May 28

Küçük bir çocuktuk…elim sen de, yakar top, evcilik, uzun eşek..ve niceleri…Severdik; doyasıya oynardık ve hiç doyamazdık…Büyüdük!…Boyumuz da uzadı aklımızda…İçimdeki çocuk hiç sevemedi büyüklerin oynadığı oyunları…


‘’elim sen de’’ dedim!…koşan olmadı peşimden
Topu kimselere fırlatamadım; her darbesinde yanan benim canım olsa da!…
Evcilik de benzemiyormuş hani, ortaya bir kilim serip üzerinde bebek ağlatmaya, plastik bardaktan çay ikram etmeye komşuna…
Büyüyüp de değişmeyen en kral oyun uzun eşekmiş meğer!…hep birileri diğerlerinin sırtına atlayarak geçiriyor ömürlerini…altta kalanın canı çıksa da acımak yok…kural böyle…İMİŞ!


Ya Kral olacaksın, Ya Kralcı!….
Düşüp dizini kanatsan da dönüp kimse pamuk sarmıyor yarana…
Ağlayıp zırlasan da harç yemiş yürekler,  nafile bir el değsin yanağına…
Herkes KÖREBE olmuş, vicdanlar morfin yemiş mazaretli!…
Ortalıkta YARABANTLARI bitiyor arada
SAF yerine koyuyor onları bazı oyun ustaları!…
‘’yaram derin, bulamadım çaresini…canımı yakan acımadı; bir çizik attı geçti gitti..sarar mısın yaralarımı!? ‘’ diyerek işe başlıyorlar bozuk düzenin kahramanları!…
Ve bir yarabandı olduğunun farkına geç varıyor benim gibi bazıları…
Ne bir kral ne de kralcı olmak niyeti var yüreğimin fikir odalarında..
İlaç yememiş vicdanımın kahramanıyım
Kabuk değiştim,  bir gölgem vuracak arada günışığında
Bir de içimdeki çocuk oyun oynayacak en hasından, minik yüreklerin oyun odalarında…


Büyüdüm
Boyum da uzadı
Aklım da…
Hep elimi uzattım maskeli suretlere
Bir kol, bir kanat bir de yüreğim kaldı  borç defteri kabarmışların dalaverelerinde…
Haydi!
Elim sende…
Ben kaçıyorum…
Yakalayamayacak bundan böyle beni hiçbir EBE…

                                                       emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

May 23

Hangi gözyaşı var ki, bu kadar müptela olsun yüreği titreğe
Hangi el var ki, vedalar mesken eylesin avuç içlerine

ve hangi ayrılık var ki, bu kadar uzun sürsün saltanatı!….
kömür kokan kaç vagon teker sürdü rayına da
bir ayrılıkları taşıyan vagonlar ne gelebildi ne götürebildi vedaları…
ortasında ‘’sap’’ gibi dikilmek yakışmıyor zamanın…
ve yırtık cepten çalmak umutları…
dokunduğumuz bütün güller intikamını alıyor
batıyor dikenleri yüreklerimize
ne kanımız diniyor
ne yaralarımız kabuk bağlıyor…
tek bir mevsim hüküm sürüyor ömrümüze,
boğazına ip geçirdik Sonbaharın
bir hamlede indiremedik iskemleyi yere…
med-cezirin namıyla oynamak yakışmıyor bize
zaten hiç yakışmamıştık bu sevdaya ikimizde…

 

                                                               emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Nis 19

Gördüğüm her suret, işittiğim her ses ve dokunabildiğim her yürek yaralı!…sanıyoruz ki etten kemikten ibaret varlığımız…ve her kahkahanın altında onu tetikleyen ne sızılar var…bilinmez…
Yaralı/yız aşktan yana….
Aşk cakasını satıyor şimdi sol yanı kanayanlara!…
Ve ne kadar çok mahkum; o kadar çok itibar!…
İtibar-i zalimin sahipsiz yetimleriyiz….kanmasa şu yürekler, kanamasa sonrasında…
Ne kadar çok yetim; o kadar çok kimsesizlik  cirit atıyor ortalıkta…
Ortalık kan revan!…sessiz çığlıklar çarpıyor da uzay boşluğuna, duymuyor Mevlamdan başka!…
Aşk prangalar vurdu yüreğimize….bal damlarken dilinden gözyaşını katık etti soframıza…
Ah ne çok kandık
Ne çok yaralandık
Aklımıza yol verdik
Sol yanımıza abandık
Ortalık yaralı kaynıyor; SOL YANINDAN YANIP YAKILMAKTA!…

                                                       emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,