May 13

El ense uzanmış, yatıyor, keyif sürüyor dağarcımdaki kelimeler…nasıl gıcık oluyorum şu sıralar bilemessiniz…yaw bıkkınlıkta yok ama olmayınca olmuyor demek ki…beynimin kıvrımlarına düşüyor bir şimşek ” amanııınnn kalk kızım kalk, hemen yaz” diyorum ama nafile…anında görüntü nakavt…alıcımın ayarlarıyla da oynamıyorum ama sanırım uyduda sorun var…ben mi uzay boşluğuna yolluyorum, yoksa fezadan bana mı ışınlanıyor, akıyor, yağıyor anlamış değilim…bu aralar gerçekten sorun var bende..enerjim damat halayı çekiyor…üç ileri, üç geri sonra da şak şak el şaklat…bütün çakralarım tıpa yemiş gibi…kendimi baharın kollarına da atamıyorum..bahar mahar ama o da bir garip günlerdir…grip olmuş gibi bir hal var üzerinde…ne kadar güneş olsa da tir tir tiriyor ve de titretiyor..bir soğuk ki sormayın..yani buralar böyle sizin oraları bilemem

Kendime türlü türlü bahaneler arıyor gibi bir halim mi var, Devamını okuyun »

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 06

 şöyleee lise yıllarıma gidesim geldi…asıp dersi kopmak geldi içimden…hayatı Tİ yeee aldığımız vakitlerin bol muhabbetli dar vakitlerine….

 defter, kitap tüm levazımları sırt çantasında taşımak yerine, elimizde taşımanın genç ruhumuza sardığı havayı sAR sAR SARMALAYASIM geldi….

tost yemenin en keyifli zamanlarında en buz gibisinden kolayı hüpletesim geldi okul bahçesinde….

dersi dinliyormuş edalarına bürünüp coğrafya kitabımın bilmem kaçıncı sayfasına, ortasına ok batırdığım uyduruk kalbe SeN ve BeN yazmak,

zil sesiyle rüyadan uyanıp, kızlar tuvaletinde kenarı kırık aynada 16yaşlarındaki EmeL’i görmek geldi 

adını sonradan ”platonik aşk” koyduğumuz utangaç hallerimize şimdi uzaktan bakıp gülümsemek ve pıR pıR atan kalbimizin en komik hallerine gülmek geldi az biRaz…

hababam sınıfı olma yolundaki çabalarımızın başarısızlıkla sonuçlandığı yıllardaki halimizin aslında ”Ha-babam hayata” diye direnen şaşkın ergen ruhumuza geçici dönüş yapıp;

beden dersini ‘’spor bahane bahçe şahane” diye iple çektiğimiz günlerin anısına smaç atasım geldi karşı takımın SaHaSıNa… P

yine su savaşı yapmak

arkadaşlar arası trip yapmak

boş derste gürültüyü had safhaya çıkarmak

herşeye rağmen takdir teşekkür alıp göğsümüzün kabardığı yıllara dikey geçiş yapmak geldi içimden…

belli ki ”ne güzel yıllardı beee” diyeceğimiz zamanlara gelmiş biz hiç farkında olmadan büyümüş ve aslında aklımız hep o yıllarda kalmış….

seviyorum hayat seni  arada anılarımızı dürtüp dürtüp önümüze koyduğun ve ”haydi bakem filmi geri sardım;otur izle ve keyfini çıkar” lüksünü yaşattığın için bize…

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca 04

Bu sabah çocukların sevinç çığlıkları ile uyandım…”anneee kaaaaarrr”diye bağırışlarıyla hemen perdeyi açtım ve gördüğüm manzara muhteşemdi…Doğa yine bembeyaz gelinliğini giymiş, bütün saflığı ve masumluğu ile gözlerimizi büyülüyordu….bir müddet çıkmak istemedim yataktan ve yattığım yerden izledim lapa lapa yağan incilerini….

Öğlen olduğunda birini okula yolculayıp, diğerini öğle uykusuna yatırdıktan sonra aldım kahvemi, açtım radyomu penceremin kenarına kurulup yağan karı izlemeye başladım…derken radyoda Candan Erçetin’in  o çok özel şarkısı ”yalan” parçası çalmaya başladı…

”geri döndüren gördün mü geçmişi, boşa soldurdun o nazlı gençliği…bir avuç toprak için yor kendini..dünyada ölümden başkası YaLan…”

ve daldım gittim beyazın en masum haline…soğuğun en güzel şekli şemaline…

değer miydi…?

kızgınlıklara…kırgınlıklara…

öfkelere…sitemlere….

 göremediğimiz güzelliklerin içinde boğulup gitmeye….

bugünün işini hep yarınların sırtına bindirmek, verdiğimiz sözleri hala bir umut deyip bekleyenlerin zamanlarından çalmak…

Yalansa ölümden gayrısı; kandırdığmız kendimiz mi yoksa başkaları mı…?

üç kuruşa sattığımız benliğimiz hesap sormayacak mı bize…?

mal mülk için dişimizi tırnağımıza takarken tükettiğimiz zamanlar geri gelecek mi geri…? 

bir türlü bastıramadığımız egomuz kaç kişinin kaderini yolundan döndürdü bilenimiz var mı…?

yüzüne kapıyı hızla çarptığımız hayatlar

yüreğine sevgi diye sunduğumuz yalanlar

ellerimize tutuşturulan boş avuntular….

sorgulamalı insan kendini…her kim döktüyse senin için gözyaşı; üzerinde hakkı kalmış ”Dünyada Ölümden Başkası Yalan”….

Kar/Candan ve YalaN…

Görmezden gelmeyi marifet bildiğimiz gerçekleri, ne güzel de su yüzüne çıkardı…

Kırmadan kırılmadan

                         Sevgi ve hoşgörü ile

                                    Yarın ölecekmiş gibi bugünü sevdiklerimizle paylaşmalı…

Yarın güneş açıp kar eridğinde kaybetmiş olmayacağız aslında beyazın masumiyetini…lapa lapa düşen her inci aslında önce yüreğimize iniyor ki seviyoruz onu izlemeyi…

Öyleyse çıkarıp bulmalı yüreğimizdeki incileri….

          ”açmadığın dal da sözün geçer mi…dünyada ölümden başkası YaLaN ”

                                                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,