Eyl 12

hani tam şurası…

yüreğin tam ortası

yürekte yangın var

adına diyorlar yürek acısı…

yok mudur bunun karşılığı !

bıçağı saplayan eller

hiç mi kanamaz

acımaz…!

hani diyorum;

Adalet….!

adalet yerini bulur mu?

hani tam şurası…

yüreğimin tam ortası

yüreğimin beter acısı…

 EmelSEN

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,

Ağu 30


Biz mutlu çocuklardık
Oyunun hakkını veren oyunun tadını çıkaran çocuklardık
Yüreğimizden akardı kahkahalarımız
Gülmek en çok bize yakışırdı…
Boyumuzun uzaması mıydı kuralları değiştiren?
Kim çaldı  şekerlerimizi
Kim çelme taktı ayaklarımıza
Soframızdaki acıyla tanışmak isteyen kim?
Önce oyuncaklarımıza el koydular sonra kahkahalarımıza
Topumuz salınmıyor artık öyle göklerde
Birlikte olmanın gücünü yitirdik sek sek oynadığımız taşlarda
Topladığımız çiçekler ezildi, suyu görmeden avuçlarda…
Büyümek için içerdik sütü
Bilemedik boyumuzun uzaması değiştirecekti kuralları!
Bilemedik kursağımızda kalacak tadı
Çocuk düşleri boyuyormuş dünyayı
Neşenin kırmızısı
Kahkahanın sarısı
Masumluğumuzun beyazıymış tabloya değer veren
Koşmak yetiştirmiyor artık hiçbir yere
Çığlıklarımız yaramıyor hiçbir işe
Gözyaşımızı silecek şeker bulunmuyor tek bir yetişkinin yüreğinde
Büyümek yaramadı hiçbirimize
Oyuncaklarımız boyandı yalan ve çıkarla
En önemlisi birbirimizi sevmeyi unuttuk
Küçük ve masum bir yüreğin saflığıyla…
Biz mutlu çocuklardık
Mutluluğumuzu sattık beş para etmeyen bir tabloya !

                                                               emelSen
 

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ağu 16

 

Bu aralar çok yoğunum arkadaşlar..inanın yazı yazacak pek vaktim olmuyor ayrıca ilham perileri de nadasa yattı  taslağımı kuracaladım bunu buldum sundum gümüş tepside sizlere BLogumu ösLedim, paneLimi ösLedim ama ne yapsak da nafiLe…

umutlar tökezlemiş burkulmuş ayağı inancın
sevgi kendi acısı içinde kaybolup gitmiş
elde cirit atar olmuş yokluk
ve yürek kendini kitlemiş güneş girmeyen zifiri karanlığın içine…
iflasın eşiğindeki bir yüreğin
çırpınsanda kapatamazsın borcunu
bilmesede yitirdiği avuçlarının içinde
anlamasada bir daha çalmayacak aşk kapısını
ne yapsan nafile….
sessizce çekersin kapıyı
ben gerçektim
yitirdiğindim diyemeden gidersin
kursağıma dizildi son sözlerin
anlatamadım bende ki seni
diyemeden….gidersin
sözün bittiği yerde ne yapsan nafile!

 

