattığın için bize…

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,