Mola verdik hüzünlere….sıra geldi içimize çektiğimiz çiçek kokularını bir solukta yaymaya…hava süpeeer, ben süper; e daha ne olsun!…kış uzun geçti gönlümde, hiç sormadan hesapsızca yağdı üzerime…arada buz kesti yüreğim, acımadım kendime… körebe oynadım bir müddet; elim kolum kanadı vurupta kaçtıkları anlarda…saklambacı sevemedim; ebe olmak yormuştu beni karda, tipide, fırtınada…. Sabır bir hediye bıraktı kapıma; bahar gülümsüyordu karşımda…ve beni doyasıya sardı sarmaladı.’’yaşa’’ dedi beni doyasıya…
Gelincik tarlasında papatya olmak yakıştı ruhuma…usanmıştı gönlüm karda kardelen olmaktan ya; şimdi tadını çıkartıyorum güneşin….
Edebiyat yapmak bile ağır geliyor…yaz kızım dilediğince diyorum kendime….
Yaziiimmmiiiiiiii..hehe…
Haydi o zaman eller havayaaaaaaaaaaa….ayaklarınız kesilsin yerden, toplasın avuçlarımız gökyüzünün bütün maviliklerini….amanıııın coştum ben
bıkmıştım zaten cinayet işlemekten…duyguların katili olmaktan… azad ediyorum kendimi, saldım bütün cümlelerimi sereserpe…bu blog alışık zaten terazinin hep bir kefesinin boş kalmasına…bugünde kahkahalarım ağır bassın…ben ağırlık koydum üzerine fazladan, kolay kolay bozulmayacak dengesi…
Dün kısa bir yolculuk yaptım ilçe dışına…giderken otobüste kızıyor, kavga ediyordum duygularımla…didim’’ yiyemeyeceksiniz beynimin etini, bu sefer de aç kalacaksınız’’ ben uzun süre bekledim baharımı, bütün yol boyunca gülümsedi bana gelincikler, papatyalar, otlar, börtü böcekler…hehe gördünmüüüü hepsi benden yana…içimi kıpır kıpır coşturuyorlar; sen çekil bakiiimmm kenara hüzünlerim, seni terk ediyorum en yakın durakta….indim otobüsten; yürüdüm dakikalarca, işlerimi hallettim…derken Nisan ayının göbeği çatladı şakır şakır ikindi vakitlerinde…ıslanmak güzeldi ve yıkanmak kucağında….yüzüme her dokunduğunda tanesi; biliyordum bana baharlarımı müjdeliyordu….umrumda değildi yerine getirelemeyen sözlerin boşluğu…bardağın dolu tarafında olduğumu haykırmak gelmişken içimden, unuttum gitti, yıkadım yağan yağmurda izlerini!….
Nefes alabildiğimin farkında olmak, ne kadar güzel bir duygu…hepsini depoladım ciğerlerime…yok öyle bir solukta canına okumanın….girdim baharın koluna, hay lele lele leleeeeee seviyorum seni GÖNLÜMCEEEEEEEEEEEEEEE 
Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
Unutursan küserim
Mektubumu keserim…hehe…bütün bahar dostlarına gelsin, ilkokul sıralarındaki bu tozlu şiir…kendini sevebilmenin tadına varmanın gazıyla bir de portakalı soyup, başucuma koydum dimekte geloooo ya içimden neyseeee….
Amanııınnn çık çık çık terazimin diğer kefesinden; orayı Şengül abla, Gülümser teyze ve Neşe ablama tahsis ettim….
Yakarııımmm acıımaaammmm uleyyynnnnn


30 Nisan 2008 saat 15:57
yine güzel söyleyişler….
)
evet , hüzün ve bahar , hüzün ve neşe , hüzün ve coçku…
çünkü ilkbahar
bir de blogcular çok hüzünlü motifler işliyor bu ara…baharın etkisi mi acaba ?
30 Nisan 2008 saat 18:35
en değerli şeyler, mevsimi olmadığı halde özlenilenlerdir…
1 Mayıs 2008 saat 08:55
ohhh be sen böyle neşeli oldukça biz de neşeleniyoruz : ) bahar umut demektir umutların hep var olsun ve yüreğin her zaman neşe ve huzur dolu olsun. Hüzünlerse bırak karanlıkta kaybolsun : ) papatyalığının her dem devam etmesi dileğiyle…
1 Mayıs 2008 saat 16:14
Koskoca hazan geçti,aldı gitti başını yapraklar,soyundu o güzel elbisesini ağaçlar,delicesine esip geçti rüzgarlar,göçmen kuşlar başlarını alıp gittiler, bulutlar ne kadar göz yaşları var ise,olanca sevimliliği ile boşalttılar hayatımıza, soğuklar çalıverdi kapımızı çok zaman geçirmeden.
Sonra,
kış geldi olanca serinliği ile.
Kar yağdı,geceler ayazlarla dertleşti,karanlık ve yalnızlıklarımız uzadı.
Üşüdük,duygulandık,bazen de göz yaşı döktüğümüz oldu seyrederken sıcak odamızın penceresinden soğuğun çaresizliğini yaşayan canlıları.
Hüzünlerde olduk ya hep,ama yine de bir ümit yeşerttik gönlümüzün bir köşesinde.
”Ah bir bahat gelse bir an önce!…” diye söylendik kendi kendimize…
Sonunda,
devran döndü,
bahara bıraktı yerini kış…
Doğa,hayata yeniden uyandı.
Çiçekler açtı,ağaçlar yeşerdi,kelebekler,senin deyiminle börtü böcekler, karıncalar,göçmen kuşlar hayatımıza geri döndü.
Havalar ısındı,güneş biraz daha sevimli gülümser oldu yüzümüze.
Her şey güzeldi de,
bizler bir türlü şu hüzün yazılarını bırakamadık.
Karamsar şiirler,
ağlayan ve ağlatan yazılar,
karanlık ve yalnız geceler,
çaresizlikler,ümitsizlikler…
İyi ki emelsen ve onun kafasında bir kaç dostumuz var burada.
Onlar da olmasa, gülümsemeyi unutturacak bizlere bu sevimsiz yazılarımız.
Belki sizleri örnek alır da,
bizler de gülümseten çalışmalara yer veririz sayfalarımızda.
Gerçi bu biraz da kaabiliyet meselesi ya,hadi hayırlısı diyelim.
Bahar tadında,bahara yakışır bir çalışma olmuş.
Eline,gönlüne sağlık diyoruz.
1 Mayıs 2008 saat 19:57
sevgili emelce ….size bir mim gönderildi…isterseniz , Sevgi Bahçesinden Bir Demet te görebilirsiniz…
link yazdım ama bilmiyorum yorumlar formun link kabul ediyor mu..
iyi akşamlar
3 Mayıs 2008 saat 19:45
çok neşelisin baharın gelmesi galiba sadece beni etkilemiyor.durmak yok eğlenceye devam.