                                 EmelSEN

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

Ağu 08

Kusura bakma Emel’im çok manidar yazılar yazdırmayacağım sana bir süre…biliyorum; ilham perilerin tep tep tepiniyorlar başının üzerinde…şu sıralar çok yoğun olsan da, onlar seni her yerde buluyor, yakanı rahat bırakmıyorlar…yatakta, otobüste, yolda, hatta yemek yerken bile sıra sıra dizilmiş cümleler yolluyorlar beynine….yazacak çok şey var…duyguların cirit atıyor…hatta bayram çocuklarının o çok bilindik neşesini saçıyorlar etrafına….yüreğin eskisi kadar karmaşıkta değil..bu çok çok iyi !…azıcık dayasan başını, birazcık kayıp gitsen duygusallığına; seni dürtmekten anam ağlıyor…
Beni dinlemeyi ne zaman öğrenecek, ne zaman akıllı uslu yarı kaçık biri olacak derken; nihayet yaşadıklarınla yüzleşebilmeyi başardın… kaç kişi yapabilirdi; şerbetin içinden tuzu süzebilmeyi….ve onları her gece bile bile yastığının altında taşıyabilmeyi…sana en çok affetmek yakışıyor bir de susmak! Aynı dili konuşmadığın o kadar çok insan var ki; mazur görmek inan seni alçaltmıyor…
Şimdi o çok bilmiş perilerin var ya; işte onlar beni çok eğlendiriyor hizaya soktum hepsini…en prezantabl, en şugar olanını yolluyorum arada yanına…ondan bu aralar pek bir haşır neşirsin rock müziğin imam bayıltan gürültüsüyle kaçıklık yakışıyor ruhuna…yaprak arası cümleler sarıp;  bir oturuşta midelerine indirmelerinden bıkmadın mı!? Üzerine soğuk suları sen içip, yüreğine hararet basan günlerden gına gelmedi mi? Artık pratik olmalı yemeklerin…kızartmalar yapıp, üzerine bol sarımsaklı yoğurtlar döküp sunmalısın…yanında da bir şişe soda, hazmedemeyenlere müessesemizin ikramı dersin…yanmadıkça dil; yoğurdu üfleyerek yemesi gerektiğini öğrenemez… vesaireler uzar gider…az ve öz olduğunu bilmek sana yeter…
Kader dediğimiz kavram ne kadar karmaşık görünse de; o üzerine düşeni en doğru şekilde yapar…bazen her şeyin üst üste gelmesi, çok da kötü değildir…gereklidir ! sabrı yüreğinde taşıyabilmeyi başarır, zamanla dost kalabilirsen; inan arabın saçları rapunzelin saçlarına dönüşecektir  bu da aynanın asıl yüzüdür…
Her içses; sahibinin tek gerçek dostudur! Çünkü evren tek bir neden üzerine kuruludur…İnanç ! inanmaktan vazgeçmediğin sürece; doğrular izini sürmekten asla pes etmeyecektir….
Hadi kalk şimdi…Aynada ne görüyorsan; sana en çok onu yazmak yakışacak
Ve bazı ilham perilerin bir süreliğine nadasa yatacak

 

                                                                        £melS£N

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ağu 01

 

Poyraz esip savurdu ayaküstü düşlerimi
Yönünü şaşırdı heveslerim, kaygılarım, umutlarım…
Uzun  mavi bir halıydı benim yolum
Topladım çulu, çaputu…gözlerim renklere âmâ…
Beynim oyun oynuyor aklıma
Bütün doğrular karıştı
Dans ediyor siyahlar beyazla…
Saldım gitti sabahın kör ayazında
Hiç bu kadar üşümemişti yüreğim
Bırakırken esen yelin kollarına…
Şimdi düşünüyorum da hangi kefeye akmalı gözpınarlarım
Hangisi zaruri benim ekip biçtiğim riyasız sevda aşıma…
Oysa
Çok değil…
Birkaç gün batımı öncesinde
Birileri tuz döküyordu ben şerbet kaynatırken aşıma…
Merhamet cüssece zayıf kalıyorken
Ve sığmıyorken artık bünyeme
Bütün taşlara dikiyorum gözlerimi
Basıyorum bağrıma…ki…
Kaskatı kesilmeli yüreğim şerbet niyetine tuz dağıtanlara…

                                                       emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tem 29

 

Çoğunuzunda bildiği gibi benim can dostum, arkadaşım sevgili Gülçin; imkanı olsa dün akşam msn den doğru beni bir güzel dövecekti, şeytana davetiye yazımı okuyunca’’ TaiLe gittin, döndün bu ne emooooşşş, bu yazı neeee!!?..çok kızdım okuyunca sana..bahar tadında bir yazı beklerken senden, bu neee’’…Ben biliyom şeytan diken diken etti onun tüylerini  Biz ne zaman yazı yazsak ilk önce birbirimize okutur, ondan sonra yayınlarız sayfamızda…
-kııss oku bakem editöryam…nasıl??
-olmuş canım ama şurayı düzelt ya da şöyle olabilir..onun dışında harikaaa
-doğru sölee bak..iyi olmuş mu gerçekten?
-çok güzel olmuş 
-tenen… P
Şeklinde onaydan geçer yazılarımız….

