Ağu 30


Biz mutlu çocuklardık
Oyunun hakkını veren oyunun tadını çıkaran çocuklardık
Yüreğimizden akardı kahkahalarımız
Gülmek en çok bize yakışırdı…
Boyumuzun uzaması mıydı kuralları değiştiren?
Kim çaldı  şekerlerimizi
Kim çelme taktı ayaklarımıza
Soframızdaki acıyla tanışmak isteyen kim?
Önce oyuncaklarımıza el koydular sonra kahkahalarımıza
Topumuz salınmıyor artık öyle göklerde
Birlikte olmanın gücünü yitirdik sek sek oynadığımız taşlarda
Topladığımız çiçekler ezildi, suyu görmeden avuçlarda…
Büyümek için içerdik sütü
Bilemedik boyumuzun uzaması değiştirecekti kuralları!
Bilemedik kursağımızda kalacak tadı
Çocuk düşleri boyuyormuş dünyayı
Neşenin kırmızısı
Kahkahanın sarısı
Masumluğumuzun beyazıymış tabloya değer veren
Koşmak yetiştirmiyor artık hiçbir yere
Çığlıklarımız yaramıyor hiçbir işe
Gözyaşımızı silecek şeker bulunmuyor tek bir yetişkinin yüreğinde
Büyümek yaramadı hiçbirimize
Oyuncaklarımız boyandı yalan ve çıkarla
En önemlisi birbirimizi sevmeyi unuttuk
Küçük ve masum bir yüreğin saflığıyla…
Biz mutlu çocuklardık
Mutluluğumuzu sattık beş para etmeyen bir tabloya !

                                                               emelSen
 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 30

Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda,  tipide,  fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…

Gelincik tarlasında papatya olmak yakıştı ruhuma…usanmıştı gönlüm karda kardelen olmaktan ya; şimdi tadını çıkartıyorum güneşin….

Edebiyat yapmak bile ağır geliyor…yaz kızım dilediğince diyorum kendime….

Yaziiimmmiiiiiiii..hehe…

Haydi o zaman eller havayaaaaaaaaaaa…. Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 12

Sardı beni güncel yazı denemelerim..şiir de duygusallığı işlemeyi seviyorum daha çok…hatta öyle ki dibe vuracak kadar işliyorum içine, o zaman da fazla bunalım oluyor…bu aralar hiç o kadar duygusal değilim..olsam da hooop hemen kapı dışarı…sıkıldım bıktım yaw…ruhumu esir aldı sanki..istemiyiiiimmmmm kederleri, hüznü…ve de verenleri!…

Hayatımızda biz fakında olsak da olmasak da belli geçiş dönemleri vardır…dönem gelir; girersin içine, öyle yoğun yaşarsın ki ama hüzünlü ama neşeli…ben buna dönem ödevi derim…ya geçersin ya da kalırsın…sık sık imtihana tutulursun…bir bakarsın ki üç yanlış sürekli bir doğrunun bacağından tavana asıyor ve kalmıyor hiçbir doğru….yırtar atarsın…anlarsın nerede nasıl hata/lar yaptığını…’’satayım anasını’’ der,

Sil baştan başlarsın her şeye…ve yine yeni yeniden başlar bir dönem dahaJ

Değmiyor hayat gereksiz kişi ya da kişilere gözyaşı dökmeye

Değmiyor hiç birşey üzülmeye kendinden geçmeye!…

Ve değmiyor doğrularını heba etmeye onlarca yanlış uğruna…

Aslında geçmiyor hiçbir Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 11

Bugün şiir yazacaktım..baktım cümleler karışacak birbirine; dedim ‘’emel vazgeç’’…at soteye…son kullanma tarihi geçmeden kullanırsın bir ara…düz yazı, deneme falan derken ‘’cıks’’ sarmadı beni…bazen arapsaçına döner duygularım..işte o zaman yazmakla yazmamak arasında gidip gelirim…biliyorum huyumu; kelimelerin canına okuyacağım, içine öyle anlamlar katacağım ki arif olan anlar edalarıyla yapışacak blogumun yakasına..anlamayana da davul zurna az deyip sazımı tıngırtatacağım…fazla ukala olacağım anlayacağınız!…

Valla hiç ukala olasım yok bu aralar…hüznü de sattım beş kuruşa gecenin koynuna…neşe desen; ara ki bulasın…hangi deliğe saklandı, kimlerin gönlünü avutuyor bilen yok…pek bir iştahsızım bugün…sanırım biraz da Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 27

