
Küçük bir çocuktuk…elim sen de, yakar top, evcilik, uzun eşek..ve niceleri…Severdik; doyasıya oynardık ve hiç doyamazdık…Büyüdük!…Boyumuz da uzadı aklımızda…İçimdeki çocuk hiç sevemedi büyüklerin oynadığı oyunları…
‘’elim sen de’’ dedim!…koşan olmadı peşimden
Topu kimselere fırlatamadım; her darbesinde yanan benim canım olsa da!…
Evcilik de benzemiyormuş hani, ortaya bir kilim serip üzerinde bebek ağlatmaya, plastik bardaktan çay ikram etmeye komşuna…
Büyüyüp de değişmeyen en kral oyun uzun eşekmiş meğer!…hep birileri diğerlerinin sırtına atlayarak geçiriyor ömürlerini…altta kalanın canı çıksa da acımak yok…kural böyle…İMİŞ!
Ya Kral olacaksın, Ya Kralcı!….
Düşüp dizini kanatsan da dönüp kimse pamuk sarmıyor yarana…
Ağlayıp zırlasan da harç yemiş yürekler, nafile bir el değsin yanağına…
Herkes KÖREBE olmuş, vicdanlar morfin yemiş mazaretli!…
Ortalıkta YARABANTLARI bitiyor arada
SAF yerine koyuyor onları bazı oyun ustaları!…
‘’yaram derin, bulamadım çaresini…canımı yakan acımadı; bir çizik attı geçti gitti..sarar mısın yaralarımı!? ‘’ diyerek işe başlıyorlar bozuk düzenin kahramanları!…
Ve bir yarabandı olduğunun farkına geç varıyor benim gibi bazıları…
Ne bir kral ne de kralcı olmak niyeti var yüreğimin fikir odalarında..
İlaç yememiş vicdanımın kahramanıyım
Kabuk değiştim, bir gölgem vuracak arada günışığında
Bir de içimdeki çocuk oyun oynayacak en hasından, minik yüreklerin oyun odalarında…
Büyüdüm
Boyum da uzadı
Aklım da…
Hep elimi uzattım maskeli suretlere
Bir kol, bir kanat bir de yüreğim kaldı borç defteri kabarmışların dalaverelerinde…
Haydi!
Elim sende…
Ben kaçıyorum…
Yakalayamayacak bundan böyle beni hiçbir EBE…
emelSen


28 Mayıs 2008 saat 16:35
mezenin,içkinintürlüsü var sofranda
insanlar elbağlayıp seyrediyor bir yanda
heyecanlar kısık,ağlar gibi susmuş duruyor
duyduğun name değilruhum hıçkırıyor
yahu nekadar güzel yazıyorsun nesir değil sanki şiir okuyupta duygulanmamak elde değil
30 Mayıs 2008 saat 11:49
neden hep çocukluğumuza öykünürüz , içibmiz bir hoş olur anılara dalıp gittiğimizde…. kaybettiğimiz o saf çocuk ruhunu mu ararız anılarımızda?
Affan dedeye para sayıp aldığımız çocukluklarımız…yaşayamadığımız çocukluklarımız…ah yeniden çocuk olsaydım….
13 yaşındaki oğlumda kendimi görüyorum bazen bakarken …. çocuk silüetinde bir ben … ama imkansız , değil mi ?
1 Haziran 2008 saat 23:11
ne kadar değişmiş buralar..
yine güzel yine hoş, değişmeyen bu.