![]()

Tadında kalmalı içtiğimiz ilk çayın sıcak havası…aslında inandığımız şey değildi yaşanılanlar…değildi seni bana getirenin adı ”aşk”…bırak bir fincan çayın içinde kalsın kandıklarımız…
gerçekler çıkmışken su üstüne ne anlamı var sonradan söylenen sözlerin avutturdukları…!
ki avutmak çare miydi yüreği kandırmaya….
ve sen bana geldiğinde kimbilir kaç sevdalı kanmışdı ve kaçı sözlerinde umut bulup sabaha kuşlar salıyordu gökyüzüne…
Dokunma sonradan değerini bildiğin yüreğime….
Gitmek için gelen aslında hep geldiği yerdedir….Bundandır arada mevsimsel boşluklar yaradışımız ve o boşlukları bir türlü dolduramayışımız….
Bıraksaydın inandığımla kalacaktım ve
bilmeyecekti ellerim yalancı tutuşlarını…
Ben seni nasıl bildiysem ve bildirdiysen yüreğime
Öyle Sevecektim…!
Gözyaşlarımı nasıl hesapsızca harcadıysam yoluna onlar bile yakama yapışıp kimliğini sorgulamaycaklardı
ve geceler katili olmayacaktı gözlerinin…
bana yalandan gelen ayak izlerini silmeliyim
suçu günahı olmayan masum cümlelerini arıtmalıyım beynimden
rüya ile gerçek arasından çekilmeliyim
ve sen sadece ÖZNE olarak kalmalısın yüreğimde…
Tadı da kalmadı…
Tadında kalsaydı keşke…
emelSen

2 Ocak 2008 saat 22:56
‘Belki’ lere Yaslanılmış Umutları,Yükü Ne Zor Bir Sözcük ‘Keşke’ ler En İyi Tarif Eder; En Görmek İstenilmeyen Yüzü İle Çoğu Zaman…
Umuyorum “Keşke” lerinizin Bir Saman Çöpü Kalacağı “İyi ki” leriniz Yağmur Ormanlarında ki Sağanaklar Kadar Olsun.
Yorumunuz İçin Teşekkürler.
Mutlu Kalın.
2 Ocak 2008 saat 23:25
Yalana şahitlik etmeyecekti sözlerin
Bakmayacaktı gözlerin, buğulanan gözlerime
Bayatlayan sözcük demetleri dermeyecektin karşımda
Şimdi vakit geç,
En son bindiğimiz hayaller gemisi şimdi yokluğun grileşen sahillerde teneşir kokan yarınlara demir attı.
Görmüyor musun sevda kanlı hançer gibi sırtımda
İnan canım acıyor,bakma öyle karşımda
Buğulu gözlerim nefret ile bakmadan git şimdi
Sözcüklerim seni yaralamadan git
Avuçlarımda senden kalan bir kaç sevda kırıntısı
ve güzel anı varken, her şey tadındayken git
——–
Keşke her şey tadında kalsa ve anılar bozulmasa ama malesef ki anıların güzel hatırlanmasına izin vermiyorlar ve her şey kirletiliyor ve kirlenen bir daha aklanmıyor.
Hayırlı akşamlar dilerim Emel’ciğim…
Sevgi ve muhabbetlerimle…
3 Ocak 2008 saat 07:23
tadın geri gelmesi dileğiyle vee mutlu yillaar:) “neyi, nasil, ne zaman istiyorsan oyle olsun” dileklerimle…
3 Ocak 2008 saat 08:40
Merhaba Günaydın
Tatsızlıklara esir olmak tatsızlıkların sayısını artırır
Tatsızlıklardan kaçmakta çözüm değil tatsızlıklarla beraber yaşayıp tatlı olanlara yoldaş olmak gerek
Güzel Bir Paylaşımdı
Sağlıkla Kalın
3 Ocak 2008 saat 15:32
İlginç bir çalışma yine.
Hüzünleri gizlemiş kelime aralarında.
Bir suskun acıyı resimliyor cümleler,
bir serin yel esip geliyor yazarın yüreğinden,
üşütüyor insanı,üşütüyor duyguları.
Sevgiyi,
sevginin yüceliğini,kutsallığını,
sevginin acısını tadan,bilen bir yanık yüreğin,
zamana yayılan,zamana gömülen,zamanda eriyen sitemkar seslenişleri bunlar.
Acı ile boyanmış,hüzün ile yoğrulmuş,
biraz öfkeli,biraz mahzun,biraz mahçup…
Aslında,
nasıl da bizleri tarifliyor satırlar…
Nasıl da yüreğimizdekini, hatıralarımızdakini,acılarımızda saklı kalanı anlatıyor cümleler.
Bir acı tebessümün dudaklarımıza davetiyesi gibi bu hüzünlü çalışma.
İlgi ile okuyorsunuz,
son kelimesinden,son noktasından ayırıyorsunuz da bakışlarınızı,
yaslanıyorsunuz arkanıza,
başınız omuzunuza doğru kayıyor,
uzak diyarlara,uzak zamanlara doğru bir yolculuğa çıkıveriyorsunuz…
Hüzünlü,ince bir sızıyla yüreğinizde,hani aşinası olduğunuz.
Güzel bir çalışma…
Çok etkileyici idi gerçekten.
Tebrik ediyorum.
4 Ocak 2008 saat 13:06
alamasamda aklımı
o can alıcı gözlerden
kaçıyorum sevdalı sözlerden
sıyrılmaya çalışıyorum o yalancı
beni aldatan hain yüzlerden
kayboluyor mutluluğa olan inancım
yalnızlığımın hüzünlerinde yaşıyorum
4 Ocak 2008 saat 14:16
hep tadında bırakmak için kötü giden birseyi gün ışığına çıkarıyoruz belki de. sonra da iyi gittiğinde tadına doyamayıp devam ediyoruz hep öyle gidecekmiş gibi. yanılgılar başlıyor, ardından sızılar ve ardından belki gözyasları, pişmanlıklar…
yüreğine sağlık canım. yine harika yazmışsın…
öpüyorum seni ))
15 Ocak 2008 saat 21:41
tadında kalsaydı keşke…
tadı da kalması tuzu da..
sevgiler kuzen…
kelimelerinin içine girdim,çıkamıyorum..
öpüldün..