Bu bir iç kanama…hücrelerin yüreğe yaptığı bir darp…ve dağılmış bir yürek paramparça…içimiz kan ağlamadan hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

duygular düşünceler karışmış  birbirine, dikenli bir tel yumağı batıyor beynime…zor değil biliyorum; bir ani reflekse bakıyor herşey…biraz canımı yakacak belli !…bir el atmalı, kanasa da avuçlarım bir kere kanar!….sonra ver elini eski neşelerim, gülümsemelerim…en doğusundan en batısına keşfine çıkacağım kendimin….arada şımartıp gıdıklayacağım ve hep en tazesi konacak yanağıma gamzelerimin….hüzünsüz olmaz….olmazsa olmaz!….son sürat kabuk değiştiriyor duygular ve çığlıklar kulakları sağır edecek kadar sabırsız…
 
kırıldı ya bütün sözler
sustu sonrasında gözler
 
anladım yanlış yerde kalmış ayak izlerim…zor değil yeni bir pencereden solumak havayı…alt etmişken bütün zorlukları; vız gelir…tırıs gider…gerisi hikaye!….
 
bir iç kanama sonrası nekahat dönemi
az kaldı  uyanmaya!…..sonrasında kapanacak defterler…
 
                                                   emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , ,

Mar 18

Uykum kaçtı…bu akşam yediğim yemekten olsa gerek bir hararet bir hararet ben de,  bir demlik çayın yarısını ben bitirmişimdir…şimdi de gel uyu…uyuyabilirsen tabii ….balkonda hafif  esen rüzgarı gözlerim kapalı hissettim, denizi izledim, yıldızları seyrettim, tv izledim, müzik dinledim, msn de hoş sohbet derken baktım gelmiyo kahrolasıca uyku yazı yazayım didim ) )

Akşam prenseslerimle acaiip Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Oca 15

Hüznü de neşeyi de ağırlar yüreğimiz…hep gülmek isterken takılır sancılar kalbimize ve bize en çok hüznü yakıştırırlar…Düşerken Takvim Yaprakları ve Azat ederken yüreğimizi MevsimSiz liğimize yanar öksüzlüğümüzü seyr-i meydana ilan ederiz…Arada hoş muhabbet niyetine, bir bardak demli çayın hatrına şarkılarla, kahkahalarla örteriz yazılarımızın üstünü…gece soğuk olur; ayaz vurur…herkes derin uykudayken tipi yağar üstümüze….kül tablası boğulduğuna isyan ederken, yenisi çoktan yakılmıştır cigaranın…çekerken içine kahrolası dumanı umrunda mıdır midene giren krampların sayısı…!

Hep söyleyemediklerin değil midir, ya da anlatamadıkların…Kırgınlıkların faize binmiş ne ödeyen var ne ödeyecek takatin…kaç kere kırılır bahar dalı…kaç kez üstüne basılıp geçilir…UYUMALI dersin, TAT/SıZ ım die haykırırsın…kaç dalga boyu yayılır ki sesin yetişmek için…haykırdığınla kalırsın…ve bilinir ki—-der geçilir…..?  KALBİM diye inletirsin ruhsuz bedenleri…! saf dersin, yaralı dersin…anlatamazsın..kızarsın kendine… değil kimseye kendine tokat atmaya çalışırken elin havada asılı kalır…biçare onu da beceremezsin…

Beceriksizin teki olmak ne çok koyar adama…! Koparttık Fırtınaları, VAzgeçtik de yeri geldiğince…ne zaman Kilise Çanları çalındı yüreğimize Ah-ım ız Gitti hakettiği yere…

Ben bir Dikensiz Gül üm dersin ve bütün kabahatin bu sebeptendir….dikenin yoksa kimseninde seni tutmak için bahanesi yoktur…zira acıtan, yürek kanatan olamadıktan sonra kaç paralık değerin olur…? avuntularla geçiştirelecek kadarsındır işte….halbuki bilinmedi; bir yudum sevgiydi bir parça değer…dünyaları istedik…!

Dünyalar kadar verdik de, dünyalarında bir göz oda çok görüldü bize….

Nokta demiştik daha önce…! Sallamayıp Dünyanın anasını neşeyle balonlar uçurmuştuk cümlelerimizde….

Yeterrr…! demek gerekiyor bir yerde…

Bahar çoktan geçti…sıkıcı bir Ocak ayının tam ortasındayız…kırılacak dal da kalmadı….

Ne edersin…! 

Kör Çığlık geri döner…Yüreğinizin sesi hiç bu kadar isyan etmiş miydi…?

Bütün mesele…..SUSTUR!!!-A-MAMAK…

CAN-sız kalmalı bütün yazılar….!

Haketmiyor yürek bu kadarını….

                                              emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,