
Acıyı tuzla boğdum…
Bir umudum vardı onu da giderken yüreğinde bıraktım
Şimdi penceremde yanağımın izi başımı çevirdim…
Ben ayak seslerimi sırf sen istedin diye ardımda bıraktım
Benden yalnızca çırpınışlarım kalsın aklında
Sonra sana bakmaya kıyamadığım gözlerim
Bende kalmadı sana dair bir iz bir hatıra
Öyle bir söküp aldın ki
Yüreğim de kaldı avuçlarında…
Ben seni sevmekten vazgeçtim
Kalmadı ben de sevebileceğim bir yürek
Yarına yeni bir umut doğar…!
Ne adın kalır ne acısı yaramın
Neleri unutmadık ki
Neleri sıkıştırdık iki defter bir kitap arasına
Seni
İzlediğim denizin dibine vurdum
Canım gitti benden
Unutulmaya yüz tuttun
Vurgun yemiş dostum sırdaşım…!
Nasıl olsa kalpsizin tekiyim sayende
Bakmadan ardıma gidiyorum
Yeni bir nefes çekmeye içime
Güllerin kırmızıya boyandığı
Değer kıymet bilenlerin yüreğine…!
emeL

1 Eylül 2007 saat 17:08
hep böyle olmaz mı zaten. giden gider yürek boş kaldı sanırsın ve sanki ondan baskası yoktur artık ama gerçeğe döndüğünde yüzünü bulunmaz hint kuması sandığın malum kişi meğerse hiçmiş. sen fazla büyütmüşsün ve beslemişsindir duygularını, anlamak istediğin gibi anlamışsındır.
netice de demem o ki; değer bilen başka nice gönüller varken acıyı seçme hakkını doğurmamalı yüreğimiz mantığımza. bu beden herseyiyle bize ödünç verilmedi mi? öyleyse sıkmaya ne gerek var değil mi ??
yüreğine sağlık canım. kalemin hiç susmasın. şiirlerin yaşıyor adeta duyguları…
2 Eylül 2007 saat 02:05
günaydın keyifli mutlu ve sevgi dolu pazarlar diliyorum sevgilerimle merhaba dost
)) hoşca ve dostça kal
5 Eylül 2007 saat 04:13
Bakmadan ardıma gidiyorum
Yeni bir nefes çekmeye içime
Güllerin kırmızıya boyandığı
Değer kıymet bilenlerin yüreğine…!
çok güzel yazmışsın gerçekten sanki kendi yaşadıklarımı okuyorum yazdıklarında ellerine sağlık kalemine sağlık