May 23

Hangi gözyaşı var ki, bu kadar müptela olsun yüreği titreğe
Hangi el var ki, vedalar mesken eylesin avuç içlerine

ve hangi ayrılık var ki, bu kadar uzun sürsün saltanatı!….
kömür kokan kaç vagon teker sürdü rayına da
bir ayrılıkları taşıyan vagonlar ne gelebildi ne götürebildi vedaları…
ortasında ‘’sap’’ gibi dikilmek yakışmıyor zamanın…
ve yırtık cepten çalmak umutları…
dokunduğumuz bütün güller intikamını alıyor
batıyor dikenleri yüreklerimize
ne kanımız diniyor
ne yaralarımız kabuk bağlıyor…
tek bir mevsim hüküm sürüyor ömrümüze,
boğazına ip geçirdik Sonbaharın
bir hamlede indiremedik iskemleyi yere…
med-cezirin namıyla oynamak yakışmıyor bize
zaten hiç yakışmamıştık bu sevdaya ikimizde…

 

                                                               emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 25

Gerek yok çayır çimen gezip aramaya bulmaya…seyyah olmaya yok hacet!…zaten ilk bindiğimiz otobüs indirmemiş miydi bizi vakitli, vakitsiz yalnızlar durağına…bu ‘’yalnızlık’’ arabesk cümlelerin yakıştırdığı öksüz değil, yetim hiç değil….herkesin tek bir sahibi var; bazen dalıp gitsek de bu dünya aleminin içine…O her daim yüreğimizin içinde bir ses, bir anımsama bekler yalnızca….unutmaya ne hacet!

Duygular bulur elbet yolunu…bazen sıkışsa da yüreğin bir köşesine…sabır girer devreye…korkutmadan, ürkütmeden sinersin bir köşeye, beklersin gece örtecek üstünü güneşle ve her umut mutlaka doğar yeni bir günle…kaybettiklerini, kazandıklarının yerine koymadan dolmayacak testin…bu kez savurmadan, israf etmeden damla damla akıtacaksın yoluna….

Kaybetmek her doğanın alnına yazılmış…ki…bilemezdik elimizdekilerin kıymetini…sabrı yanına yaren eylemiş Mevlam, yalnızlık dokunmasın yüreğimize diye…

Alın dediğin bir karış, yazısına razıyız!…

Ömür dediğin üç vakit, ölüp ölüp Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 10

Mevsimler döner..yıllar geçer…anlamazsın içinden geçerken zamanın…hani şimdi elimi atsam yıkılacak bütün heykellerimiz; kırılacak ve tuzla buz..her bir parçası batacak ellerimize, yüreğimize….seninle geçip giden mevsimlerin her anına diktiğimiz o boş boş bakan heykeller…dolduramadık o bakışları…güldüremedik…tam!!! ‘’gülecek’’ derken yine yenik düştü farklı beklentilerimize…oysa ben!…oysa ben!… sanmıştım ki; aynı yol üzerinde gidiyor adımlarımız, küçücük yüreklerimiz kocaman sevdalara sarılmış üşümemek kaybolmamak için birbirine tutunup sarılıyor…

Biri ak biri kara bu heykellerin…gözlerimi henüz Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , ,

Nis 07

Çoban salatası gibiyim bugün…Karışık!…soğanı öldürdüm ama tuzu fazla kaçtı gibi….Ölüyorum hararetden,  yandım Allah kurtarın beni…yüzüm pek bir hevesli bugünlerde sırıtmaya…lakin şikayetçi değiliz de halimizden,  arada mevsimsel ruh bozumuna uğruyoruz işte…karışıktan da kastım bu…

Ben çok severim ruh hallerimi bir yemeğe benzetmeyi…mesela dün karnıyarık gibiydim..zavallı patlıcanları önce pijamaya çevirir,  sonra da ortasına bi yarık , yetmiyormuş gibi kızgın yağda ağzını burnunu iyice öldürecek kadar kızartırız ya…. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 04

Bu kadar gamsız değil elbet yüreğimiz…arada saklarız, örteriz üstünü gülümseten cümlelerle…ki bütün gaye; bizim hüznümüz bilir haddini !…diyebilmektir…herkesin yüreğinde vardır bir çizik, bir ur…kim diyebilir ki hasarsız birinci elden sıfır!!!!…bazen uyuyan bir yarayı kanatırız bilerek ya da bilmeyerek…varınca farkına af niyetine ani geçişler yerini bulur hüzün kokan kelimelerimizin arasında…

Önemlidir hüznünü sevmek…ve dibine kadar benimdir deyip sahip çıkabilmek….kolaydır dışardan seyretmek ya da okumak…ve ahkam!!! kesmek….”ben buyum” diyemedikten sonra; zordur sevdirmek ve anlatabilmek en derinlerinizdeki hicranınızı….

