Haz 10

Yürümeden bitmez yol…zift kokulu asfalta bulanmadan ayakların,  kedere caka satamazsın…baş koyduğun her yol emek ister, emeklemeden adım atmayı öğrenemezsin ya! koşmak için bu acelen neye, nereye?
Sabır fırından yeni çıkmış bir somun ekmek; önce kokusuyla avunacaksın ki ağzın yanmasın!
Hürmetler HAYAT!…
Defolu bütün düşünceler
Falso vermiş hareketler
Yamalı tekrarlar ilk senin elinden geçiyor da sınıf geçiyoruz ite kaka…

 

On adım sonrası bir durak
Olmasa kaderde kötürüm  olmak da var
Arada MoLaLaR  gelip yerleşmese baş köşeye
Düşünceler defolu çıkacak…
Koşmadan ağır adımlarla yürümeyi öğretiyor yaşanılanlar
Bir somun ekmeğin kokusuyla ağzımıza KİLİT VURDUK
Yol bitmedi!…
Nakaratlardan pay çıkartılacak…
Hürmetler HAYAT!…
Çok yol aldım…bilirim kapın hep açık
Biraz toza,  biraz ağa bulanmış odamın duvarları
Söyleyecek cümlelerim var
Her zamanki gibi yine yüreğim konuşacak…!
                                             ….bitmeyecek….

                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mar 15

 tanımıyor hiçbir cümle beni
bir anda yıkıp geçiyor
VARLIKla YOKLUK arasında kıstırılmış adım
bir yüreğine yazılıyor
bir  yüreğinden kovuluyor-ken
sorguya çekiyorum aşk-ı
tanımıyor sende ki beni
susuyorum!….
daha kaç kez perde çekeceksin yüreğime
dilim ” lâl” olsun bundan böyle
gururum aldı bütün haklarımı eline
kilit vurdu dilime
bir dilsizin yüreği buz tuttu
arabesk kalıyor bundan sonraki sözler
SUS-U-YORUM!….
hiçbir cümlemin yolu düşmüyorken
yüreğimde kaldı yanımda götürdüğüm bütün sevda sözlerim sana
………………………………………………………..
ağzı var dili yok suretime dokunabilecek misin?

             emelSen

 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , ,

Oca 25

Aklıma düştün aniden….yüreğim titredi, gözlerim daldı gitti bizi ayıran yollara…ve  toprağımın nemli çiğ kokusu, odamın pembe dokusu, çocukluğumun yüreğime bıraktığı suskunluğum çöktü yerleşti içime….şimdi öyle bir offff çektirdin ki bana, sanki  yaşadığımız onca acıları silip süpürecek bizi kendimize getirecek sandım…

Yıllar çullanıyorken üstümüze ve izi kalıyorken yüzümüzde ”ah ulan manik depresif! herşey senin yüzünden” deyip geçip gidiyoruz hayatımızın üzerinden…

Seni aklıma düşüren sazımın teline dolanayım…bütün bir ömrüm senin dünyanken sensiz geçen onca yıl…ne zaman denize hasretle bakarım seni en çok o zaman anarım…

Eğer çocuk olabilseydim tekrar; beraber tadını çıkaramadığımız o yıllara inat sil baştan yaşayabilir miydik herşeyi…? Kimbilir belki bırakıp gitmelerin de koymazdı bu kadar….biliyorum; gidemezdin…..ki…..

doyamadı…!

ne çocukluğum

ne gençliğim

ne gözlerim

ne de yüreğim babam’a….

işte o kahrolası özlem için ne çok geç kaldık…koşup gelsem, sarılsam da boynuna, ben çocukluğumdaki yerini hala arıyorum ve hep aklımda; ellerin başında….

yine çocuk olsam, yine çıksam omzuna…ve yinelerimizi hiç tüketmeden yaşasam seni doyasıya….

yüreğimde ki en özel yer senin…insan kime doyamıyorsa onu kazıyor ya mıh gibi içine…!

seni seviyorum babacığım…gürleyen sesini seviyorum, sımsıkı sarılışlarını, bütün o deli hallerini, o kocaman kıyımsız yüreğini seviyorum…senden aldığım bakışlarını seviyorum…iyimserliğini ve çatık kaşlarını…bizi hala bir çocuk gibi sevmelerini seviyorum….

 arada yollar…hasretler birgün biter; ya ne zaman…?

ve ne zaman düşsen aklıma; arada hep o bizi ayıran yıllar….

Ömrüne ömür, yüreğine geç kalan, bütün mutlulukları senin için diliyorum…

                                                      emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , ,