Nis 12

Sardı beni güncel yazı denemelerim..şiir de duygusallığı işlemeyi seviyorum daha çok…hatta öyle ki dibe vuracak kadar işliyorum içine, o zaman da fazla bunalım oluyor…bu aralar hiç o kadar duygusal değilim..olsam da hooop hemen kapı dışarı…sıkıldım bıktım yaw…ruhumu esir aldı sanki..istemiyiiiimmmmm kederleri, hüznü…ve de verenleri!…

Hayatımızda biz fakında olsak da olmasak da belli geçiş dönemleri vardır…dönem gelir; girersin içine, öyle yoğun yaşarsın ki ama hüzünlü ama neşeli…ben buna dönem ödevi derim…ya geçersin ya da kalırsın…sık sık imtihana tutulursun…bir bakarsın ki üç yanlış sürekli bir doğrunun bacağından tavana asıyor ve kalmıyor hiçbir doğru….yırtar atarsın…anlarsın nerede nasıl hata/lar yaptığını…’’satayım anasını’’ der,

Sil baştan başlarsın her şeye…ve yine yeni yeniden başlar bir dönem dahaJ

Değmiyor hayat gereksiz kişi ya da kişilere gözyaşı dökmeye

Değmiyor hiç birşey üzülmeye kendinden geçmeye!…

Ve değmiyor doğrularını heba etmeye onlarca yanlış uğruna…

Aslında geçmiyor hiçbir Devamı »

Nis 11

Bugün şiir yazacaktım..baktım cümleler karışacak birbirine; dedim ‘’emel vazgeç’’…at soteye…son kullanma tarihi geçmeden kullanırsın bir ara…düz yazı, deneme falan derken ‘’cıks’’ sarmadı beni…bazen arapsaçına döner duygularım..işte o zaman yazmakla yazmamak arasında gidip gelirim…biliyorum huyumu; kelimelerin canına okuyacağım, içine öyle anlamlar katacağım ki arif olan anlar edalarıyla yapışacak blogumun yakasına..anlamayana da davul zurna az deyip sazımı tıngırtatacağım…fazla ukala olacağım anlayacağınız!…

Valla hiç ukala olasım yok bu aralar…hüznü de sattım beş kuruşa gecenin koynuna…neşe desen; ara ki bulasın…hangi deliğe saklandı, kimlerin gönlünü avutuyor bilen yok…pek bir iştahsızım bugün…sanırım biraz da Devamı »