Haz 01

Gerek yok silahın namlusundan çıkacak kurşuna
Bir kalemde silmek var ya!
Silip geçen kurşun yeter canını almaya…
Cüsseyi yere sermek değil marifet
Marifet yüreğe bir çizik atabilmek…
Ne bir sitem
Ne bir ah!
Onlar çoktan yiyip bitirdi kendini
Boş sözlerin birikintisi
Derya deniz olup boğdu geçti bütün bedelleri.
Titremiyor eller
Kırpmıyor kendini gözler
Hayat defterinden bir isim daha eksildi
Bir kalemde silindi gitti!

………………………………………………………
Artık uçabilir güvercinler şimdi….!

                                                                                  emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 14

Şimdi şu dakika ağlamalıyım
günlerdir tutsak ettiğim gözyaşlarım
gülümsemelerimin yolunu kesmeli…
nasıl dalgalara yenik düştüysem günün birinde
nasıl başımı eğip kendimi ezip geçtiysem
ve yüzlerce yalanı
bile bile
sindire sindire
senden alıp kendime söylediysem
ve kandıysam
bütün yalan kokan gerçeklere
işte şimdi ruhum suretini fırlatıyor
ve kabuk değiştiriyor yüreğim
sancılı zamanların küskün vakitlerinde….
ağlasam sanıyorum ki bütün bu kabus bitecek
kendimle hesaplaşmalarım beni azat edecek
bütün maskeler düşecek ve gözyaşı ekeceğim yüreğine
sebepsiz değil kızgınlıklarım
öfkem bir bavul dolusu kilit kapımda
ağlasam açılacak kilit
işte o zaman sen ektiklerini biçeceksin yolumda…
geç bile kalmışım
şimdi…. şu vakit ağlamalıyım!….
geç kalınmış bir gözyaşım var
kendimden alacaklıyım
değmezse eğer
düşmezse yanaklarıma
uykularım haram olur yarınlarıma….
                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Şub 10

Bir odaya hapsolmuş yüreğim…
bakışlarım kaçak…!
ben herbirinize benzemekten usanmışken karanlıklarınız daha da kabusum oluyor….
çıkmaz bir sokak odamın kapısı….
içi de bir dışı da…
ahhh yüreğim sürgün!
sürgün !
sürgün!
yine başı silik
sonu kopuk yollarıma…
ciğerimi yakan tütünüm bile daha masum canıma….
ki canım yansa da ruhuma asla şahit olamayacak yüreğiniz
hangi akıl adımlarınıza yön verdi
ya da hangi söz kulaklarınızı sağır etti…
buraya kadar her cümle yabancı ruhunuza
bir iç sesin dışavurumu yalnızca
bende ki harp çok önce başladı
tek başına zaferler kazanmak uğruna çırpınıyorken benliğim
bir korkuluk gibi tek ayak üstünde…başım önümde…. kargalara yem oluyor bütün duygularım
hanginiz tutuyor ki elimden sıkıca
bıraksam kendimi düşeceğim
ve biliyorum en acısını
üstümde ayak izleriniz daha da çok yakacak canımı
fazla arabesk hava saldım bu kez üstünüze…!
söz de sitem varsa
her yol mübah…!
nasılolsa boş kaset yüreğiniz
ne kayda değer
ne de okumaya….
varın gidin hadi yolunuza…!

           emelSen
 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,

Oca 04

Bu sabah çocukların sevinç çığlıkları ile uyandım…”anneee kaaaaarrr”diye bağırışlarıyla hemen perdeyi açtım ve gördüğüm manzara muhteşemdi…Doğa yine bembeyaz gelinliğini giymiş, bütün saflığı ve masumluğu ile gözlerimizi büyülüyordu….bir müddet çıkmak istemedim yataktan ve yattığım yerden izledim lapa lapa yağan incilerini….

Öğlen olduğunda birini okula yolculayıp, diğerini öğle uykusuna yatırdıktan sonra aldım kahvemi, açtım radyomu penceremin kenarına kurulup yağan karı izlemeye başladım…derken radyoda Candan Erçetin’in  o çok özel şarkısı ”yalan” parçası çalmaya başladı…

”geri döndüren gördün mü geçmişi, boşa soldurdun o nazlı gençliği…bir avuç toprak için yor kendini..dünyada ölümden başkası YaLan…”

ve daldım gittim beyazın en masum haline…soğuğun en güzel şekli şemaline…

değer miydi…?

kızgınlıklara…kırgınlıklara…

öfkelere…sitemlere….

 göremediğimiz güzelliklerin içinde boğulup gitmeye….

bugünün işini hep yarınların sırtına bindirmek, verdiğimiz sözleri hala bir umut deyip bekleyenlerin zamanlarından çalmak…

Yalansa ölümden gayrısı; kandırdığmız kendimiz mi yoksa başkaları mı…?

üç kuruşa sattığımız benliğimiz hesap sormayacak mı bize…?

mal mülk için dişimizi tırnağımıza takarken tükettiğimiz zamanlar geri gelecek mi geri…? 

bir türlü bastıramadığımız egomuz kaç kişinin kaderini yolundan döndürdü bilenimiz var mı…?

yüzüne kapıyı hızla çarptığımız hayatlar

yüreğine sevgi diye sunduğumuz yalanlar

ellerimize tutuşturulan boş avuntular….

sorgulamalı insan kendini…her kim döktüyse senin için gözyaşı; üzerinde hakkı kalmış ”Dünyada Ölümden Başkası Yalan”….

Kar/Candan ve YalaN…

Görmezden gelmeyi marifet bildiğimiz gerçekleri, ne güzel de su yüzüne çıkardı…

Kırmadan kırılmadan

                         Sevgi ve hoşgörü ile

                                    Yarın ölecekmiş gibi bugünü sevdiklerimizle paylaşmalı…

Yarın güneş açıp kar eridğinde kaybetmiş olmayacağız aslında beyazın masumiyetini…lapa lapa düşen her inci aslında önce yüreğimize iniyor ki seviyoruz onu izlemeyi…

Öyleyse çıkarıp bulmalı yüreğimizdeki incileri….

          ”açmadığın dal da sözün geçer mi…dünyada ölümden başkası YaLaN ”

                                                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,