Nasıl da oyunuyor kelimeler bizimle… Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 20

Şimdi ben balıklama dalmalıyım lafın ortasına
Sözün başladığı yeri adam yerine koymadan
Adam gibi laflar etmeliyim….
Ne kadar yetim bıraktığımız cümle varsa hesap sormayı bekleyen
Yüzsüzlüğümüzü de alıp
Dikilmeliyiz karşısına….
Hani bazen bir şarkının sızlayan nağmesinde
Düşersin aklıma
Ya da gelen her baharın gizli bahçesinde
Kokun tüter burnumda
Öyle çok hüzünlü laflar etmeyeceğim
Keşkelerimizi de yük etmedim yanımda
Üstüne basa basa taş oluyor yürek bir vakit sonra
Ve benim güneşim yönünü şaşırıyor
Farketmiyor doğudan ya da batıdan düşmüş yoluma
Sen içime işlemişsin
Darılmaz hiçbir mevsim bana
Biz onlarca mevsimin sırtında taşıdık aşkı
Epey yük aldık
Yol alamasak da kendi adımıza!…
Lafın başını çoktan kaçırdık
Anlayamadan ne olduğunu…
Üç noktalarla keşkelerin arasında
Ve ortasında yaşanmaya mahkum ya
Şimdi ben balıklama dalıyorum lafın ortasına
Söze gerek yok
Arada gün yüzüne çıkıyor
Adam gibi bir SEVDA!…
 
                           emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Mar 09

Hayal kırıkları saçılmış etrafa…topla toplayabilirsen…! Bir çocuğu kaç kez kandırabilirsiniz elma şekeriyle ve çocuk yerine konulmak koymaz mı hiç insana…? Varsın saçılsın hayaller, duvarlara vursun da başını izi kalsın…adı ‘’kertik’’ olsun..baktıkça yüreğimize batan kırıklar acıtsın canımızı…dış kapının mandalı sökülsün artık yerinden ve iyi bir ders vermeli bu saflığa…

Duygular yer değişti…şaşırmadı aslında yönünü..o vakitler çok öncelerde kaldı…hani kopar ya bazen içinden bir şeyler; canını yaka yaka…! Garip olan da bu ya…artık can acımıyor…hissiyatini kaybetti bir yerlerde bıraktı unuttu…kalanları da bıraktı hayal kırıkları ile baş başa….

Her mevsim dönüşleri Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , ,

Oca 15

Hüznü de neşeyi de ağırlar yüreğimiz…hep gülmek isterken takılır sancılar kalbimize ve bize en çok hüznü yakıştırırlar…Düşerken Takvim Yaprakları ve Azat ederken yüreğimizi MevsimSiz liğimize yanar öksüzlüğümüzü seyr-i meydana ilan ederiz…Arada hoş muhabbet niyetine, bir bardak demli çayın hatrına şarkılarla, kahkahalarla örteriz yazılarımızın üstünü…gece soğuk olur; ayaz vurur…herkes derin uykudayken tipi yağar üstümüze….kül tablası boğulduğuna isyan ederken, yenisi çoktan yakılmıştır cigaranın…çekerken içine kahrolası dumanı umrunda mıdır midene giren krampların sayısı…!

Hep söyleyemediklerin değil midir, ya da anlatamadıkların…Kırgınlıkların faize binmiş ne ödeyen var ne ödeyecek takatin…kaç kere kırılır bahar dalı…kaç kez üstüne basılıp geçilir…UYUMALI dersin, TAT/SıZ ım die haykırırsın…kaç dalga boyu yayılır ki sesin yetişmek için…haykırdığınla kalırsın…ve bilinir ki—-der geçilir…..?  KALBİM diye inletirsin ruhsuz bedenleri…! saf dersin, yaralı dersin…anlatamazsın..kızarsın kendine… değil kimseye kendine tokat atmaya çalışırken elin havada asılı kalır…biçare onu da beceremezsin…

Beceriksizin teki olmak ne çok koyar adama…! Koparttık Fırtınaları, VAzgeçtik de yeri geldiğince…ne zaman Kilise Çanları çalındı yüreğimize Ah-ım ız Gitti hakettiği yere…

Ben bir Dikensiz Gül üm dersin ve bütün kabahatin bu sebeptendir….dikenin yoksa kimseninde seni tutmak için bahanesi yoktur…zira acıtan, yürek kanatan olamadıktan sonra kaç paralık değerin olur…? avuntularla geçiştirelecek kadarsındır işte….halbuki bilinmedi; bir yudum sevgiydi bir parça değer…dünyaları istedik…!

Dünyalar kadar verdik de, dünyalarında bir göz oda çok görüldü bize….

Nokta demiştik daha önce…! Sallamayıp Dünyanın anasını neşeyle balonlar uçurmuştuk cümlelerimizde….

Yeterrr…! demek gerekiyor bir yerde…

Bahar çoktan geçti…sıkıcı bir Ocak ayının tam ortasındayız…kırılacak dal da kalmadı….

Ne edersin…! 

Kör Çığlık geri döner…Yüreğinizin sesi hiç bu kadar isyan etmiş miydi…?

Bütün mesele…..SUSTUR!!!-A-MAMAK…

CAN-sız kalmalı bütün yazılar….!

Haketmiyor yürek bu kadarını….

                                              emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 13

Sıkıcı bir Ocak ayının cam göbeği yansımasında düşler… 

Gülsen bir kuraklık

Ağlasan bir soğukluk…

Ayaz ayaz çığlık atıyor sevdalar…

Sarılıyorsun kendine

Dokunuyorsun cam göbeği yansıması düşlerine

Tipi yağıyor hayallerinin üzerine

Vazgeçemiyorsun yine de

Bir küskünlük bir dargınlık

Dudak büküyorsun

Suratı ekşi satan Ocak ayı edalarına…

Buz kesmiş yüreği…!

Dokunamıyorsun

Sis kesmiş maviye bulanıyor duvarların

Saçların ihanet edip rüzgarlara karışıyor

Bakışların donuk

Ellerin yalnızlığın koynuna düşüyor

üşüyor…

Cam göbeği yansımasında düşlerin kalıyor

Bir mevsim daha seni terkediyor

Farkındasın…!

Sahip çıkacak hiçbir mevsim payına düşmüyor…

                                                            emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,