
Poyraz esip savurdu ayaküstü düşlerimi
Yönünü şaşırdı heveslerim, kaygılarım, umutlarım…
Uzun mavi bir halıydı benim yolum
Topladım çulu, çaputu…gözlerim renklere âmâ…
Beynim oyun oynuyor aklıma
Bütün doğrular karıştı
Dans ediyor siyahlar beyazla…
Saldım gitti sabahın kör ayazında
Hiç bu kadar üşümemişti yüreğim
Bırakırken esen yelin kollarına…
Şimdi düşünüyorum da hangi kefeye akmalı gözpınarlarım
Hangisi zaruri benim ekip biçtiğim riyasız sevda aşıma…
Oysa
Çok değil…
Birkaç gün batımı öncesinde
Birileri tuz döküyordu ben şerbet kaynatırken aşıma…
Merhamet cüssece zayıf kalıyorken
Ve sığmıyorken artık bünyeme
Bütün taşlara dikiyorum gözlerimi
Basıyorum bağrıma…ki…
Kaskatı kesilmeli yüreğim şerbet niyetine tuz dağıtanlara…
emelSen


Yalnızlık eski bir sandıktır tavan arasına itilip kakılmış…toza bulamaktır elini, yüzünü de kilidini hep gizlemektir komodinin sağ alt çekmecesinde…gecesi zifir; gündüzü süzme ışıktır eskimiş yüzüne düşen…en çok sevilen ama yüzüne hiç bakılmak istenmeyendir…korkudur…ve bazen ayak sesidir yalnızca beklediği…duyduğu bütün seslere küsen sabır aynasıdır sahibine…
Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda, tipide, fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…
hayat geçiyorken yanıbaşından; ve arada savuruyorken rüzgarıyla saçlarını yüzüne, bil ki yaşayan bir ölüsündür de farkın farkında değilsindir…
… ne hikmetse bu havhavlar gündüzleri pek şirin geliyorken miniğime, geceleri öcüüü kesiliyorlar gözünde… gündüz severim, gece tırsarım hesabı…

Son Yorumlar