
Kusura bakma Emel’im çok manidar yazılar yazdırmayacağım sana bir süre…biliyorum; ilham perilerin tep tep tepiniyorlar başının üzerinde…şu sıralar çok yoğun olsan da, onlar seni her yerde buluyor, yakanı rahat bırakmıyorlar…yatakta, otobüste, yolda, hatta yemek yerken bile sıra sıra dizilmiş cümleler yolluyorlar beynine….yazacak çok şey var…duyguların cirit atıyor…hatta bayram çocuklarının o çok bilindik neşesini saçıyorlar etrafına….yüreğin eskisi kadar karmaşıkta değil..bu çok çok iyi !…azıcık dayasan başını, birazcık kayıp gitsen duygusallığına; seni dürtmekten anam ağlıyor…
Beni dinlemeyi ne zaman öğrenecek, ne zaman akıllı uslu yarı kaçık biri olacak derken; nihayet yaşadıklarınla yüzleşebilmeyi başardın… kaç kişi yapabilirdi; şerbetin içinden tuzu süzebilmeyi….ve onları her gece bile bile yastığının altında taşıyabilmeyi…sana en çok affetmek yakışıyor bir de susmak! Aynı dili konuşmadığın o kadar çok insan var ki; mazur görmek inan seni alçaltmıyor…
Şimdi o çok bilmiş perilerin var ya; işte onlar beni çok eğlendiriyor
hizaya soktum hepsini…en prezantabl, en şugar olanını yolluyorum arada yanına…ondan bu aralar pek bir haşır neşirsin rock müziğin imam bayıltan gürültüsüyle
kaçıklık yakışıyor ruhuna…yaprak arası cümleler sarıp; bir oturuşta midelerine indirmelerinden bıkmadın mı!? Üzerine soğuk suları sen içip, yüreğine hararet basan günlerden gına gelmedi mi? Artık pratik olmalı yemeklerin…kızartmalar yapıp, üzerine bol sarımsaklı yoğurtlar döküp sunmalısın…yanında da bir şişe soda, hazmedemeyenlere müessesemizin ikramı dersin
…yanmadıkça dil; yoğurdu üfleyerek yemesi gerektiğini öğrenemez… vesaireler uzar gider…az ve öz olduğunu bilmek sana yeter…
Kader dediğimiz kavram ne kadar karmaşık görünse de; o üzerine düşeni en doğru şekilde yapar…bazen her şeyin üst üste gelmesi, çok da kötü değildir…gereklidir ! sabrı yüreğinde taşıyabilmeyi başarır, zamanla dost kalabilirsen; inan arabın saçları rapunzelin saçlarına dönüşecektir
bu da aynanın asıl yüzüdür…
Her içses; sahibinin tek gerçek dostudur! Çünkü evren tek bir neden üzerine kuruludur…İnanç ! inanmaktan vazgeçmediğin sürece; doğrular izini sürmekten asla pes etmeyecektir….
Hadi kalk şimdi…Aynada ne görüyorsan; sana en çok onu yazmak yakışacak
Ve bazı ilham perilerin bir süreliğine nadasa yatacak
£melS£N
Yeni bir MİM olayı daha…Sevgili arkadaşım
hayat geçiyorken yanıbaşından; ve arada savuruyorken rüzgarıyla saçlarını yüzüne, bil ki yaşayan bir ölüsündür de farkın farkında değilsindir…
Bugün şiir yazacaktım..baktım cümleler karışacak birbirine; dedim ‘’emel vazgeç’’…at soteye…son kullanma tarihi geçmeden kullanırsın bir ara…düz yazı, deneme falan derken ‘’cıks’’ sarmadı beni…bazen arapsaçına döner duygularım..işte o zaman yazmakla yazmamak arasında gidip gelirim…biliyorum huyumu; kelimelerin canına okuyacağım, içine öyle anlamlar katacağım ki arif olan anlar edalarıyla yapışacak blogumun yakasına..anlamayana da davul zurna az deyip sazımı tıngırtatacağım…fazla ukala olacağım anlayacağınız!…
Mevsimler döner..yıllar geçer…anlamazsın içinden geçerken zamanın…hani şimdi elimi atsam yıkılacak bütün heykellerimiz; kırılacak ve tuzla buz..her bir parçası batacak ellerimize, yüreğimize….seninle geçip giden mevsimlerin her anına diktiğimiz o boş boş bakan heykeller…dolduramadık o bakışları…güldüremedik…tam!!! ‘’gülecek’’ derken yine yenik düştü farklı beklentilerimize…oysa ben!…oysa ben!… sanmıştım ki; aynı yol üzerinde gidiyor adımlarımız, küçücük yüreklerimiz kocaman sevdalara sarılmış üşümemek kaybolmamak için birbirine tutunup sarılıyor…

Son Yorumlar