Bu kez editöryayı bulamadık, esti bi rüzgar yüreğimizden, şeytana davetiye çıkartıp koyduk yayına…
GönüL neler neler istemiyor, ya da neLer geçmiyor umut denizimizden de; balık varda oltaya mı gelmiyor!? Birgün iyi isek, bir gün kötüyüz bu aralar anlayacağınız…Kafa karışık hem de çoookkk. Her şey mi üst üste geLir? Geliyor işte çalımını sattığımın hayatı…Oyun oynuyor bu aralar benimle…Üstelik hiç sevmem elim sende oyununu..Ebe olmak, yakalamaya çalışmak yoruyor beni…
Sınıfta kalmaya razıyım, ama ne oLur Hayaaaaaatt gelme üstüme üstümeeee…
Ben kafamdan soruları, sorunLarı atmaya çalışıp, kendimi parkLara salmışken bugün; keyif çatıp, çıplak ayakLa çimenlerin canını okuyacakken, sokak çocukları geldi yanıma…Sohbet ettik uzun uzun…anaların doğurup doğurup sokağa saldıkları çocuklar !
-ablaaa kandiLİn kutLu olsun..bi cigaraa verseneeee
-!!! 
Gerek görmüyorum detaya girmeye..az çok tahmin edebilirisiniz konuşmaları…
Gel de umudu yaz, gelde bağır ‘’ hayaaattt çookk güzeeel..seviyorum yaşamayıııı…tırıs gelir tırıs gider’’ demeyi diyebiLmeyi çok isterdim…
İçim acıdı, yüreğim darlandı…Bende de var anne yüreği..AkLım almadı..aLmak istemedi !!
ŞartLar, koşullar ne olursa olsun; doğur doğur at sokağa..İşte bu hiç oLmadı!

Yürüdüm…yürüdüm..yürüdüm
Kendi derdimi, keyfini çatacağım çimenlerin üzerinde bırakıp daldım gittim dünya derdine, 7-8 yaşlarındaki minik yürekLerin tütün kokulu sisLİ dünyalarına…
Gülçin’im, denizyıldızım Emelsen yazsın şimdi umudu, yaşamayı, mutluluğu!
Şıkır şıkır, fıkır fıkır bir yazı yazmak gelmiyor içimden…Ben bu kahrolası hassasiyetimi, duygusallığımı bırakamadıkça yazamıyorum…Hele ki şu sıralar her şey üstüme üstüme geliyorken….Kararlar yüz bin kere değişmek zorunda kalıyorken, seçimlerini aklın değil akılcıklar  veriyorken VARSIN HAYAT BİLDİĞİ GİBİ GELSİN!
Elbet bir gün benimde can çekişen umutlarım tekrar hayat bulacak..
Can dostum;
En kısa zamanda yüreğinden benim için geçen güzellikler Yerini bulacaktır, emin oL…

Denizyıldızım’a SevgiLerimLe…

                                                                                EmelSEN

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Haz 10

Yürümeden bitmez yol…zift kokulu asfalta bulanmadan ayakların,  kedere caka satamazsın…baş koyduğun her yol emek ister, emeklemeden adım atmayı öğrenemezsin ya! koşmak için bu acelen neye, nereye?
Sabır fırından yeni çıkmış bir somun ekmek; önce kokusuyla avunacaksın ki ağzın yanmasın!
Hürmetler HAYAT!…
Defolu bütün düşünceler
Falso vermiş hareketler
Yamalı tekrarlar ilk senin elinden geçiyor da sınıf geçiyoruz ite kaka…

 

On adım sonrası bir durak
Olmasa kaderde kötürüm  olmak da var
Arada MoLaLaR  gelip yerleşmese baş köşeye
Düşünceler defolu çıkacak…
Koşmadan ağır adımlarla yürümeyi öğretiyor yaşanılanlar
Bir somun ekmeğin kokusuyla ağzımıza KİLİT VURDUK
Yol bitmedi!…
Nakaratlardan pay çıkartılacak…
Hürmetler HAYAT!…
Çok yol aldım…bilirim kapın hep açık
Biraz toza,  biraz ağa bulanmış odamın duvarları
Söyleyecek cümlelerim var
Her zamanki gibi yine yüreğim konuşacak…!
                                             ….bitmeyecek….

                                                     emelSen

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,