Eyl 27
![]() |
Nasılda bırakmışız kendimizi
yalınayak bağdaş kurup öylece dalıp gitmişiz
bir müddet ne sesimiz duyulmuş ne soluğumuz
karanlığı örtü diye üstümüze örtmüşüz
duvarların bu denli soğuk olduğunu
dost diye sırtımızı ellerine verdiğimizde anlamışız
zamanı en son onun gözlerinde bıraktığımızdan bu yana
bu dünyada hiç yaşamamışız
ne gece ne gündüz vurmuş suratımıza
son sözler yüreğimize bir tokat gibi indiğinden beri
nasıl da bırakmışız kendimizi
soyutlamış
yok saymış
adımızı unutmuş
dört duvar
bir yatak bir döşek
evin en yalnız en karanlık odasında
kendimizi unutmuşuz….
YOKmuşuz aslında…
emeL



27 Eylül 2007 saat 14:58
yeni bir okuyucun oldu..
Ellerine sağlık
27 Eylül 2007 saat 20:19
Çocuktum,
avuçlarımda misketlerim, adam diye vurdular
avuçlarında gözlerim…
27 Eylül 2007 saat 20:27
evin en yalnız en karanlık odası belki de nereye gidersek gidelim kiminle olurska olalım bizim yüreğimiz değil midir? ve biz yokuz sandığımız an en dolu halimizle herseyin tam ortasındayızdır çoğu zaman. yüreğine sağlık canım
kujucuk:..
27 Eylül 2007 saat 21:21
Yokmuşuz aslında bir karanlığın ortasında
Bir suskunluğun kıyısında
Zamansızlıkları zaman saydığımız bir mekanın avucunda
Yokmuşuz aslında
Var olmadan yoklara karışmışız aslında…
Emel hanım yüreğinize nazar değmesin gecelerim şiirle yoğrulur ve bu gece size misafir olmak varmış kısmette… Güzel yüreğiniz sevgi ve muhabbetle kalsın…
27 Eylül 2007 saat 23:50
karanlıklarda kaldık
çok yanlız yaşadık gecelerde
duvarlarda sırtımız ağladık hep
uykuya hasret gökyüzünü seyrettik
yokuz bu dünyada aslında
hayalleriz belki de
sadece mutluluğu hayal eden küçük hayalleriz
ama yanlızlıkla karşı karşıya karanlık odalarda kalmaya mahkum küçük hayaller
eline yüreğine sağlık
28 Eylül 2007 saat 06:54
merhaba Günaydın Emel,
Blogumun son halini beğenmiş olman sevindirdi.
Ben de senin blog tasarımını beğendiğimi belirtmek isterim.Bu arada Şu yorum panon oldukça iyi tasarım.
Şiir hakkında:
varlığın yansımasıydı bu dizeler, yoklukta dile gelecek gibi değil.